3 sonuçtan 1 ile 3 arası
  1. #1
    Üye
    Üyelik tarihi
    22.11.2009
    Yer
    ANKARA
    Yaş
    57
    Mesajlar
    44
    Teşekkür
    8
    Aldığı Teşekkür
    65

    Standart Başları dik kişilikleri sağlam insanlarımıza...


    Türklerin Avrupa maceraları 1960 lı yıllarda başladı, işçi olarak başta Alman ya daha sonra diğer ülkelere gitmeye başladılar,ilk gidenler kısa bir süre kalmak para kazanmak memleketine dönmek düşüncesin delerdi.
    Sanayinin ucuz insan gücüne olan olan ihtiyacından dolayı kafileleri sevinçle karşıladılar misafir etmek için birbirleriyle yarıştılar. Bu ülkeler kendi iş gücü gereksinmelerinden dolayı işçi talebinde bulundular.
    1970 li yıllarda ilk gidenlerin çeşitli hediyelerle arabalarla gelip izin yapmaları Türkiye’dekilere göre hava atmaları pasaportunu alan tuttu bu ülkelerin yolunu. İlk kuşak genelde kendi ülkesin de ve ülke şartlarından dolayı yeterli eğitim almadıklarından bir çok olumsuzlukla karşılaştılar, haklarının yenmesine dil ve yasa bilmediklerinden karşı çıkamadılar.
    1980 li ve 90 lı yıllarda artık Avrupa ülkeleri iççi açıklarını büyük bir ölçüde tamamlamışlardı göçmen işçiler istemiyorlardı yasalarla ülkeye girişleri zorlaştırdılar, kalkınmada ihtiyaçları olan bu insanlara artık gereksinim duymuyorlardı. Türklerin pratik zekası yasaların boşluğundan yararlanmasını bildi, ital damat, gelin müessesini oluşturdular, kültürel olarak farklı insanlar çeşitli uyum sorunları yaşadılar ve sonumda aile birlikteliğinin temelleri zayıfladı.
    Türkiye’ de göçmen iççilere Alamancı bulundukları ülkelerde yabancı dediler, kendi ülkeleri onları hep döviz banknotu olarak görüldüler. Oysa onlar ekmeklerinin peşindeydiler. Aşırı milliyetçilerin saldırısı değil’de ülkelerindeki sevgisizlik sahipsizlik kahretti.
    Birinci nesil yalnız gittiğinden eşleri çok acımasız koşullarda yaşamak zorunda kaldılar çocuklar babalarına hasret büyüdü orda evlenen erkeklerden dolayı yuvalar yıkıldı. Zor işlerde çalışmak kimyasal deneylerde denek olarak kullanılmak sanki onların kaderiydi. Kömür madenleri olmak üzere nükleer santralllar ne kadar zor iş varsa hepsini yaptılar. Kendi ülkelerinden ne istiyorlardı sadece saygı sevgi o da reva görüldü.
    İkinci kuşağın aileleriyle ortak dil sorunu büyük bir iletişim sorunu oluşmasına sebep oluyor, bulundukları ülkelerin dili kültürü içinde büyüyen çocuklar o dili bilmeyen ortamdan sıkılıyorlar veya kendilerini ifade etmekte zorlanıyorlar, bu da iale birligine zarar veriyor. Vatandaşlığa geçmek için dil bilme zorunluluğu getirdiklerinden yaklaşık kırk yıldır bulundukları ülkede kendileri değil’de çocuklarının vatandaşlığa geçmeleri düşündürücü.
    İkinci kuşakta iki kültür arasında olanların yanı süre her iki kültürü sindirenler bir nebze olsun insanı sevindiriyor. Bu gurup çok başarılı meslek ve kariyer sahibi olanlar.
    Asimile etmeye çalıştılar başaramadılar şimdi entegrasyondan bahsediyorlar, otuz bin öğrenci üniversitede okuyor onlardan gurur duyuyoruz tabi sadece okuyanlardan değil çalışanlardan da gurur duyuyoruz onlar bizim ülkemizin geleceği.
    Artık üçüncü kuşağın kendi ülkesinde karşılaştığı sorunlar onlara gösterilecek sevgi ile çözülecek kanaatindeyim, evlenme yuva kurmaları başka bir sorun, değerli okuyucular eksik kalan konuları sizlerin tamamlamasını ister (otamatikten buzla sıraga almak gibi cin fikirleri çeşitli holdinkzedeleri siz eklerdizin sanıyorum)esenlikler dilerim.



    KIZ LONDRADA
    Kız Londra’ya okumaya gitmiş, uzun süre mektup gelmemiş, o gün mektup gelince, baba aileyi toplamış, mektubu okumaya başlamış hele “Özel hayatımda büyük değişiklik oldu” cümlesinden sonra:
    “Bizim üniversitede okuyan Hintli bir çocukla tanıştım, kısa zamanda evlenmeye karar verdik.”
    Herkes pürdikkat mektubu dinliyor:
    “Fakat evlenmeden önce hamile kaldım!”
    * * *
    Babanın yüzü kıpkırmızı, anne fenalık geçirmekte, anneanne oflayıp puflamakta, erkek kardeş cin gibi kulağını kabartmış dinlemekte...
    “Yakında anne olacağım, sevindiğinizi tahmin ederim, lakin üzücü durum var, herhalde hoş karşılamayacaksınız, kocam beni esrara alıştırdı!”
    Sessizlik, annenin hıçkırıkları...
    Mektup devam eder:
    “Esrar sanıldığı gibi kötü bir şey değil! Kocamla güneşli havalarda esrar içip parklarda yatıyoruz. Para durumumuz da kötü ama çalarak idare ediyoruz.”
    Aile perişandır, hele lafın içine esrar girince...
    * * *
    Kız mektubun son bölümünü, yakında Afganistan’a gidip, iyi kalite esrar alacaklarını, doğumu yolda yapacağını, ondan sonra İstanbul’a gelip, Sultanahmet’te kalacaklarını yazarak bitirir. Üstelik ailelerinden bir iki kilo esrar istemektedir.
    Baba mektubu fırlatıp atar. Annesi fenalık geçirmekte, anneanne ellerini açıp torunu için dua etmektedir.
    * * *
    Mektubu sessiz sakin dinleyen erkek kardeş kalkar, yerdeki mektubu alır, babasına uzatır:
    “Baba, ablam, sayfayı çevirin demiş. Çevir sayfayı, oku bakalım!”
    Baba mektubun arka sayfasını okur:
    “Bütün bunlar yalan, ben sınıfta kaldım!”
    Evin halini düşünebilir misiniz?

    Adnan KÜTÜK
    Konu Adnan Kütük tarafından (21.03.2010 Saat 01:49 ) değiştirilmiştir.


  2. Facebook Adınla Yorum Yap

  3. #2
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    22.11.2009
    Yaş
    48
    Mesajlar
    303
    Teşekkür
    0
    Teşekkür almış : 0

    Standart

    Toplumsal bir yorumlama olmuş.
    Çok çok teşekkür ederiz.
    Özeleştiriler bazen güzel olur hoşumuza gider, bazen nahoş olur hoşumuza gitmez. Ama iyi de olsa olumsuz da olsa toplumsal yapı elbette ki vazgeçilmez bir hayat biçimidir.


  4. #3
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    22.11.2009
    Yaş
    47
    Mesajlar
    182
    Teşekkür
    181
    Aldığı Teşekkür
    226

    Standart

    sayın Adnan bey yazınızı zevkle okudum ..paylaşım için teşekürler

 

 

Benzer Konular

  1. Aksaray Üniversitesi Rektörü Sağlam, 4 Yılı Değerlendirdi
    By Tugay ÜLGER in forum Çevremizden Haberler
    Yorum: 0
    Son Mesaj: 15.12.2010, 15:34
  2. Başları dik kişilikleri sağlam insanlarımıza...!
    By Adnan Kütük in forum Adnan Kütük
    Yorum: 8
    Son Mesaj: 27.07.2010, 00:51

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •