10 sonuçtan 1 ile 10 arası
  1. #1
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    22.11.2009
    Yaş
    48
    Mesajlar
    303
    Teşekkür
    0
    Teşekkür almış : 0

    Standart Biriken yöresel kelimeler


    1 Aaa =Hareketli oynak, güleç
    2 Aa benizli =Beyaz tenli.
    3Aba= Anne ,EDE:BABA ALACA köyü taraflarinda cok kullanilir
    4 Aba= Anne veya ablaya hitap ederken kullanılır. Ör:Abam nerede?
    5 Abari= Hayret ve şaşkınlık ifadesi.
    6 Abayda= İşsiz- güçsüz gezen . Örn:Kavasların abayda gibi ne geziyon öyle
    7 Abbağa= Bembeyaz
    8 Abide= Ağaçören' de doğmuş bir dönem birde kaset çıkarmış ve sonra unutulup gitmiş mahalli sanatçı başından geçen hazin bir öykü sonucu bu türkülerini yapmıştır.bildiğim kadarıyla şu ünlü türküsü var...örn:Çorabın enine bah dönde alına bak ben ahlına düşdükçede
    9 Aboo= Hayret ifadesi
    10 Acer= Yeni
    11 Aces= Haber ( Acesleri Açın Bakalım)
    12 Acık= Azıcık Ör:Bu günlerde geçer dur acık.
    13 Açacak= Anahtar
    14 Adamakkıllı= Doğruca, doğru dürüst
    15 Agaf = Tahıp sapları sal ile taşınırken urganla bağlamak için kullanılan ağaç halka,
    16 Agız= İneğin doğum yaptıktan sonraki verdiği ilk süt
    17 Ağa = Baba ve dedeye hitap ederken kullanılır. Ör : Ağam böyle dedi.
    18 Ağaç gabığı=Yeşil fasülye. örn:avrat gene ağaçgabıı mı bişirdin
    19 Ağı= Zehir
    20 Ağıllanmak=Sisli kış akşamlarınsa gök yüzündeki ayın kenarlarında daha az koyulukta aydınlık oluşur. bu duruma "ay ağallanmış" denilir. bunu ertesi gün için yağış olacağına yorumlarlar.
    21Ağnamak= Hayvanların kaşınan sırtını yumşak bir toprakta kendini yerden yere vurması terapi etmesi aynı zamanda çamurda çaylakta oynuyan çocuklarada söylenir.örn:gara eşşek küllükte ağnıyoo
    22 Ağpahla= Ağpahla yaptım gocaa.iy bayrı önüme bişme diye ağaçgabığı(yeşil fasulye)goymadı.
    23 Ağri büğrü= Egri,bükük
    24 Ağzına öykenmek= Sesle taklidini yapmak
    25 Ahizar= Perişan olmak, bıkmak
    26 Ahizere düşmek= Ahuzar etmek.Ör: Şu çocuğun hizmetlerinin zorluğundan ahizere düştüm iyice.
    27 Ahraç(argaç) yatırmak = Gübresi için koyun sürüsünün belirli yerde yatırılması
    28 Ahraz=Sağır dilsiz.örn:senin o bakışların ahrazı dillendirir
    29 Akıldane= Yol gösteren, kılavuzluk yapan, akıl hocasıeme = Oyunda yenme
    30 Alabacak=Memleketin harley davidson motorsikleti bilmeyen gerçek panlılı olamaz.ıramazan alabacağın ciklesi gırılmış len
    31 Alaca düşmek= Üzümlerin kararmaya başlama mevsimi, zamanı
    32 Alen= Dur Bekle , biraz bekle
    33 Alengerli= Kolayca kırılıp dökülebilecek olan
    34 Alengirik= Degişik bıcımde manası. şıltah:Bagırıp,cagırıp cok gürültü yapmak Ör:AmanIn güldeste bacIm nagadarı şıltahıI bi gelinin varımış goca köy baş gelemedi öylede olmaz obiyarşi
    35 Alenmek= Beklemek, durmak. (hele az alenin gelecek var)
    36 Aleşmek= Kalmak, durmak. "ör: nerde aleşiyorsun? aleşin hele bende geliyorum."
    37 Aleyçik= Uzun siriklar ücgen sekilde dikilir ortasi bos birakilir etrafi hisir ve otlarla örtülür bag ve bahcede yagmurdan ve soguktan korunmak icin icinde oturulur.
    38 Alhah= Aniden baskın vermede söylenen söz. örn:alhah gene mal zebzeye girmiş yav
    39 Aligopder= Yeşillik alanda uçan ve adı yusufçuk olan bir tür helikoptere benzeyen böcek. örn:elinda diynanen aligopderimi vuracın ahıllı ol yavrım ahşamaca gopsan faydasız
    40 Amıca= Demirçiler kabilesinin söylediği söz
    41 Amovv= Hayret ünlemi. örn:amovv len zebzeyi gene yaymışlar bahale
    42 Anadınnı= Anladınmı
    43 Anadut= Büyük ekin derleme aracı, ucu üç parça
    44 Ananmak (ağnamak): =Eşeğin yerde, sırtüstü debelenmesi.
    45 Angıt= Angut bir tür av kuşu. örn:baraçın edirafına bi sürü angıt birikmiş ıhsan emmi
    46 Anız= Ekin kökü. Örn:Anız tarlayı icara virdim Abdılla
    47 Annacına= Karşısına alnına anlamında. örn:amovv bide annacıma geçip dırca gelmesinni ziynep bacı dınarıp durdu gelin git yavrım ne biçim gelin yav
    48 Annaç= Karşı, karşısı, karşı yüzeye, cephesi, yamaç. Ör: kırda geziyordum yanımdan hızla geçen tilki paşa, bir anda annacıma geçmiş.
    49 Apapbba= Bembeyaz. Örn: apapbba asbabı var üstünde.
    50Aporlö= Hopörler. örn:sazcı omarın aporlösü patlamış duydun mu yavv
    51 Aprılmak= Abanmak. Ör: Navar sanhı milleti görünce üstüne aprılıyon dölek otur şurda iller gibi.
    52 Arageçeliği= Bulaşıcı hastalık ve nezle grip gibi hastalıklar için söylenir.örn:büyük oğlan arageceliği geçirmiş
    53 Avarantı= İşsiz güçsüz gezen avare. Örn:euuv ne geziyon aravantı aravantı len
    54 Garipsimek= Özlemek
    55 Arpacık= Gözün beyaz kIsmInda cikan bir hastalik
    56 Arrıküp= Koçlara karşı durulup toslaması için söylenen söz.örn:bizim goça arrı küp dedim
    57 Arsınmak= Ar etmek, utanmak
    58 Asbap= Elbise.
    59 Aside= Unla Pekmezle yapilip üzerine tereyag dökülen Yöremize ait bir Tatli
    60Asortik= Sosyetik
    61 Astap= Çamaşır, giysi
    62 Aşık= Asik:Genelde kadin ve kızlar icin söylenir. Ör: Staklı sen bi asik halininen yalınız bazarda napacın abilerin duyarsa bacaklarını gırar bah
    63 Aşıraşı= Aşure ayında yapılan aş çorba.örn:iki cıngılda ali emminlere aşıraşı götür emi
    64 Aşıraşı= Aşure.. Örn: İrebiye bacına bi cıngıl aşıraşı götür imi çenede vahdilerin ganere zaar var eline bi çalı al vurunca dımışdır imi
    65 Aşyirmek= Gebe olan bayanların gebelik boyunca fiziken ve ruhen çeşitli yiyecekleri canı çekmesi allah kocasına sabır versin tutarda ananas mango vs isterse vay o beyin haline .örn:amanın aşyiriyo yavrum bi gopumunan topal saliden bi portekel getiir
    66 Ata =Cet, ama yöremizde genellikle anne,baba,icin de cok kullanılır Ör:Kele guzum insan atasının yanına varmazmı,Onnar sizi ne halli büyüttü ,yarın sizde ata oldunuzmu annarsınız.
    67 Avarantı=Sokakakta başı boş (sahipsiz) hayvanlar için kullanılır.
    68 Avgat= Avukat.örn:aşşa özdea tarlanın tapısının muamelesini avgada virdim yav
    69 Avıstı= Kalkmak doğrulmak.örn:avıstı kahda şu pendirin suyuna bi bah gelin
    70 Aviz= Elinden iş gelmeyen, beceriksiz,eli yavaş Ör:Kele gızım nagadarı avizsin goca satlıh gız oldun iki satte bi inaa saayamadın
    71 Avrat= Eş, hanım
    72Avurt= Yanak
    73 Ayak Yolu= Tuvalet, WC
    74 Ayarsız= Densiz, kendini bilmez, hal ve hareketleri uygun olmayan kişi.
    75 Aydede=Ay'a denir.
    76 Azdırmak=Bir canlıyı hayvanı kaybetmek.örn: şoo gunnacı kediyi bissal yamaca azdırda gel olurmu
    77 Aziyet=Eziyet, cefa. Örn: Benim gardaşıma aziyet edecek adamın gulaklarını çekerim.
    78 Azmak=Issız yerde kaybolmak. Ör:Eskiden çok kar yağdığından kırlara veya ava çıkanlar havanında karışık olmasından azarlarmış
    79 Azmantı=Çok azılı, baş gelinemez, işlediği cürümde aşırı olanlara denir.
    80 Azzık=Yolculukta veya yabanda v, bağda yenecek kumanya.Ör:çobanın azzığını verdinmi.
    81 Babal=Vebal, günah. Ör: Sana babal atıyoyorum, bu söylediğim aramızda kalsın emi.Ör:Aar yalanısan babalım boynuna olsunnu
    82 Bacı :=Abla, kız kardeş
    83 Badas=Harmanyeri süprüntüsü
    84 Bag bellemek=Üzüm bagini islemek
    85 Bakale=Özellikle Kederlilerin kullandığı kelime bak hele anlamında bunun Ağaçören Merkez kullanımı bahale dir. Örn:Bakale benim morelimi bozma allasan vurunca duluğunu şişiririm
    86 Bakgari=Bakale suna demek
    87 Balasbar=Tavan döşemesi. Örn: Balasbarın orda evraçı bi vir guzum haydı sana kombe yapacam
    88 Baldircan=Patlıcan
    89 Banadura=Domates
    90 Bareyy=Bir ünlem. örn:bareyy isgarpin mi aldın fayığın oruya gelmiş mi bayrı böyle alengirli isgarpin
    91 Başaklama=Tarladaki başakları toplama
    92 Başangı=Büyüklere göre, küçüklerin yaptığı küçük yaramazlıklar.Ör : Annelerin şefkat ve merhametleri o kadar güçlü ki, cocuklarının yaptığı küçük başağılıklarını ya görmezden gelirler, yada ikazla geçiştirirler.
    93 Başangı=Ele avuca sığmaz, yaramazlık yapan çoücuklar. Ör: Keleee, guzum ne kadar başagısınız, iyice üstümüze çıktınız, gidin birazda kendi evinizin önünde oynayın, bizim kapının önünden başka yer bulamadınızmı?
    94 Behrüdar ol=Çok yaşa, sağol, teşekkür.Ör: Çarşıya gidemiyorum, bana ekmek getirdiğin için behrudar ol kuzum, yaşlılık işte.
    95 Belemek=eskiden küçük çocukları yumuşak ve sıcak toprakla altını sararlardı bu ile belemek denir.
    96 Belik=kadının örülmüş saçı
    97 Bellemek=Hem kazmak ,sürmek anlamında hemde sanmak anlamında deyim olarak kullanlır.örn:gonşuları çağır kele vakıt ağşam oldu bağı belliyelim. Ör2:İrfan olum senide gelecan bellediydim top oynıyacıyık
    98 Bereltmek=Gözlerini açığa çıkarmak daha bir dikkatli bakmak. Örn:Bana gözünü bereltme, gözün yerinden çıkacak nerdeyse,sonra göremezsin hanyayı gonyayı, yörüü gözüme gözükme
    99 Beri bak=Bana bakarmısın
    100 Beribenzer=Oldukça iyi hoş.örn:beribenzer daaldi sırma bıyıklıydı kele rahmatlı amov dünya başıma yıhıldı ölünce bi halbır uşağınan galdım bacım hinci 52 sini ohuduyom
    101 Beşgardaş=Tokat,sille...Örn:leuyn bu garne ne len hep danagozü dolu ben sana dersini belle dimedimmi şimci sen beşgardaşı hahittin
    102 Beşşik=Beşik.
    103 Bezi=Yamur yoğurma işleminde bir ekmek yapacak büyüklükte hamuru kesmek, bezilere ayırmak
    104 Bıçkı=Bağ budama da kullanılan bıcak
    105 Bıldır=Geçen Sene ( Bıldır geldiydi)
    106 Bıtırak=Üzeri çok dikenli bir cins ot
    107 Bıttı =Küçük zağar
    108 Bıyıh=Buğday bitkisinin yeşil olduğu dönemde bitkiden çıkan bir çeşit küf-mantar oluşumu çocuklar bu siyah renkli küften bıyık yaparlardı ve adıda bıyıktı. örn:ırıık bıyığında kedi bıyığımı ne olmuş len birezde dudayın üsdüne çal len
    109 Bızalacı=İneklerin hamilelik hali
    110 Bibi=Hala
    111 Bicik=Yeni doğan buzağı
    112 Bicimcik=Çok az. Ör: Bicimcik maydonoz olsa salatanın tadı daha güzel olurdu.
    113 Bikelle=Birkere,hem
    114 Bilgiç =Bilgisayar. uşak geceynen bilgice mi gidiyonuz
    115 Bimarif=Epey bi zaman sonra
    116 Bissaal=Birkaç saat sonra. örn:Cafer oğlim nafaat top oynıyacıyık bissaal sonra okula gelin oldumu
    117 Bisürü=Epeyce, çok fazla
    118 Bişme=Yemek.örn:aşama ne bişme bişirdin gız
    119 Bitirgin=İş bilen, becerikli,
    120 Bocut=Küçük aliminyum sülahi.örn:haydı yavrım bi bocut su getir ağpınardan bi gopumunan kele
    121 Boğanak=Rüzgarlı, karışık çok bulutlu yağmurlu hava
    122 Boğazlı=Çok yemek yiyen kişi.
    123 Boran=Şiddetli kar yağışı, tipi
    124 Bostan=Karpuz ve kavunun ortak adı
    125 Boyak=Boya renkli boyalara söylenir ayrıca kızların da makyajlarınada denir. Ör: Obiyaşı kele yuzune gözune bi boyak çalmış eli yuzu ohunmuyo yav bıde gozelım dıye gezelıyo yav
    126 Boydan=Bir tür kadın elbisesi olup, alt ve üst kısmı beraberdir. yani bütündür. yorum:sanırım boydan denmeside bütün baştan ayağa kadar anlamında bir şey olsa gerek. örnek: kızlar düğünde gıcır boydanlarını giymişlerdi.
    127 Boyuna=Durmaksızın,durmadan
    128 Boyunduruk=Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember.
    129 Boyunduruk=Kağnının ok bölümünde bulunur. Boyundurugun deliklerine zelve (iki sopa gibi ağaç) takılarak öküzlerin boyunlarına konularak kağnının çekilmesini sağlanır. Ör: Ancak boyunduruğun altına girenler yükü çekebilirler. Boyunduruğun altına giremeyenler, beyhude
    130 Boyut=Bu defa. Örn:Çarşıda gördüm sıracalıyı boyut beni görünce gözünü bereltti çeneden aşşa süzüldü gayboldu.
    131 Böle=Teyze çocukları. teyze oğlu-kızı
    132 Börtlemek=Ateşe tutarak veya kaynar suya batırılarak azca pişirmek.
    133 Börtlemek=Bakliyatları pişmeden önce haşlamak. Örn: Gelin pahlayı börtledin mi, yonsa sası sası kohar!
    134 Bufaat=Bu vakit Ör: Yarin bufaatları buraya gel
    135 Buğrek=Böbrek
    136 Bulama=Köpük tatlısıdır. genellikle bizim yörede olur. içine tahin karıştırılarak daha lezzetli bir hale getirilebilir.
    137 Bulamaç=Yag,un ve kaymakla yapilan yemek
    138 Bulamak=Bulaştırmak karıştırmak..Örn:elini gana bulama yavrım
    139 Burek=Böbrek Ör:irebecin buraanden 10 kilo das çıkarmislar sende duynnu len Hilmi
    140 Burgu=El Matkabi.örn:malongoz Atullahin Burgusunu Gördünüzmü Len.kirişi burguynan delelim
    141 Burutgu=Rüzgar hortumu, yel.
    142 Buvarsık=Bağarsak .buvarsığıma üç gündür aş girmedi.
    143 Buymak=Çok üşümek. örn.gapıdaki zaara bahtıydım bi duldaya buymuş yazzık
    144 Bugrek=Böbrek. örn:büğreğime bi sızı girdi ki sorma
    145 Bukleç=Dizkapağının altı eklem yerleri. örn.goca büklecime yil girmiş yörüyemiyom
    146 Büngüldemek =Kaynamak, fışkırmak
    147 Bürgü=Başörtüsü, eşarp. örn:bürgunu nerden aldın bacım irengide bek hoşmuş
    148 Büvelek =Büyükbaş hayvanları özelliklede yaz aylarının sıcağında rahatsız edici sinek
    149 Büvelek tutmak=İneklerin buğarsama (çiftleşme isteklerinin olduğu dönem)dönemlerinde huysuzlanarak gelişi güzel koşusturma hali.
    150 Büz=Betondan mümül boru. örn:çarşıdaki büz gırılmış gara neşet emmiyi çağırın
    151 Büzülü=Şapşal kişi
    152 Cacık= Yenilebilen yabani ot. Madımak
    153 Cafcaflı=Göz alıcı, şaşalı.Ör: İremzinin olunun arabasını gördünmü Zöhre Bacı ne gadar da cafcaflıymış.Bizim uşak bi işe yaramadı anam.
    154 Calpi=Çalılık,
    155 Cami=Seksek oyunu. Örn: Uşak genemi cami oynuyonuz bıhtım elinizden ömür alıcıları ne hergün tahırt tuhurt, kele özümü ömrümü aldınız.
    156 Care=Sigara
    157 Carı=Hızlı, atik,çabuk, acele. Ör: Carı yürü len
    158 Carı gel=Hızlı, çabuk, acele. Örn: yavrım carı olele haydı.
    159 Cavhannamak=Hemen kucaklamak. Örn: Git sende pelepüsür adamı görünce hemen cavhannadın
    160 Cavurtu=Gürültü patırtı. örn:uşak kesin şu cavurtuyu şimdi polüse telefon açıcam
    161 Cazzık cazzıt=Kapı süpürürken çıkan ses.
    162 Cec=Buydayın samandan ayrılarak bir yere yığılması
    163 Cekat=Çeket
    164 Cemse=jandarma Devriyesi Jandarma Araci. örn:donuşun üsdüne Bide Cemse Gelmesinni Valla çaviş Yörüyün Bahim Diyince Bi Gidiş Vardi Uşakta Topuk Sirta Dağyodu
    165 Cereme=Günahı karşılığı üzerine alınacak sorumluluk manasında. örn:sana diyom evlenecin amma bunun ceremesini baban mı çekecek git çalış len angarada para bilikdi
    166 Cesaatli=Çeşit çeşit hal ve hareketlerde bulunan,alışık olunmayan işler yapmak Ör:Obiyaarşı Ummusün bacı nagadarı ceşaatli islerin var hic gIrmızı gocadonun üstüne yişil yilek gidermi
    167 Ceyran=Elektirik
    168 Cıba=Tiftiği yeni kırkılmış keçi.
    169 Cıbır =Kuru,sıska, zayıf yada yünü kırkılmış(kesilmiş) küçük baş hayvanlar
    170 Cıgıl cıgıl=Pırıl pırıl. Ör : Ayakkabın cıgıl cıgıl parlıyor.
    171 Cığır=Karda açıyan küçük yol. Ör: açtığım cığırdan gel,yoksa kara batarsın.
    172 Cığır=Çok kar yağınca küreklerle açılan dar yol. Ör: Kar yolları kapatmış guzum eline bi kürek alda birez cığır aç. Komşuya nasıl gideceğiz?
    173 Cılbıldamak=Kaptaki sıvının dökülecek gibi hareket etmesi.
    174 Cılga=Biçilen ot ve ekinlerin deste arası
    175 Cılga =Dağ yolu, Patika
    176 Cılga Dağ yolu=Patika Şu Cılga,yı takip et
    177 Cılgısız=Dengesizce hareket eden, ayarsız. Gecimsiz,kavgaci
    178 Cılk=Tavuğun altındaki yumurtanın bozulması. örn:bizim gurkun cücükleri çıkmıya başlamış amma 3 tene yımırtası cılk çıktı
    179 Cıllamak=Oyunbozanlık etmek. Caymak, vazgeçmek.Başladigi seyden cabuk usanmak
    180 Cımcılık=Ipıslak
    181 Cıncık=Küçük çanak veya cam parçası. Porselen eşya. Örn:Mıtlakta cıncık filcan dahımını getirele sultan gıyz
    182 Cıncık?Siyhal (yastı) taşların alt alta dizilmesi sonucu topla vurulup oynanan oyun. Örn: Gıyz çıkhele dışarıya haydı cıncık oynayalım
    183 Cıncık gibi=Yeni
    184 Cıngıl=Bir yerleşim yeri olarakta kullanılmatadır.
    185 Cıngıl=Genellikle hayvanların süt sağmada ve yoğurt yapmada(çalma) kulanılan 30 cm civarında derinliği, 5 litre su alabilen, tutmak taşımak için kulpu bulunan, çok kullanışlı bir kap. Ör: Cıngıla bir sorsanız, evde, tarla da, kırda-bayırda ne kadar çok kahır çek
    186 Cıngıl=Üzüm salkımının, omcadaki bulunan en küçük parçası. Ör: Çocuklar üzüm bağından en çok cıngıl gibi küçük üzüm parçalarını kopararak yemeyi severler.
    187 Cırcır=Fermuar
    188 Cırnak=Tırnak
    189 Cırrık=Bir çeşit kuş. örn:ne gaderi cırrık var kilise özünde yav
    190 Cırrık kuşu =Serçe büyüklüğünde , tepeli kuş
    191 Cırtlak=Zıt ,güzel olmayan ,yakışmayan Ör:Üstünda tisörtün rengi cok cirtlak duruyoo
    192 Cızı=Tarlara toprağın bir uçtan diğerine çizgi gibi uzanması
    193 Cızlavet=Lastikten yapılmış bir ayakkabı çeşidi (Cızlavet ayakkabı)
    194 Cızma=Çizme
    195 Cifit=Kötü kalpli. örn:Ülen o ne cifit carsisi
    196 Cigsimek=Gözden düşmek,tiksinmek. Ör:Gayrın O gelinden cigsidim Hapba Bacı ,yanaralardan gidecce il ar dimeden gayınbabasına milletin annacında nasıl cemkirdi öyle.
    197 Cilat=jilet tıraş bıçağı.örn:ciladınan gafayın urgundan gılları alıyımmı memmet emmi.-al bahalım güner yav
    198 Cilis=Zorlu bir şey , sanki, hep,Tamamen, (kötü anlamında). "sen de cilis fikirsizmişin"
    199 Cimcik=Cimdik Ör:AnasI dölek durmuyolar diyi çocukları cimciginen bas bas baartdI
    200 Cingan=Çingene .örn. Cinganlar seni götürür yavrım.
    201 Cingil=Kücük bir ceşit kova türü.. Ör . Sütü cingila sağ
    202 Cinni=Deli Divane Olur Olmadik Iş Yapan.örn:cinnimisin Oğlum Gidilirmi Kilise özüne Bufaatlar
    203 Culuk=Hindi
    204 Cumacelik= Perşembe günü hayır vermek, komşu ile yemek alışverişi, çünkü ertesi gün Cuma günüdür. Ör. Kızım bu gün kapıya geleni eli boş çevirme, kimin geldiği belli olmaz
    205 Cumacelik= Perşembe günü hayır vermek, komşu ile yemek alışverişi, çünkü ertesi gün Cuma günüdür. Ör. Kızım bu gün kapıya geleni eli boş çevirme, kimin geldiği belli olmaz
    206 Cumacesi= Perşembe akşamı. Sadaka vermenin daha sevap olduğu anlardan.
    207 Cücük=Civciv
    208 Cülden=Cüzdan. örn:aşır emmi cüldenimi düşürdün yav nasıl telaşeli arıyon
    209 Cüvelmek=Herhangibir nesnenin bir tarafina agırlık bastığı zaman öbür tarafInIn havaya kalkması Ör:Usak gagnının ardına üc seklem budayı atınca gagnInIn oku cüveldi.
    210 Cüvet=Evin Köşesi Yada Duvar Dibi
    211 Çaamel=Baston
    212 Çabut=Bez parçası
    213 Çahıldak=Koyunların arkasındaki yapışmış dışkı artıkları.ör:gara toklunun çahıldağını kesin suat
    214 Çakaralmaz=Düzenli çalışmayan
    215 Çakıldak=Koyun keçi gibi hayvanların tüylerindeki sertleşmiş çamur ve mayıs.
    216 Çakırtikeni=Bir çeşit bitki. Örn: Yalınayak gezme Urfan ayağına çakır tikeni batar.
    217 Çalgı=Kırda yetişen bir tür bitkiden mamul süpürge. örn:gapıyı bi çalgıynan süpür gelin ile malamat olmıyalım
    218 Çalkamaç=Ayran yada ekşi pekmez suyu (ekşi suyu)
    219 Çalpalamak=Çalkalamak
    220 Çap çap konuşmak=Ters ters konuşmak.örn:çap çap konuşma yav
    221 Çaput/çapıt=Eskimiş bez veya kumaş için yada genel olarak bez ve kumaş tabiri yerine kullanılır.
    222 Çar=Başörtü tülbent
    223 Çardak=Balkon
    224 Çarkit=Eski,Kirik-Bozuk,Arizali. Örnek:Bana yeni Araba lazim,benim carkit yokusu tirmanmiyor yau…
    225 Çarpım=Kat kak yufka ekmek
    226 Çarşı ekmağ= Bakkalda satılan somun ekmek. Ör: Hacı Gadirden çarşı ekmağ al yazdır baban hafteye virecek imi
    227 Çaşarat=Yosma. (genellikle kadınlar arasında kızınca kullanılır).
    228 Çatal inne=Emniyet iğnesi. örn:ağağına çatal inne batmış keezi bacı tohtur zor çıharttı
    229 Çatma=Üç ince direğin bir ucundan bağlanarak yapılarak üç ayaklı askılık
    230 Çebiç =Büyümüş keçi yavrusu
    231 Çekgel =Hayvanların yürütülmesinde kullanılan uzun deyneğin arka ucundaki spatulaya benzer metal parçası.
    232 Çekişme=Ağız kavgası
    233 Çelimsiz=Zayıf, bakımsız
    234 Çeltek=Davar gütmek icin tutulan kisiye denir.cobanin yardimcisi
    235 Çem=Otlu ve yosunlu camur Ör:Amanın iremzi oglum şoordan ızıcıhda cem alda hornagın agzına bas yadalise göl zabaa gadar boşalır
    236 Çemkirmek =Köpeğin havlaması, veya büyüklere karşı saygısızca bağırarak karşılık vermek.
    237 Çemremek=Elbisenin kollarını sıyırmak katlamak. Ör: Paçalarını çemre oğlum gömük olmasın yavrım
    238 Çene=Köşe anlamında. örn:çeneden bi bahışı var bellenki bağda kimse yok hemen malı dah etmesin mi zebzeye ustune bı varış vardım betı benzı attı nıyazının
    239 Çenilemek=Köpeklere vurunca yada canını acıtınca çıkan ses.
    240 Çentik=Çizik
    241 Çepellik=Yağmurlu ve çamurlu ortam
    242 Çeper=Bahçe duvarına yapılmış çit
    243 Çerçi =Köy köy atı ile dolaşarak eşya satan kişi,genelde takas usulu alışveriş yapılır.
    244 Çerelmek=Hayvanların bir yiyeceği çok yiyerek ve şişerek hazımsızlık sonucu hastalanması yada ölmesi. Ör: Komşunun ineği bir torba yemi kimse görmeden yemiş. Hayvanın karnı çok şişmiş ve çerelerek ölmüş. Bereketki ölmeden önce keserek durumu kurtarmışlar.
    245 Çereş=Üzümün ezilerek pekmez yapılmak için suyunun çıkarıldığı yer
    246 Çetel=Eskiden.cetel.atarladi.yani,mal,bolmek
    247 Çetene=Kenevir
    248 Çetik=Çocuk ayakkabısı
    249 Çevirme=Agaclarin veya yeni dikilmis fidanlIgIn etrafinin calI veya citle cevrilip koruma altina alInmasI Ör.Dünaan kimin inaa bizim cevirmela girdi len Üsülü
    250 Çıbıh=Çubuk. örn:çıbığnan bi girişmiş davara ammma ekine girince davar tıran tıran olmuş yav
    251 Çıdırgı=Kuru çör çöpten oluşan yakacak. genellikle yufka ekmek yaparken yakacak olarak kullanılır.
    252 Çıdırgı=Tam olarak ne ot nede ağaç olan, ikisinin arasında yanma süresi ottan uzun, ağaçtan kısa olan yakacaktır. bağ çubukları, ince ağaç dalları bu türdendir.
    253 Çıkı=Küçük bohça
    254 Çıkın=Ekmek vs sarılan bez
    255 Çıkışmak= İkaz etmek. Ör: Yav arkadaş bizim çocuğu ne kadar çıkıştıysamda Süllü'nün Sinamasına gitmesini bir türlü engelleyemedim
    256 Çıkla=Sade, tek çeşit, tek cins, arı, duru
    257 Çıngı=Köz parçası, ateş parçası. Kıvılcım
    258 Çıtlık=Yerde Ilk Bahar Mevsiminde Cimenlik Alanlarinda Yetisen Birtür Yenen Yesillik
    259 Çiçi=Keçi yavrusu, oğlak. Örn: Davar yamaçdan geliyo ellam, davar eşşağinin habesinde bi çiçi meliyo.
    260 Çiklek=Çerez Ayçiçeği. örn:ahşama Gadar Ağzinda Bi çiklek Goğda Ağzindan Düşmüyo Kele
    261 Çilek=Rutubetli Nemli. örn:dip Dam Amovv Bi çilek Olmuş Girilmiyo Kele Sasi Sai Kohuyo Maa
    262 Çilpek=İp ve benzeri gibi şeylerden yapılan eşyaların kenarlarının zamanla eskiyerek iplerinin sallanması. Ör: Kilim eskimiş iyice, kenarlarının çilpekleri çakmış iyice.
    263 Çimeter=Secici,zor begenen
    264 Çimeter=Zor beğenen, aşırı titiz, kendince çok dikkatlidir.
    265 Çimmek =Banyo yapmak, ama bağlardaki sulama yapmak için kullanılan göllerde çocukların suyun içine girip oynaması yıkanması.
    266 Çineğer=Arpa buğday vb. şeylerin tanelerini çöpten, tozdan ayırmak için yada, iri olanlarla zayıf olan taneleri ayırmada kullanılır.
    267 Çinik=Ölçek
    268 Çipri=Kurumuş ince ağaç dalı
    269 Çir=Kayısı , erik gibi meyvelerin kurutulmuşu
    270 Çirtim=Üzüm salkımının parçası, küçük üzüm salkım
    271 Çirtmek=Doğramak
    272 Çisenti=İnce yağmur
    273 Çitilemek=Deterjanlamak çiti bir deterjan markası ve fiil hali çitilemek.örn:ız bişiy çitile teşti
    274 Çitilgi=Kısa dikenimsi ağaç parçaları.örn: tandıra çitilgi getirele ıramazan.
    275 Çitlek=Ay çekirdeğinin tanesine denir. çitlemek de ayçekirdeğinin işlenmesidir.
    276 Çokuşturmak=Birlikte, beraber, bir araya gelmek. Ör: Yem atınca tavuklar yemin başına çokuştular.
    277 Çona=Çobanlara yardım etmesi için tutulan yardımcı ,çırak. örn:davarcı bekirin çonası aaşam uyuya galmış goyunların yarısını canafar parçalamış ,yazzık
    278 Çopur=Düze olmayan, pütürlü. (Rahmetli Çopur musa amca vardı)
    279 Çorak=Çorak bilindiği üzere tuzlu bir toprak olup, su geçirgenliği azdır. bu bölgede dam olan evlerin üzerine atılan toprağın adı da ÇORAK olup, toprak belirli yerlerden getirilir işte o yere de ÇORAKLIK denir. ör: çoraklıkta çorak kazmaya gidiyoruz.ör: iğdeli
    280 Çorlu =Zayıf ve hastalıklı
    281 Çot=Birbirine geçmiş. (çot diş)
    282 Çot diş=Dişlerin üst üste çıkması
    283 Çödürmek= Küçük bebeklerin çişini yapması. yöremizde epey sıklıkla kullanılır. örn:sülüman oğlum çödür gel çabık yat yarın okul var.
    284 Çömçe =Kepçe (yemek koymaya yarar)
    285 Çöp dürtleme=Bilardo . ahşama gadar çöp dürtleyip geziyo
    286 Çört=Çok küçük domates. Örn:bağa gidince önce çört domatisleri toplamayın
    287 Çörten=Eski tip evlerin damlarındaki eski tipağaç yapımı su kanalı.Ör: Dama yağan yağmurlar çörtenleri doldurdu.
    288 Çörtük=Muşmula
    289 Çüvelmek=Herhangibir nesnenin bir tarafina agırlık bastığı zaman öbür tarafının havaya kalkması Ör:Uşak gagnının ardına üc seklem budayı atınca gagnının oku cüveldi
    290 Daarmen=Değirmen. örn:amovv üsdün başın ne öyle daarmenden çıhmış gibi len
    291 Dabaz=Vucudun ani alerji olması. Örn: Geçenlerde beni bi arı sokdu dabaz oldum yav!
    292 Dadanmak= Alışmak
    293 Dah etmek=Kötelemek, fırlatmak.Ör: Şu çarhıt iradiyuyu dah edesim geliyor
    .294 Dama=Hapishane
    295 Damak=Takma dişler için söylenir di ve hakikaten damak aparatıda vardı yatarken suyun içine koymak gerekirdi.örn:zabanan kahdım bahdım damak yok ülenn kopek ağzında bişiy geveliyo aman yitiş avrat dimeden kopek şona aşşa gaçmasın mı didim ki damakdanda olduk av
    296 Dambaş=Dam evlerde evin en üstüne denir. bazı yerlerde buna "dam" da denir.
    297 Damızlık=Yoğurt mayası, anaç hayvan.
    298 Damzırmak=Çok az miktarda koymak damla damla vermek..Örn: Ama Möhteber Bacı çayıda iyce damzırıyon kele şikar bişiymi goy birez daha
    299 Dan=Tan yerinin agarmasi veya kararmasi Ör. Dan olmadan aşam oluyo.
    300 Danikmek=Açlıktan halsiz kalmak Ör:küçük kuzu açlıktan danikmiş

  2. Facebook Adınla Yorum Yap

  3. #2
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    22.11.2009
    Yaş
    48
    Mesajlar
    303
    Teşekkür
    0
    Teşekkür almış : 0

    Standart

    !!!!!!!!

  4. #3
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    22.11.2009
    Yaş
    48
    Mesajlar
    303
    Teşekkür
    0
    Teşekkür almış : 0

    Standart

    301 Daraba= Evle ahırı ayıran tahta perde
    302 Davar= Kücük bas hayvan
    303 Davşan ganı= Cok demli olan caya denir.Ör:Gevir tırık boon davsan gani cay icemediya düdügü cugurdadı
    304 Dayak= Kağnının önüne (okuna) dayanan çatal ağaç.
    305 Deal= Değil anlamında. örn:dealmi len düğünde oynayan sen dealmiydin
    306 Debertmek= Karıştırmak, debelemek. Ör: Ali öküzlerle düven sürerken, Ahmet sende sapı güzelce bi deber ki daha çabuk saman olsun, daha iyi ezilsin.
    307 Debertmek= Alttakini üstüne çıkarmak. Örn: Tavadaki suvanları bi debert gelin
    308 Dedete= Birçeşit zirai ilaç aslı ddt dir. örn:kumese dedete atın uşak bitten geçilmiyo
    309 Deft= Deft kadınların düğünde çaldığı müzik aleti.ör:fadimana bacı iyi deft çalıyon ya bi çal kele
    310 Değme= Dokunma
    311 Dekdur= Uslu dur.
    312 Deliannı= Delikanlı
    313 Delme= Yelek Ör:Aman guzularIm dışarı çıkarhan delmenizi dalınıza almayı unutman haste olursunuz bah
    314 Dembeste= Tembel. Örn: Dembeste uyhulu uyhulu gezme gözünda şorhutnan
    315 Demin= Biraz önce
    316 Deneme= Sınama
    317 Depe= Baş,kafa. Ör:iki saattir seni bekliyoh ,ilahe lepen depeni yisin imi daha bişiremedinni? garnımız guruldadı yavaş yavaş.
    318 Depik= Tekme ile vurma
    319 Depki= Belin sapındaki ayakcalık gibi bi şey necip arkadaş saolsun
    320 Depmek= Kuzunun annesini emerken hareketi...Örn:gara guzu anasını nasıl depiyoo fadik ellam yara idecek hayvanın memani şona bi hiç dını yavrım
    321 Dere ot= Hayvanların yemeyeceği acımtrak otlara denir. örn.len şooo tokluya bi kisgel de devre ot yiyecek
    322 Derma= Elde çıkan bir tür mantar hastalığı. örn:ıramazanın elinde derma çıkmış
    323 Deşirici= Dilenci.örn:deşiriciler Gelirse Gapiya Mihaat Ol Imi
    324 Deşirmek= Dilenmek
    325 Deve tabanı= Yerelmasına benzer küçük yumrulu bitki
    326 Devralem= Ayçiçeği (devri alem) gibi sanki.
    327 Devre= Ters. Ör:Oolum soukguyuyu gene ters giymissin len
    328 Deyha= Daha
    329 Dıka basa doldurmak= Bir şeyi alıcanın son sınırına kadar doldurmak
    330 Dıkılmak= Girmek
    331 Dıkız= Çok yoğun, sıkışık,taşmak, genelde tarla sürülürken çamurlu hali.
    332 Dımıh= Kafanın Üstü (Dımığına vurusam görürsün)
    333 Dınarmak= Karşı gelme inatlaşma.örn.garşımda dınarma niyazi
    334 Dınılamak= Sızlanmak. örn:şoo sıpa ne dınılıyo bi sest di yav uyutmadı kah
    335 Dırcagelmek= Söyleneni yapmamak, karşı gelmek. Ör: Bu gün de gölü güverentiye sen koyur dedigim halde gene dırcagelmiş, çarşıya kaçmış.
    336 Dırımak= Tarladaki hışırı tırmıklamak.örn:hamit emmi tarlayı mı dırmıklıyacın
    337 Dışoda= Evden ayrı olan oda, misafir için.
    338 Dızgara= tarlada kullanılan bir çeşit tarım aleti.Örn:arefe emmi dızgara ile çelikgöle doğru gidiyordu.
    339 Dibek= Bulgurun dövüldüğü oyuk taş
    340 Didinmek= Çok uğraşmak,çalışmak, çırpınıp durmak. Ör= Adem Baba çocuklarını okutmak için yıllara meydan okuyarak hep didinip durmakta. Bu çaresizce didinip durma onu azim ve gayretinden geriye döndürememekte
    341 Didişme= Tartışma, yoluşma. Ör: Kuru kuruya , anlamsızca didişme hiç kimseye bir fayda sağlamamıştır.
    342 Dikin= Bayır aşağı. Ör:con dereyi dikin assa vitesden atdiydim ucak gibi vIzIladI
    343 Dikme= Fidan
    344 Dillendirmek= Herkesin duyacağı şekilde dedi kodu yaymak
    345 Dinelmek= Ayakta durmak
    346 Dink= Bulgur yapılan yer mesala fahıların dinginde bulgur çekelim
    347 Dinni sünnü= Sanırım dini sünni anlamında yanı sünni mezhebe uygunluk anlamında kullanılıyor.(doğru dürüst). örn:karaoğlan elinden dinni sünnü bir iş gelirse o faat gam yimeden ölürüm
    348 Direme= İri kıyım insanlar
    349 Direnmek= Bir nesneye dayanmak sırtını vermek. örn:gocaman herif damın çenesine direnmi
    350 Dirgen= Dört parmaklı demir harman aleti.
    351 Diskinmek= Tiksinmek. örn:hiç diskinmiyonmu bu fışkıdan
    352 Dişgir= Dişleri bozuk olanlar veya aralık olan veya tavşan dişlilere söylenir
    353 Dişirici= Dilenci .Örn: dişiricimi geldi herif.
    354 Diynek= Deynek.örn:diğnemi bi yersen avırdına görürsün gibi
    355 Doğramak= Gıymak, kıymak..Örn: Gıyılırmı gıyılırmı canana gıyılırmı canana gıyanlar hakkın gulu sayılır mı
    356 Dolak= Boyuna sarılan, örülerek yapılmış boyunbağı.
    357 Dökme= Pazarda pılı pırtı satılan aleni giysi reyonu.örn:aman bacım dökmedende bişiy alınmıyobahalı geldi
    358 Dölek= Uslu, akıllı çocuk,delikanlı. Düz yer, düz arazi
    359 Dölek durmak= Akıllı durmak
    360 Dönderme= Yufka ekmeğin içine yumurta konularak tereyağla yapılan yemek.
    361 Dört ata= Anne,baba,kaynana, kayınbaba Ör:Gadın gızım bizi nasıl sevip sayıyosan kaynananı, kayınbabanı da öyle sev say, dört atanın hakkı birdir bah
    362 Döş cebi= Giysinin dışında döş bölümünde yapılna cep.
    363 Döşek= Yatak
    364 Dövlet= Devlet ülke Hükümet. örn:diş Dövlete Gidekene Türüs Olarak Gitmiş
    365 Dulda= Soğuk veya sıcaktan korunmak için set veya siper,duvar
    366 duluk= Yanakla boyun arası
    367 Duman= Sis
    368 Dümbelek= Darbuka
    369 Dünürcü= Kız Istemeye Giden Taraf Talipli Kimse. örn:biliyonnu Aplama Dünürçü Geldi Dünaan Bilezzik Dahdilar şelanen
    370 Dürzü= Üçkağıtçı, çapkın.
    371 Düşmek= Yolda gitmek başlamak davranmak ilgilenmek.Örnüşmüş dallas yoluna ceyarı sarmış goluna şöyle gel göreyim salına salına aman Adanalı gız gözel edalı gız şu dallas elinde gezilmiyo yalınız
    372 Düve= Bir yaşını doldurmuş inek yavrusu
    373 Düven= Eskiden ekinler orak-tırpan vb. ile biçilirlirdi. biçilen bu ekinler harman edilirdi. harman en kenarından başlamak üzere; hayvalara takılmış altında taştan dişleri olan geniş bir tahta ile saman edilir daha sonra savrularak sap ile saman ayrılırdı. düven
    374 Düven= Harmanda buyday tanelerini ayırmak için öküzlere koşulup buğday tanelerinin üstünden çekilen altına taşlar çakılmış geniş ve büyük sert tahta
    375 Ebe= Nine
    376 Ecinli= Cinli, perili
    377 Eftikli= Vesveseli
    378 Eğrelti = Gevşek durmak, devrilmek üzere olan, geçici dikilmiş nesne
    379 Ehnezimek= Açlık dolayısı ile dermansız hale düşmek, taakatsiz kalmak. Ör: Tarlada çalışmaktan iyice ehnezidik valla, ekmekte gelmeyi bilmedi geçikti iyice.
    380 Eke eke= Büyük büyük cesaretle. örn:şona bahale eke eke buyanna geliyor
    381 Ekiz= Ekiz . örn:mıllanın ekizler zabanan(sabah)demirçi bağına gidiyodu
    382 Ekke bıçaa= Panlıya has bir bıçak türü ne yazıkki imalatçısı vefat edinceunutulmaya yüz tuttu, veyaşimdi makbul değil, Çin malları yüzünden belki de. Ör: Ekke bıçağını bir kösireye vur aşır.
    383 Ekti= Sütü çok olan koyunları emen, gözü açık kuzu.
    384 El el epelek= Bir çeşit çocuk oyunu.örn:akşam alettirikler gidince el el efelek oynadık.
    385 Elbiz= Örümcek ağı.Ör: duvardaki elbizleri süpürge ile al.
    386 Elcek= Tırpanın sapına takılan, el ile tutma yeri.
    387 Eletmek= Götürmek
    388 Eletmek= Götürmek Ör:Cezmi guzum ha su gurban etini bi hüsne bibine elet gel yavrIm sevap olur
    389 Elevay= Uyuşuk demek mi? yoksa becerikli olmayanlar için mi kullanılır. Ör: Ne kadar da elevay bir topluluk haline geldik. Oysaki çalışkan idealist ve koşanlar sayesinde elavaylıktan kurtulacağız.
    390 Elham= Fatiha suresi.örn:üç gulfu bi elham okudun mu
    391 Elik cülük= Herkes ör: Iraz bibinin dügününe elik cülük dolusmus
    392 Ellaham= Sanırsan, zannederim, muhtemelen,herhalde
    393 Ellaham= Yılın kelimesi
    394 Elleme= Dokunma, elini sürme
    395 Ellik= Eldiven. örn:elliğini ebenni ördü guzum gözü nası seçmiş
    396 Elmalık== Elma bahçesi. örn.refik gocanın elmalıktan elma aldım helal etsin
    397 Emi == Olur mu? Tamam mı?
    398 Emmızı= Amca kızı. Örn: Emmızı gel otur tava vardır, yağ yohtur diye bir türkü var Omar bi tıngırdatele hele
    399 Emmi= Amca
    400 En = Hayvanların tanınması için genellikle kulaklarına vurulan işaret.
    401 Enemek= Erkekliği alınmış
    402 Enerci= Çatılara yazın su ısıtmak amaçlı aslı güneş enerjili su ısıtma sistemi olan ve kazan boru ve levhadan oluşan düzenek. örn:fazlı kağlerin fazlıda enerci daktırmış yav göruyonnu
    403 Enik= Kedi , köpek yavrusu
    404 Eniklemek= Birden ortaya çıkmak sanki yerden bitmek. örn:ülen ofusa buda virmeye gittim sıraya gectim kimse yoktu zabanan hoca allhuekber diyince bi bahtım her yire motur gamyon enıklemiş boş virmeye gelmiyo çavış
    405 Eoo= Eoo malın önüne geçele zebzeyi yayılacak
    406 Eoo= Kadınların kocalarına hitap şekli, aradaki mesefe uzadıkça ooo harfleri çoğalır. Eoo malın önüne geçele zebzeyi yayılacak
    407 Erbap= işten anlayan, işin ustası . Ör: Dede emmi hayır işlerinde tam erbap adam.
    408 Erbap= İşten anlayan, işin ustası . Ör: Dede emmi hayır işlerinde tam erbap adam
    409 Erbap= İşten anlayan, işin ustası . Ör: Dede emmi hayır işlerinde tam erbap adam.
    410 Erdevil= İri Büyük
    411 Ereysi= Yarasa. Örn: ereysi uçtumu.
    412 Ergen= Genç kız, delikanlı erkek
    413 Erinmek= Üşenmek
    414 Erkek eş= Herif, koca, öteki, leyn
    415 Erzak= Kullanılan ihtiyaçlar Ör: Ünal oğlum hadi pazara gidelimde eve biraz erzak alalım olmazmı?
    416 Esbap taşı= Tokacla camaşır yıkarken, çamaşırın altına koyulan taş.
    417 Essah= Sahi , gerçek. Söylediklerin essahmı ki?
    418 Eşgimelek= Bir çeşit bitki. Örn: Guzuları gocaboğulların tarlaya sohdum eşgimelek yiye yiye garınnarı kup gibi oldu
    419 Evcimen= Evine düşkün kişi, tutumlu.
    420 Evelenmek= Yalanmak.örn:çabık gel gaveeden evelenme oldumu herif
    421 Evelik= Genis ve uzun yaprakli, eksimsi, sarma yemegi yapmak icinde kullanilan bir bitki türü
    422 Evermek= Evlendirmek,baş göz etmek...Örn:aman fendiye bacı sonkesti sıpayıda bi everseydik gayrın üsdümdağ yük gidecek nebim ellam ortaköyden bulmuş bi sataklı yarın oda gevır olur ya allah bilsin
    423 Evildenmek= Eline geçen ufak tefek işlerle uğraşmak, vakit geçirmek
    424 Evirgaaç= Yufka ekmek yaparken saçta pişirilen ekmeği evirip çevirmek için kullanılan ağaç çubuk
    425 Evlek= Tarlanın yarım dönümüne yakın küçük bir kısmı.Bir parsel ev yeri. örn:çelikgölden bi evlek yir aldım yav
    426 Evmek= Acele etmek. örn:ne eviyon kele fadimana bacı oğlun esgara gidince gelir baalım sayılı gün tez geçer
    427 Evmek-ivmek= Acele etmek.
    428 Evran= Bir yIlan insanlar tarafindan görülmez ise asiri derecede büyür ve güclü olurmus Örolum bizim dilmit üzümlü bag varya orda evran gördüm sakin oriya varman. (Rivayetmi gercekmi tam bimiyorum bilen varsa yazsin ne dersiniz gurbetci ve aleycik kardesler)
    429 Eymenmek= Çekinmek. örn:ne eymeniyon yavrım yi şu yimeaa
    430 Eysiran= Hamur Teknesini Kazıma Aleti, El Sıyıran
    431 Ezme= Olgun kayısının ezilerek pelte haline getirilmesi.
    432 Falaka= Atların araba, pulluk veya dövenlere bağlanabilmesini ve arkadaki ağırlığı taşıyabilmeleri amacıyla atla çekilecek araç arasındaki bağlantıyı sağlayan iki ucunda 50 cm uzunluğunda hareketli birer parçayla desteklenmiş alet
    433 Farh= Fak kapan tuzak fare yakalamakta kullanılan alet.örn:gocaa farhı dipdama gursaydın kele sıçanlar pindiri yimiş tuluh halbıra dönmüş üstdünede bi tike yağ çal.,----oldu garıı yalınız farhı uşak almış ellam
    434 Fayans düzmek= kahvede okey oyunu oynamak. örn:fayans düzmedenmi geliyon herif gene
    435 Ferik= İkinci eş, cücüklenmemiş tavuk
    436 Ferimek= Kurumak, hafiflemek
    437 Feriştah= En iyisi, seçkin .Ör: Feriştahı gelse Köroğlu gibi söz anlatamaz
    438 Fığ= Taze mercimek bitkisi işlenmemiş hali. örn:amoov ne zorumuş kele fığ tarlasında fığ yolması gaynana zöhmü çekmek yav
    439 Fırdöndü= Koşarak çevrindi
    440 Fışar-sürgün= Ağaçların taze yetişmiş ince dalları. yeni uzamış olarak.
    441 Fışkı= Hayvan gübrelerinin tezek yapılmak için dışarıya atılmış hali. uzun süre dışarda kalır ve birikir ta ki ilkbaharda tezek basılıncaya kadar. not: bazı zamanlar kadınlar birbirine kızdığında küfür olarak kullanırlar.
    442 Fıtık= Daha cıvık ve beyaza yakın renkli olanı.
    443 Filankes= Birisi
    444 Firasetli= Becerikli, akıllı , uslu.
    445 Firasetsiz= Düşüncesiz
    446 Firek= Domatesin kızarmadan önceki yeşil hali. örn:gızım bi firek salatası yap canım cekti
    447 Firek= Domatesin yeşil hali, olmamış domates. Eski büyük kapı kilitlerinin anahtarı.ekini yeni biçilmiş tarla
    448 Firez= Aniz,ekinin Biçildikten Sonra Tarlada Kalan Kismi
    449 Firik ütmek= Buğdayın daha tam olgunlaşmamış halinin koparılarak ateş üzerinde ütelenmesi (tam pişirimemiş hali).
    450 Fistan= Uzun bayan elbisesi
    451 Fişeklemek= Kışkırtmak
    452 Fitlemek= Birisini birisi aleyhine kışkırtmak, tahrik etmek, kışkırtıcı haber götürmek.
    453 Foter= Fötür şapka. örn:rahmatlı garınnı foteri başından hic atmaz dı yav
    454 Foturaf= Fotoğraf. örn:üşler bi vesiygalık foturaf çek yav
    455 Gaarşak= Yazın davarın yattığı çevresi çalılarla çevrili yer.ör:hamızaların davar gaarşaktan çıkmış
    456 Gaaşamak= Gevşemek, eskimek. Ör: Yağ dökülüp işler hale getirilmeyen her malzeme zamanla gaşama (gevşeme) yapıyor
    457 Gabala pazarlık = Hepsi birden. Ör : Müşteri karpuz satan satıcıya : Şuradaki karpuzlara gabala kaç para istiyorsun?
    458 Gaçıl= Çekil:Amanın yavrım gaçılın şu sakar gene birinize carpar
    459 Gaçılmak= Yol Vermek çekilmek.örn:gaçilin Len Motur Geliyo
    460 Gadana= İri yapili yük cekmek icin kullanilan bir at cesidi
    461 Gafislemek= Kafeslemek,bir kimseyi emri ve etkisi altına almak. örn:görüyonnu kele oğlanı iyce gafislediler eli golu bağlı bacım bi gelip neşalsiniz diye sormaz bize
    462 Gah gah= Köpeklere söylenir., örn:gah gah karabaşım gah
    463 Gah gah= Köpeği çağırma komutu..Örn: Gah gah toni toni
    464 Galektersiz= Karektersiz.örn:şoo Galektersizin Yanina Gitme Diyom Sana Bi Lafimi Dinne Kele
    465 Galesiz= Vurdumduymaz, tasasız
    466 Gamaşmak= Göz veya dişler için kullanılan rahatsızlık ifade eder
    467 Gamga= Kesilmiş söğüt,kavak gibi ağaçların kabuğu
    468 Gammaz= İspiyon eden kişi
    469 Ganafer= Kalörifer. Örn:caminin kanaferi yanıyomu yav.
    470 Gancıh= Dişi köpek, adam satan
    471 Ganere= Arada gezen, avane, genelde köpekler için kullanılır.
    472 Ganevçe= Genç kızların yaptığı el işinde olan sineklik gibi olan şey.örn:ganaviçe gasimin dükkanda bahalanmış
    473 Ganırmak= Eldeki bir cisimle ,herhangibir maddenin destegini alarak bir maddeyi oldugu yerden hareket ettirmek
    474 Ganime= Çokluk,Çok olan. Ör:Kızlar bizim evin kenarında ganima cacık var, oradan toplayın.
    475 Gapalıpazar= Pazar günü. Örn. Gapalıbazar mektep gapalı yaa bacı.
    476 Gapcık= Herhangibir bitkinin dis yuzeyini kaplayan kabugu Ör:misir gapcigi
    477 Garınça= Karınca. örn:şoo damın dibinda delikleri bi suva goca garınçadan geçilmiyo ya. ----oldu avrat tekenin orda çimentonun torbası na gadar biliyonnu para var mı yoh mu bildiğin yoh
    478 Garipsimek= Özlemek
    479 Garman çorman= Karmakarisik olmak
    480 Garsamba= Ele geçen ufak tefek malzemelerin konulduğu sandık veya malzemelik.
    481 Gaşgol= Atkı, fular, boyunbağı
    482 Gaşşıh= Kaşık.örn:ana gaşşığı virele çorbayı neynen içecem eliminen mi. -----marrot on elim yoh ya yav kah da gendin al sıracalı
    483 Gatır= Topac bir degnegin ucundaki ince uzun capula gatira vurularak vizir vizir dönderilir
    484 Gatıran= Yöremizde koyunları işaretlemek için veya yaraları iyileştirmek için kullanılan petrol veya çam ağacından yapılan koyo kahve renklı sıvı madde, katran
    485 Gattiri= Bu kelimeyi en cok bekci yaab emmi kullanirdi bizlere talim yapdirirken cabuk olun len gaddiriler derdi. Genelde kızınca söylenir.
    486 Gavırga= Mısır patlağı. örn.haydi uşak gavırga ni coldu
    487 Gavi= Kalın, Sağlam (Dışarı Soğuk Üzerini Gavi giyin)
    488 Gavut = Kavrulmuş undan yapılmış bir tatlı
    489 Gayasa= Hamurun sertleşen kısmı. Örnek: Bahale gı bu bezi iyce ğayasalanmış.
    490 Gayıl olmak= Razı olmak. Örn: Sana beş lira daha virsem gayıl olunnu
    491 Gayış= Kemer, kayış
    492 Gaylık= Bağa bahçeye giderken soğukta koruyan giysi. Ör: Bağa giderken soğuktan ve yağıştan korunmak için gaylık olmazsa halimiz duman olur.
    493 Gaylolmak= Razı olmak, kabul etmek. Ör:Ahmet ağa atını vermeye gaylordu mu en sonunda
    494 Gayme= Kaime osmanlı dönemınde (sultan abdulmecid devrinde çıkan ilk osmanlı banknotudur) olan kağıt para. örn: löooyn bazarçıı şo pazen fistan gaç gayme
    495 Gaynamak= Bir yerde o nesnenin canlının çok ve bol olması. örn:amovwv bissal bağa gittim elmanın dalında garınça gaynıyo yav ağacı yimişler yav
    496 Geber= Öl. Ör: Gebermeyecce elinde yımırtamı var
    497 Geleni= Gelincik sansar türü bir kemirgen.örn:geleni zebzeyi mahvetti
    498 Gendi= Kendi
    499 Ger = Ör: Geriyi goz garii samana gidiyom.
    500 Geri= Yük taşırken (saman gibi9kağnı üstünde ve kagnı şekline göre ve dayaklarla (ağaç) yukarı asılı duran kalın kilimden yapılmış malzeme
    501 Get= bırak, boş ver!..
    502 Geveleme= Bir meseleyi tam olarak açıklamayarak, dolaylı yoldan evirip çevirerek farklı mantıkla anlatma yoluna girme. Ör: Şu meseleyi ne geveleyip duruyorsun, doğruca söylesene.
    503 Gevelemek= Ağzında bir lokmayla yada bir nesneyle yutmayıp çiğnemeyip oynar gibi yapmak bir türlü söylenmeyen söz içinde söylenir. örn:ne ağzında geveliyon lafı kele
    504 Gever= Birkaç kola ayrılan su arkı. garığın önü.örn: geveri çevir emmi
    505 Geviş getirmek= hayvanların otu çiğnemesi. örn.ne geviş getiriyon öyle bazı insanlarada söylenir
    506 Gezinmek= Oyalanmak.
    507 Gıcır = Yeni taze
    508 Gıçari= Bacaklari çarpik Olan. örn:giçari Geliyo Yan Gaçil Len
    509 Gıçgıç= Sehba. örn:gıçgıçın üstüne goyduydum parayı dölek söyleyin uşak kim aldı?
    510 Gıçgırma= Havali Yürüme.örn:gevir Giçgirma Nirden Geliyon Len
    511 Gıdımınan= Azar azar Ör.Dükkanci emmi fındıkları dartarıkan gıdımınan goyuyon elin titremesin yav
    512 Gıdıraf= Sadece tuz gölünün kenarında yetişen bir bitki türü. hayvalar yediği cinsten.
    513 Gıfır= Agaclar yeserince yapraklarinda yuva yapan kurtcuklar
    514 Gığ= Taze mercimek bitkisi işlenmemiş hali.örn:amoov ne zorumuş kele fığ tarlasında fığ yolması gaynana zöhmü çekmek yav
    515 Gılif= Kın,kılıf koruyucu örtü...Örn:dabancamın gılifini gırşaarde dikdirdim essahdan gılif oldu
    516 Gıllı= İcten pazarlıklı , sinsi Ör:Yoh Iraz bacım sen bizim gelinin öyle masim masim duru$una bahma O ne GIILI sen biliyonnu
    517 Gımçıtmah= Bir bitkiyi topraktan köküyle çıkarmak isterken istemeyerek koparmak.ör:çiğdemi kımçıtma
    518 Gımıh= Kücücük, ufak Ör:Hele bahale irismiyeceye bi gımıh bacayınan garsımda hosur hosur care tütüttürüyo
    519 Gıncıfır= Mızmızlanan, oyun bozan anlamında. "olum bu bayramda gıncıfır bibinize gidin yoksa gönüllenir"
    520 Gıncıfır, lanmak= Oyuncu, düzenci, içinden pazarlıklı. Ör: Koyunlar düzenli otlanırlar, çobanın söylediği yerden başka yere gitmezler genellikle; ama keçiler öylemi! Çobanın yanında hiç bir yere gitmezler, hep gıncıfırlanırlar (iyi hallı gözükmek), çobanı yaynıktırdılarmı
    521 Gındap= Kendir yapımı ip(Genelde süpürge yapımında kullanılır. Çuvaldız iğnesi ile işlem yapılır)
    522 Gıpdı= Paylaşmayan, gırs. Ör: O kadar üzümü nasıl yiyeceksin, bir miktarını da bir başkasına versen, hemde sevay kazansan güzel olmazmı?
    523 Gıpla= Kıble. Örn: Gorhudan gıplasını şaşırmış sıpanın damağını galdı,r gelin
    524 Gıplama= Çalı çipri gibi ağaç dallarını kısa kısa kesmek. Örn: Leen yamaç bağdan çekdimiz çiprileri gıpladın mı, yonsa gene gınternete mi gittin len?
    525 Gıpraşmak= Yerinden hareket etmek.
    526 Gıptı= Cimri
    527 Gırafata= Gravat
    528 Gıranlan giresice= Hastaliklar Bulasica Gibi Art Niyeti Olmayan Bi çesit Beddua Gibi Temenni Gibi Bi Söz. örn:giranlar Girecce Zebzeyi Yaymiş Nolurdu şoo Yanda Gudeydin Malini Maşini
    529 Gırkfikir= Düşüncesiz. örn:yav arhadaş bu oğlan nagadarı gırfikir yav
    530 Gırklık= Koyunların yünlerini kesmeye yaryan makas. Ör: Gırklığı biledinmi.
    531 Gırlet= Küçük yastık
    532 Gırma= Av tüfeklerinin tekli olanları için söylenir.örn:bekçi yaabın gırma cıyıl cıyıl yanıyodu len
    533 Gırma= Eski tekli av tüfeklerine verilen isim .Örn:Gırmanın gozüne fişeğa depdiynen canavara dah itti
    534 Gırmızı= Domates
    535 Gırnavlamak= Kedilerin flört anInda karşisındaki sevgilisini etkilemek icin çıkardıgı sese denir.Ör:Guzum şu kedilere bi daş at ahşama gadar gırnavladılar gıran girecceler
    536 Gırşahar= Kırşehir ,nevşahar:nevşehir.örn:la oğlum otobüs gırşahar üstünden geliyoo asaraydan(aksaray)gelen yomuş
    537 Gırtışık= Buruşuk, gırışık
    538 Gısdırmak= Sıkıştırmak. Örn: Ağama söyleyyimde seni çarşıda gıstırsın, ağzını bi havş itsin gör balım adam düğme nasıl olur?
    539 Gısga= Sogancik. GIsga ekilince sogan meydana gelir
    540 Gıstırgaç= Mandal.kuyruğu kıskaçlı bi çeşit böcek ağaçta gamgah altında çok çıkar.örn:gıstırgacı öldür irecep.
    541 Gıt ganaat= Zor şartlar icnde elindeki cok yetersiz imkanlarla Ör:Niyliyim kezzi bacim on baş horantaynan bi emekli maşıynan gıt ganaat geciniyoh
    542 Gıtıkelli= Dogrulugu pek olmayan,yalan konusmakÖr:Git oglum yaw isin gücün gitikelli okumak
    543 Gıtır = Çelimsiz,zayif .Ör:GevIr gitira bah hele halInada bamIyoda beni lalanIyo
    544 Gıvılamak= Bir topluluğun bir arada olması çeşitli davranışlar sergilemesi..Örn:ağpınarın başında motursikletinen sıpanın biri gazaa yapmış köyun eliboşları başında gıvılıyodu
    545 Gıvrak = Hızlı,cabuk
    546 Gıykaç= Açık aralık olma durumu. Ör: Kapı tam kapanmamış gıykaç duruyor.
    547 Gızıl= İşcimelin tersi
    548 Gicişmek= Kaşınmak. örn:ulen cafar sırtım gicişiyoo bi kaşı len
    549 Gidişmek= Gidişmek:kaşinmak.örn:sirtim Bi Gidişiyodu Amma Bölük çavuşu Aldiynan Beni Hamemlaeya Dah Itti Ofaat Gurtuldum Bitten Zabaa Gadar Gubalandim Yav
    550 Giriftar= Saklı yapılan işler için kullanılır.ör: giriftar oldum.(Çekiç Ali nin bi türküsü var)
    551 Girişmek= Kavgaya karışmak kavga etmek atak yapmak.örn:ağzına yüzüne bi giriştim ki sorma ya
    552 Gobül= Sakatlanmış olanlar için koltuk değneği. Ör: Arif emmi göbülünü unutmuş.
    553 Gocabaş= Eti dövmek suretiyle yapılan bir çeşit yemek pastırma türevi. Örn:Gocabaşı fazla yime Iramazan hamirleyin len
    554 Gocuk= Kışın giyilen kalın palto türü giyecek.örn:gocuğu gavi giyin
    555 Goğ= Dedikodu. örn:ahşamaça işin ne goğlaşıp duruyon bacım bi işin ucundan dutma yok
    556 Golarmak= Havalara girmek,hava atmak Ör:Bahale tıhırdahlıya mintanının yahasında kirinden habarı yoh milletin yanında böyle gubarır
    557 Golaşmak= Bir kimse hakkinda konusmak
    558 Goltuh= Kolun alt kismi Ör:Abdıraman emmim goltuunda iki garpuzunan evin yolunu duttu
    559 Goma= Dikkat çeçmek için söylenen bir ünlem.
    560 Gonah= Sactaki kepege derler
    561 Gonşular= Komşular
    562 Gopuşmak= Kopuşmak, koşuşmak
    563 Goya= Sanki,yani,güya.
    564 Goyak= Vadi...Örn:Aşırr len davarı goyaga doğru sür önüne gecde bübbüle len
    565 Goykaz= Gevşek olma, gevşek durma. Ör: Çalışmak hoşuna gitmeyen bazıları işe karşı goykaz dururlar.
    566 Goyun gözü= Ağaçta yetişen bir çeşit meyve
    567 Goyurmak= Bırakmak. örn:len len gopele davarı gyur çabık
    568 Göbelek= Mantar
    569 Gödek= Kısa boylu
    570 Göğermek = Yeşillenmek, sebzenrin, fidanların veya peynirin yeşillenmesi Ör: Baharla birlikte sebze ve fidanlar göğerir.
    571 Gömük= Çamur. Örn: üstü başı gömük olmuş bahale.
    572 Gönüllenmek= Küsmek, darılmak, gönül koymak.
    573 Göö:= Göö: Mavi. Ör: Göö Ahmet çok fenaydi valla
    574 Görüm= Görümce
    575 Götün götün Gelmek= Geri Vites,arka Arkaya Gitmek
    576 Göz= Yer altından az miktarda çıkan işme suyu, doğal kaynak suyu
    577 Gözlemek= Bir yerde bir şeyin geçip geçmediğini beklemek.Ör:tren geçtimi gözle?
    578 Gözzek= Sulak ve cayIrlI otlak alan
    579 Gubalanmak= Gubalanmak:rahatsiz Olmak Aşiri Derecede Kaşinmak Yerinde Duramamak.örn:başina Bit Düşmüş Gubalaniyo Yav
    580 Gubalanmak= Kaşınmak
    581 Gubarmak= Gururlanmak , havalanmak,şişmek. Ör:Olum erkek culuk gibi gubarma, inneyi batırırsam, havanı alırım.
    582 Gubur= Bir çeşit hastalık,prostat nevii hastalık...Örn: Gubur goca geliyo len sandelleyi virin altına
    583 Gulagasma= Önemseme
    584 Gulakasma= Önemseme
    585 Gulakcalık= Kulaklık. örn:tekenin hanifiye bi göster gulakcalığı tamir etsin
    586 Gulasma= Kulak vermeme önemsenmeme. Örn: Kele Fadimana Bacıya gulasma, bekbilir o adamı gırmayı, lafınan
    587 Gulgulu= Testinin 1/4 oranında küçük olanı. Küçük çocuklarım taşıması için.
    588 Gulhu= ihlas süresi.örn:gulhu ohumadan mezerin başından ayrılma yavrıım
    589 Gullap= Menteşe
    590 Gullep= Eski yapılardaki kapı yada pencerelerin açılıp kapanmasına yarayan bağlantı demiri
    591 Gullep= Eski yapılardaki kapı yada pencerelerin açılıp kapanmasına yarayan bağlantı demiri
    592 Guma= İkinci eş
    593 Gumgumu= Kayalarda revaçta olan bi çeşit kellenkesti(kertenkele) yapışınca beyaz eşşek sütü içene kadar bırakmazmış
    594 Gumrukmak= Şimarmak
    595 Gunnacı= Hayvanların gebe olma hali. örn:yavrım daş atma yazzık gunnacı kedi yavrım
    596 Gunnamak= Doğurmak
    597 Gupürtü= Apansız aniden gelen sesler. Ör: Ortalığa bi gupürtü çöktü aman yarabbi o neydi gız kele allah mafaza amooov ta çelik gölden beri mauuuvvv
    598 Gurbaa= kurbağa. örn:len göğ gurbaayı kim vuracak
    599 Gurdükmek= Gürültü ,patIrtI yapmak Ör:Kele anam nagadarI basangI usaklarin var boon hic durmadan gurduktüler.
    600 Gurh= Tavukların kuluçkaya yatması.örn:tavıh gurh olmuş bi suya basında kele gıyyıklaması!

  5. #4
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    22.11.2009
    Yaş
    48
    Mesajlar
    303
    Teşekkür
    0
    Teşekkür almış : 0

    Standart

    601 Gurna= Evin odalarındaki dip köşesi
    602 Guruldamak= Ses gelmesi. Ör: Açlıktan garnım gurul gurul ötüyor artık.
    603 Gusgun= Semerin arkasından iki taraflı olarak hazırlanmış kalın ip ,yada bez parçasından oluşan kısım. hayvan yokuş aşağı inerken , semerin kaymasını engeller. hayvanın kuyruk altının az aşağısına denk düşer,Günümüzde arabalarda emniyet kemeri ne kadar önemli ise
    604 Guşane= Büyük kap.örn.guşenede ekmek galmamış paşa bi gopumunan topal sali den getirele
    605 Gutlamak= Karıştırmak. Örn: Ne gutluyon döşşan arasını paramı arıyon len
    606 Guvalmak= Şimarmak
    607 Guzu gursağı= Yeniler bir çeşit mantar
    608 Gücelen= Zor sartlar altında,güclükle Ör:Baa belledikten soona eve gücelen düstüm
    609 Gücük= Şubat
    610 Güççük= Küçük
    611 Güdül= Küçük güveç kabı, köpeklere yem verilen kap
    612 Güğüm= Su taşımak ve ıstmak için kullanılan su kabı
    613 Gül cacığı= kabaktan mamul bi çeşit yemek
    614 Gümpür= Patates
    615 Gümrah= Verimli yer, toprak
    616 Günarşi= Güneşin ısıttığı duva dibi.Örn: Günarşiye geçin bacı üşümeyesiniz.
    617 Gütmek= Takip etmek, sahip olmak. Ör: Küçüklüğüm hayvanları otlaklarda gütmekle geçti desem bübalağa etmiş olmam.
    618 Güvaan= Arı büyüklüğünde olanların adı: GÜVAAN. dehşet ısrırlar.
    619 Güverenti= Sebze ekili yer,yesillik
    620 Habire= Durmadan
    621 Hacana= Ara bulucu işler yapan kadınların başı.örn:aman yavrum gapat şu televizyeni büssürü hacana fink atıyo
    622 Hacet = Alet, edevat
    623 Haft= İçi oyuk ağaç, hayvanların yiyeceklerinin konulduğu yer.
    624 Halazada= Baharda sürülmemiş ekin yerinde ortaya çıkan yeşil otlar. "olum davarı zımaraya (bir yer ismi/ iğdeli çölde ) götür bi halazada çıkmış sorma"
    625 Halbur= Ekini eleyip samandan arındırmak için kullanılan alet
    626 Halık= Hayvanların üzerine binmek için elde dikilmiş semerden daha ince , içerisi yün yada çaput ile dolu mindere benzer. Ör: Köy hayatında halıkların rahatlığını başka şeyde görmek mümkün değil.
    627 Halka= 1- Hamurdan yapılmış simit şeklindeki ekmek. 2- Ekin taşıma sırasında urganı sıkmak amacıyla kullanılan genellikle yuvarlak olan ve kızılcık ağacından yapılan araç
    628 Halleşmek= Birlikte bir yükü götürmek
    629 Hamıt= Atın, eşeğin boynu acımasın diye bez ve muhteviyatından olan parça
    630 Hamirlemek= Denelemek:koyun ekini fazla yediğinde hasta olma durumu sabunlu su içirirler koyuna.örn:davar denelemiş bi sabun getir.
    631 Hamirlemek= Aşırı tahıl yemeden sonra bağırsakların işlevini kaybetmesi sonrası ise malum özellikle davarda çok görülür ve sabunlu su içirilir..Örn: Amovv ben nabim ganları lıkkır lıkkır agacca gaç kombe yidin şimci hamirleyecin
    632 Hamut= At, katır ve eşeklerin araba çekerken, pullukla toprağı işlerken, hayvanın arkadaki yükün ağırlığını boynuna alması ve zarar görmeden taşıması için takılan ön koşum takımı, boyunluk. İçi saz yada ot ile doldurulmuş dışı deri veya keçe ile kaplanmış, hayva
    633 Hana= Halı, kilim dokumak için , dokuma düzeneği.
    634 Hapın= Çaresiz naçar derdine deva olmayan. örn:şoo dipide bi hapın galmaya gör
    635 Haral= Büyük çuval.
    636 Harılak= Şelale . Örn: Çekkellerin harılak eskiden çok hızlı akardı, bizde çocukken çimerdik!
    637 Hasdelik= Hastalık. örn:urfanın hasdeliğide bek avırmış tohtur galsın demiş
    638 Haşin= Sert, gaddar.örn:haşin erkek ne geziyon len
    639 Hatıl= 1 –Çeşmenin akıp doldurduğu küçük havuz. 2 –Hayvanlara saman ve yem dökülen yer
    640 Hatıl= Çeşmelerden akan suların biriktiği uzun havuzlardır. yüksekliği 50-70 cm arasında olup hayvalar rahatlıkla içindeki suyu içerler. hayvanların iyiliğini ve sağlığını düşünenler kırlarda ve meralarda otlatırken suzuz kalınca içsinler diye suyun aktığı yere
    641 Havlı= Evlerin önüne kurulmuş havlu
    642 Hayat= Evlerin ana girişinde, evin önünde yerden biraz yüksekte yer alan ve üstü kapalı olan dinlenme yeri.
    643 Haybeden= Beleş, karşılıksız yapılan iş.Ör: Haybeden para geliyor.
    644 Haybiye= Boşuna. Örn.Haybiye gendine yoruyor bahale
    645 Hayıflanmak= Üzüntülenmak, sıkılmak
    646 Hayrat= Kırsal yörelerde içinde su depolanan üstü kapalı yer.
    647 Heçlenmek= Bozulmak, bir şeyin çöpe atılacak kadar kötü duruma gelmesi
    648 Heder= Düşünmeden yapılan işler dolayısıyla yapılan işin değerinin düşmesi. Ör:Patatesleri nasıl söküyon öyle oğlum, çoğunu kıyarak çıkartın, bunlar hep heder oldu, daha dikkatli söz bari.
    649 Hedik= Mısır veya buydayın kaynamışı
    650 Helik= Küçük taş parçası , inşaat terimi.örn:daşın altına helik koy çavışş
    651 Hendek= Bir YeriN etrafini Sarmak
    652 Herg Etmek= Tarlayı sürmek
    653 Heybe= Eşeklerin sırtına vurulan iki gözlü çantadır. Ortasında eşeğin semerine takılması için delik bulunur.
    654 Hezen= Duvardan duvara atılankalın ağaç
    655 Hıçırık= Giysi...Örn: Gıuyz hıçırık yudun mu buğun tadlılığa gidecam
    656 Hıdırellez= Baharın gelişini müjdeleyen 6 Mayıs
    657 Hınaza= Karsisindakinin yaptigi hicbir isi,sahip olduklarini cekememezlik
    658 Hınç= Öç. Ör:Yaptıkları karşısında hıncımı almayı düşünmüyorum. Cezası kendine yeter zaten.
    659 Hırhız= Hırsız
    660 Hırka= Yelek
    661 Hırt= Daha olgunlaşmamış ,taze genellikle salatalık ve kelek icin kullanılır.Ör:Baadan ıcıh hırt kelek toplanda aaşama yiyelim imi.
    662 Hısda= Hisse pay.örn:babam ölünce benim hısdama yamaçda kavaklık düştü
    663 Hışır= Tahil ürünlerinin sapi
    664 Hızar= Motorlu ağaç kesme makinası
    665 Hiçdınımamak= Umursamamak. örn:yavrım insan bi hicdınır bayrı
    666 Hilarmak= Oyuna hile katmak.örn:bah oğlum sona hilarırsan garışmam bahale
    667 Hincik= Şimdi, hemen manasinda
    668 Hitamı= baştan beri, taa baştan beri. Ör: hitamı bu işin olmayacağı belli idi.
    669 Hiyar= Salatalik
    670 Hokela= Kendini kabadayı niteliğine bürüyen, çok bilmişlik taslayan.
    671 Homukmak= Küsmek. (sanırım karşı cins eşeklerin birbirini görünce çıkardığı sesli hal/durum da bu anlama geliyordu.)
    672 Horageçti= İyi oldu,tam oldu
    673 Horanta = Bir çatı altında yaşayan aile efradı
    674 Hornak= Havuzun, gölün, su akıtılan deliği,
    675 Horoz vakti= Sabahın ilk ışıkları
    676 Horum= Tezeklerin üst üste yığılması ile oluşan kuleye benzeyen şekil.Yonca , korungagibi otların demeti
    677 Hoş geldin= Şehirlerin girişinde kurulan bir tür tak geçit ve şehre gelenlere tanıtıcı levha benzeri gösterişli yapı ağaçörende bi tane mevcut ve site logosunda görebilirsiniz. örn:hoşgeldinin orda motursikletler çarpışmış yav
    678 Hoşbeş= Sohbet. Ör: Eskiden hoşbeş etmek ve dinlemek için köy odalarında toplanılırdı.
    679 Hot= Kalça .örn.hotundan Dutar Seni Atarim Aşşa Bahale Ne Diynek Keskeniyon
    680 Hotlamak= Atlamak, birden ortaya çıkmak, korkutucu durum
    681 Hotturmak= sinirlenmek
    682 Hotur yara= Ciddi sekilde yarali ör:cocugun agzi hotur yara olmus
    683 Hoyuk= Bostan tarlaların içine kuşların gelmemesi için dikilen insana benzeyan bez ve çapurttan yapılan işaretler
    684 Hozan= Ekilmemiş, nadasa bırakılmış tarla
    685 Hökela= Kendini beğenmiş.
    686 Höl= Tavugun altinda birakilan yumurta
    687 Höl= Topragin ekilmesi icin tam uygun zaman Ör:bugdayi ekelim toprak höllü
    688 Höllük= Tavukların yumurta, yumurtlaması için yapılan yer, genelde kümesin içinde olur.
    689 Höörmek= İnek gibi bagirmak
    690 Höpürdetmek= Bir içeceği veya çorba gibi sulu yemekleri garip sesler çıkartırarak içmeye çalışmak
    691 Hörüklemek= Bir kabı iyice doldurmak
    692 Höst= Genelikle öküz ve atların yüremesini sağlamak veya yönünü değiştirmek için söylenen söz.
    693 Höykürmek= Ağlamak.
    694 Hüdüt= Sınır. Ör:daşgaleye varınca saraalın hüdüdü başlar
    695 Hülle= Eskiden bilya misket oynanırken küçük kuyuya hülle denirdi.örn:len niyazi hülleyi görmüyon mu len
    696 Iğşamak= Sallanmak , oynamak, sabit bir cismin zamanla yerinden oynaması.örn:bizim yiğenin dişleri ığşıyomuş yazzık
    697 Ilgamak= Koşmak
    698 Ilıngaç= Bebek uyutma salıncağı.
    699 Irah= Uzak
    700 Irahı= Rakı. örn:ırahıyı içe içe zerhoş olmuş ortaya yığılıp galmış maovv ne olacak kele
    701 Irahmatlık= Irahmatlık:rahmetli ölen kimse için. örn:ırahmatlık gara gocanın bi paltası vardı elinden atmazdı ledami
    702 Irbık= İbrik
    703 Irgalamak= Sallamak , silkelemek
    704 Irgat = Günlükleşerek (keşşikleşme)veya para karşılığı tarlada çalıştırılan işçiler. Ör : Irgatlar olmasaydı burçaklar acaba el ile yolma nasıl biterdi. Gelinler burçak tarlasında kaynanalar ile nasıl da yaka paça olmuşlardır.
    705 Irz= Namus
    706 Ismariç= Sipariş . Ör: Pannı bazarından basmaynan fisdanlık ismariç virecem, goca beş lire virele!
    707 Işgın= Budanan bitginin yeni sürgünü,
    708 Işkın= Baharda üzüm bağlarının dallarının ucunun taze ikenki hali. ekşili bir tadı olup salatanıza lezzet katar.
    709 Izbandut= İri yarı ve güçlü. Ör: Baksana ızbandut gibi, bu adama güçmü yeter
    710 İbdilla= Önce. Ör: "ibdilla gitti işi beceremedi şimdi bize laf atıyor" gibi
    711 İbik= Kanatli hayvanlarin gagasi
    712 İbiklemek= Birbirine laf sokmak. Örn: İçinize yadırgı bir adam gelince ibikliyonuz
    713 İbrih= Testiye benzeyen, testiden küçük su kapları
    714 İçi gıyılmak= Mide ekşimesi.
    715 İdare= İdare lambası
    716 İfrit= Şeytan iblis cin gibi varlıklar için söylenir.örn:gitme oğlum oruya ifrit gaynar orası
    717 İğdiş= Erkekliği alınmış
    718 İğmenmek= Utanmak, çekinmek.
    719 İhi= İşte.
    720 İhicik= İşte
    721 İkrah etmek= Bıkmak, nefret etmek
    722 İlahna= Lahana
    723 İlakadar= İlgilendirme. (Seni ilakadar etmez.)
    724 İlazım= Lazım,Gerekli.(o alet bana şimdi lazım.)
    725 İlenmek= Beddua etmek, birisine kızarak kendi kendine konuşmak
    726 İleze= Pantolonlarda kemerin takıldığı köprüdür. Kemer ilezelerden geçirilir.
    727 İlimanduzu= limon tuzu. örn:göğüş iliman duzunu virele
    728 İlin udunda= Bir kadının ellerde başka bir aileye ait olması ve beyinin emrinde olası. örn:naciye bacıı o nedisin kele o da ilin udunda gelemez bu bayram vaşşş
    729 İlmaber= İkametgah belgesi.örn:hatsenin menderesten ilmaber alacam gene dolmuşla nereye gitmiş yav
    730 İmbal = Kağnı veya çift sürmede hayvanın hızlı gitmesi için dürtlemek için kullanılan uzun deyneğin ucundaki çivi
    731 İnne= iğne
    732 İpdilla= Öncelikle. Örn. İptilla bi abdest al hele.
    733 İptiki= Önceki, bir önceki,bundan önce Ör: İptiki mahsul, daha sonraki yetiştirilen mahsullerden daha verimli ve daha elverişli oluyor
    734 İptilik etmek= Özellikle küçük yaşlardaki çocuklara dönük kullanılır. Bir aile bir başla Aileyi ziyarete gidince çocuğun karnı tok olmasına rağmen yada gerçekten aç olmasından dolayı yiyecek bir şey istediğinde çocuğa verilen cevaptır. "ipdilik etme!"
    735 İreçil= Reçel
    736 İrelde = İleride
    737 İreyis = Reyis
    738 İrikmek= Çocuklar açısından , şimarmak . Ör: "İt irikince dağa kmar yağar"
    739 İrişkin= Yetişkin
    740 İriyhan= Reyhan çiçeği, kokulu
    741 İriyhan = Reyhan
    742 İrlik= Ramazan ayındaki oruç tutmak için gece belirli bir vaktinde yemek için (Sahur vakti) kalkmak. Ör : Altı yaşındaki Nergiz oruç tutmak için hem irliğe kalktı, anne babası ile yemek yedi. Hem de o sabah öğle olmadan orucunu açtı. Çünkü onun için iftar vakt
    743 İrmanı= Ermeni, yafıdı:yahudi, örn.irmanının sıpası bizim elmalığa dalmış yafıdının gunnadığı
    744 İsiran= Hamur yogurma işleminde hamur bezisi tutarken (yaparken), hamuru kesmede kullanılan spatila gibi araç.
    745 iskarbin= Erkeklerin takim elibisenin altina giyinen ayakabi
    746 İstek etmek= Akrabası almanyada olanların alman resmı makamlarınca hazırlanan bır belgeyle bir yakınını almanyaya davet edıp vize işlemini halletmesi gibi sanırım. örn:iskendere istek gondermiş abisi aşır
    747 İşleme= Yine yapılan dantel tarzı işe işleme denir.örn:fatmanın yaptığı işlemede ne gözel bacı
    748 İşlik-mintan= Gömlek
    749 İşmar= İşaret ( Gözle işaret ), vücudun çeşitli organları ile yapılan işaret
    750 İşmar= Vucut dili ile konuşmak. Ör: El eder, naz eder, kaş göz eder işmar eder, naz eder.
    751 İt dirseği= Gözde sivilceye benzer oluşan şişlik.
    752 İtburnu= Kuşburnu bitkisi. Örn:itburnunun içinde gıl bol olur
    753 İtdirsaağ= Gözde çıkan arpacık hastalığı.örn:amoov gozunde itdirsaağ mi çıktı.gözde sivilceye benzer oluşan şişlik
    754 İvez= Küçük sinek
    755 İvmek= Acele etmek.
    756 İyeğ= Törpü . örn:tırpanın ağzını iyeğlemiş
    757 Kab gacah= Mutfak malzemeleri
    758 Kabala= Toptan,hepsini ör:üzümü kabala alsam kaca verirsin
    759 Kabir= Mezar
    760 Kafakağıdı= Nüfus cüzdanı
    761 Kağnı= İki tekerlekli, tekerlekleri tek parça, dingili tekerlekle birlikte dönen öküz arabası:
    762 Kak (Gak): = Meyve kurusu.
    763 Kalbır= Kalbur
    764 Kalesiz= Vurdum duymaz, gamsız
    765 Kamçı= Katır çiftinde katıra yürümesi için vurulan sopa.
    766 Kamgak = Ağaç kabuğu
    767 Kanara= Orda burda yallanan. Başıboş sahipsiz
    768 Kanırtmak= Bükmek. örn:gapiyi Ganirmiş Da Girmiş Hirhiz Bacim
    769 Kapalamak= Kapmak,kapışmak...Örn:uşah püsgurütlü lohumu gapaladı topal fadime elindağ siniyi cömaatin üsdüne dah itti.
    770 Karalanak= Kapıdaki kilidi, sürgülemek, kilitlemek
    771 Karatohum= Sogan tohumu
    772 Karık= Bağ ve bahçelerde sezbe ekimine ayrılan bölüm.
    773 Karpuza= Büyük ve uzun çivi
    774 Karsanbalık= Karışıklık.
    775 Karyola = Yatak
    776 Kasnak= Sofrada sini altına konan yuvarlak elek çerçevesi, dikiş işlerindede kullanılır.Tezek yapaken, fışkı basmada da kullanılır.
    777 Katakülli= Karmakarış işler yapan Ör:Toplumda simsar tipliler yaptıkları işlerini genellikle katakulleye getirirlerki, daha çok karları olsun.
    778 Katık= Genellikle bağ bahçe işlerinde çalışanların azıklarına konulan yiyecekler.ayran, yoğurt, peynir v.s
    779 Kavurga= Buğdayın kavrulmasıyla yapılan bir çeşit çerez.
    780 Kayış= Kemer
    781 Keçeleşmek= Uyuşmak. Ör: Amanın sol tarafım keçeledi, aman goma gız şoo goümde suyu başımdan aşşa bi dök nuzla ne idiririmde sona
    782 Kekre= Ekşimsi, olgunlaşmamış bir tat, ham halde, genelde meyveler açısından kullanılır
    783 Kelami kadim= Kurani kerim..
    784 Kele= Hayret ve şaşkınlık ifadesi. Kelee! yavrum o yemeği tabaga biraz az koysan olmazmıydı, kim yiyicek o kadarını.
    785 Keli= Sebze ekmek icin yapilan karigin tümsek kenari
    786 Kelle= Bir sebze veya canlı başı. Ör: Bir baş soğan getir, salataya doğrayalım.
    787 Kellelenmek= Gurur duymak,cok sevinmek Ör:iremzi emmimin oglu okul birincisi olduydu aman buna bi kellelendi nirdeyse agzı gulahlarına varacadı.
    788 Kellenkesti= Kertenkele
    789 Kemçik= Az yemek yiyen ve zayıf durumda olmak.Ör:Komşu benim inek çok kemçik bu yüzden sütüde az.
    790 Kemçik= Az yiyen, zayıf, avurdu çöken, yarım dudaklı
    791 Kemçirmek= Ağız yük eğmek. Örn: ne kemçiriyor len.
    792 Kemerleşmek= Tartışmak. Ör: One gız One sesimi çıkarmıyom diyi onu bişi belleme bennen kemerleşecane seni irezil urusvay iden gaynıyın garısıyla kemerleş
    793 Ken evelaa= En önce...Örn:Ken evelaa nişan yapılır yazaar nebim ben napim gız evi ne dir möhdeber bacı
    794 Kendilemek= Kin gütmek,icinde kin beslemek. Ör:Aman yavrım bi dırmığı virmedim diyi beni nagadar kendilemissin goca köye malamat ittin obiyarşi keleeee.
    795 Kenef= Tuvalet
    796 Kenger sakızı= Bi çeşit bitkiden mamul sakız suyun içinde satarlardı.ör:kenger sakızı dişlerimi gıcır gıcır yaptı.
    797 Kepelek= Kelebek. örn:ışşığın altında kepelekler birikmiş
    798 Kepermek= Nefes nefese kalmak,ayakta duramayacak kadar asırı yorulmak Ör:Aman guzularim top oynuyacam diyi iyice kepermissiniz sakin ha üstüne bide soguk su icmen soona üstünüzden yirak catlar ölürsünüz
    799 Kepildemek= Kımıldamak, rahat durmamak
    800 Kepir= Verimsiz, İnsanlara uzak, içinde çör çöp gibi yaban otlarının olduğu, yer.
    801 Kerata= Ayakkabı çekeceği. Yaramaz, haylaz çocuk.
    802 Kercine= İnadına. örn.kercine gidiyor karç yapma bana
    803 Kerme= Hayvan gübresi, yakacak olarakta kullanılır
    804 Kerpiç= Saman ve toprak suyla karistirilip kaliba dökülür.Kuruyunca kaliptan cikarilir ev yapiminda kullanilir
    805 Kertik= Yüzey üzerinde yapılan çıkıntılı kısımn.
    806 Kertmek= Bir nesneye oyuk açmak kesici bir aletle iz bırakmak.örn:kavaklıktaa omçaları kertmiş
    807 Kes= Ot, samanı. iri saman
    808 Kesat= Azlık, yokluk
    809 Kese= Kestirme yol
    810 Kesegi= Ateş karıştıran çubuk.
    811 Kesek = Çift sürülmesinden sonra oluşmuş yumru toprak veya parça, dilim
    812 Keskenmek= Birine vurmak için gard almak.örn:ne yumruk keskeniyor len.
    813 Kesmek= Aleyhinde konuşmak,kötülemek Ör:Naapım anam her hızmatını görüyom, genede beni her önüne gelene kesiyo.
    814 Kesmik= Harmanda atılan tınastan kalan ve buyday tanelerin dışında kalan kısım. Ör : Birkaç arkadaş, harmandaki hasılatı paylaşmak için karar vermişler. Tavşan, karınca ve kaplumbağa Demişler kim önce varırsa sırası ile buyday, saman ve kesmik i alacak. Tabiki k
    815 Kessek= Pullukla sürülen tarla içinde oluşan taşa benzeyen büyük toprak parçaları. ayran içerken süzme yoğurdun topaklı kısmı içinde "ayranda kessekli olmuş ha!" deyimi kullanılır
    816 Keşşik= Sıra,nöbet, çetele. Ör: göl keşşiği kimin fadimana bacı.
    817 Keven= Dikensi ve kıraçlarda yetişen bir bitki. Ör: Yuha kmek yaparkan iyi yanar, hadin uşaklar biraz keven gazalım birez.
    818 Keven = Kıraçlarda yetişen dikenli ot, yakacak için kullanılır
    819 Kevenleme= Koyunun ağzında çıkan bir tür hastalık. örn:çebicin ağzı kevenleme olmuş geçende devre ot yimiş kiraz bacı
    820 Kevgir= Makarna ve erişte gibi şeyleri süzmek için kullanılan delikli mutfak kabı.
    821 Keviksinmek= Çok mutlu olmak sevinmek. örn:aşıra 10 lira virdim bi keviksindiki dudakları gulaklarına vardı
    822 Kevş= Keşif. Örn:Yaap goca zabanan güverentiyi kevşe gitti ardında bi kotü zaarnan bide tek gırma varıdı
    823 Kık = Koyunların küçük ve yuvarlak taneler halinde çıkardıkları dışkı
    824 Kımık= Küçücük. Ör: Bir kımık bacağın ile her işe karışma
    825 Kıran= Kuş gribi : Ör :Tavuklarımıza kıran geldi hepsi de öldü, kafayı sallayan gitti.
    826 Kırbızlanmak= Cilvelenmek
    827 Kırışmak= 1-Ayakta dikilmek, 2- Yarı yarıya bölüşmek. Ör: Emek vermeden ele geçirilen malları genellikle kırışırlar.
    828 Kırmızı= Domates
    829 Kızmak= Isınmak
    830 Kızmık= Taşlı topraklı, seçilmemiş buğday
    831 Kile= İki tenekeden oluşan bir tahıl ölçü birimi.
    832 Kiri= Eşek yavrusu
    833 Kiriş= Kavak agacinin cok kalinlasmis hali
    834 Kirman= Küçük çaplı, ağaç yapımı , el ile yün eğirme aleti.
    835 Kirtik= Kullanılan sabundan geri kalan küçük kısım.
    836 Kis= Bir tür toprak çeşidi yöremizde ki toprak genelde kislidir. örn:kisin yüzüne firek dikiyona mma bacım iki gün sona gıranlar girecce telef ider ümmusun bacı
    837 Kisgel-yuhaa= Koyunlara söylenen gütme komutları. örn:hele bahale kissüv gevır malıı
    838 Kişelemek= Tavuk, kaz, ördek gibi kümes hayvanları ile uçucu kuşları kovalamak, bulundukları yerden uzaklaştırmak için söylenen söz.
    839 Kişgirmek= Köpeği yine haylamak gibi daha çok saldır komutu vermek..Örn:valla üsdüne zaarı bi kişgirdimmiydi alır hotundan yire çalar..ahıllı ol imi
    840 Kizirik= Özellikle Kurbanda Hayvanin Yağlarini çikarmak Için Etler Kaşlanir Ve üfak Et Parçaciklari çikar Yemesi Iyi Olur Ama Fazlasi Zarar. örn:kizirik Buvazina Durur Iramazan Az Yi
    841 Kizmek= Çok kibirlenmek şımarmak. Örn: Düğünde abdallar zurnaynan bi ağ gelin çaldılar iyice kizdiler.
    842 Kodes= Cezaevi Ör:Şuç işleyenler için kodes olmasa acaba toplumun hali nice olur ki?
    843 Kohana= Kokmus,eskimis. Örn:Seni kim niylesin get gevur kohana
    844 Kolan-golan= Eşeğin semerine bağlamya yarayan ip
    845 Kombe (kömbe)= Tandırlarda sac içerisinde kapatılarak pişirilen ve kalınca yapılan bir ekmek türü. Diğer zamanlarda yapıldığı gibi şeker bayramında yapılması geleneği yemek kültürünün bir uzantısı olsa gerek. Ör : Kömbe oldumu, başka katığa gerek yok, onun kendi lezzeti
    846 Komeli= Toptan,hepsini Ör: cevizleri komeli aldimda öyle ucuza geldi yadalise ates paası yaninami variliyo
    847 Konak= Saçtaki kepek
    848 Kop= Koş
    849 Koparak= Koşarak
    850 Kora = Kapı kilidinin sürgüsü
    851 Kornek= KarInca yuvasIna denir.
    852 Kornek= Yaz mevsiminde koyunların sıcaktan korunmak için birbirlerinin kuyruklarının altına kafalarını sokarak oluşturdukları 5-10 bazen 50-100 adet koyun grubunu ifade etmek için kullanılır. örnek: davara gene körnek tutturdunuz. şimdi nasıl yürüteceğiz?
    853 Kölemez= Bir yemek çeşidi.
    854 Köme= Öbek , küme.
    855 Köp= Kağnılarda tekerleklerin önünde ve arkasında kalan tahta kısımlar. Ör : Çalışma sonucu akşam eve dönerken yorgun ve argın iken kağnının arka köpüne binerek yolculuk yapmanın zevkini yaşamak ne kadarda ayrıcalıklı yıllardı.Öküzlerin arka ayağı tekere değme
    856 Köprücek= köprücek.antalonun kemeri tutmaya yarayan parçaları.örn:herif köprücen yırtılmış bi dikiyim virele
    857 Körnek= Koyun sürüsünün çok sıcaklarda kafalarını birbirinin gölgesine sokarak, ard arda yürümeleri. Ör: Galip emminin davar sürüsü sıcak çökünce körnek oluşturarak giderlerdi.
    858 Köroğlu= Bazı erkekler hanımına" köroğlu" diye hitap ederler
    859 Körpe= Koyunların yavrularından oluşan, kuzu sürüsü
    860 Körsen= Kör bulanık, az ışık. Örn:Geceynen bı ışşık yanıyodu yamacda körsen körsen
    861 Körük= Eskiden demir ve marongozluk işlerinin yapıldığı iş yeri. açıklama: demirler kömürde ısıtılarak birleştirilir yada şekil verilirdi. Buralarda genellikle at arabası, kağnı, pulluk vb. araç ve gereçlerin üretim ve tamiri yapılırdı. örnek: bu gün körüğe gide
    862 Köslü = Köstebek
    863 Kössa (köseği)= Köz karıştırılan sopa.Ateşi deşelemek için ucu birazda yanık ağaç çubuk. Ör : Kössayi eline geçiren ateşi önüne deşiyor (çekiyor)
    864 Kösüre= Bileği taşı.örn:şu bıçağı bi kösirileyele
    865 Köşger= Ayakkabı tamircisi.örn:camilili köşgerde isgarpinlerim var
    866 Kötelemek= Elindeki bir şeyi atmak fırlatmak
    867 Köynek= Elbisenin içine giyilen giysi (iç gömlek). atlet, iç çamaşır
    868 Kuçkucü= çiğdem kazmaya yarayan ucu sivriltilmiş ağaç parcası.örn:hele bahale gız dişleri kuckucü gibi
    869 Kulek= Ahşap kova. Örn: Kulek kulek indirdiler yazıya canımı
    870 Kunnacı= Kedi,köpek gibi hayvanlarin hamilelik hali
    871 Kurbacık= Bebeklerin başında çıkan ve kan toplayan bi çeşit hastalık hacamat etmeyle kan alınır.örn:sıpanın gafasında gurbacık çıkmış zilfi bacı kim bi cilat vuracak
    872 Kurcalamak= karıştırmak
    873 Kurtmek= Agaclari asiri sekilde keserek veya budayarak hemen hemen hic dal birakmayarak kütüge bezetmek Ör:Oolum ilin aacInI niddin öyle ,goca aacI kurtmek itmissin.
    874 Kurulama= Kurulama= Damlar süpürüldükten sonra içindeki hayvanların ayaklarının kaymaması ve kuruması amacıyla döşemelerin üzerine serpilen çürük saman veya benzeri şeyler
    875 Kutnu= Eskiden kadinlarin giydigi kadife elbis.ellerse çıkan termaya benzeyen yara yada siğil türlerinin ortak adı.
    876 Kuylamak= Toprağın altına saklamak
    877 Kuytu= Gizli yer. Ör: Kuytu yerlerde gezelim, aman kimseler görmesin
    878 Külah= Çocukların başına giydikleri başlık, bere, 2-Bakkalların şeker vb. koydukları kağıt parçasından oluşan şeker kabı.(genelde mevlit şekerleri konur)
    879 Külle= Tandırın rahat yanması için, tandıra uzanan kapalı tünel.
    880 Külüstür= Eskimiş, çok eski anlamıdadır. (ilginçtir, latince kökenli cluster sözcuğünden dilimize girmiş. ingilizcede cluster, hurda anlamında. yöremizde de kullanıldığının şahidiyim)
    881 Kümes= Tavuk, hindi gibi hayvanların barınma yeri.
    882 Kümpür= Patates
    883 Künk= Bir yerden bir yere pis su veya içme suyu taşımak amacıyla kullanılan, kalıp dökülerek yapılan beton boru. Ör: Bizim Ağaçören'in su taşıyan künkleride bayağı bi eskidi
    884 Kürümük= Her hangi bir toprak, çöp veya pislik yığınını kürek veya benzeri şeylerle sıyırmak, atmak
    885 Kürüttürmek= Kakıştırmak, itelemek. Ör: Damın başındaki karı tırmık ile kürüttürdüm.
    886 Küsgüç= Topraktan çiğdem kazıp çıkarmaya yarayanucu sivri sopa.
    887 Küssük= Taş çıkarmak için uzun levye benzeri alet
    888 Lağlanmak= Birini aşağılayarak alay etmek
    889 Lakin= Fakat
    890 Lalanmak= Bir kimseyle alay geçmek
    891 Lapcik= Ayağa giyilen bir çeşit terlik
    892 Lata= Uzun palto
    893 Laylun= Naylon. örn:samanın üstüne laylunu iyi çektiniz mi len ülüzgar uçurmasaydı laylunu daş goyaydınız
    894 Ledami= Öylemi, öyle değilmi
    895 Ledami= Yılın kelimesi
    896 Leeeeee= (Öyle degılmı) anlamını tasıyor. Örnegın: Bız eskıden nasılda alaca üzüm kesmeye gıderdık leeee
    897 Lemi= öylemi. Örn: Söyle bakalım lemi.
    898 Len, leyn= Kadınların kocalarına sesleniş biçimi.
    899 Lingirdemek= Sallanmak
    900 Loda= Yazın yapılan samanları kışın yada ertesi sene kullanmak için, samanın biryer biriktirilerek üzerinin kapatılması ve en nihayetinde üzerinin toprakla örtülmesi ile oluşan ufak tepeciklere benzeyen yapı.

  6. #5
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    22.11.2009
    Yaş
    48
    Mesajlar
    303
    Teşekkür
    0
    Teşekkür almış : 0

    Standart

    901 Log= Silindir biçimli dambaşı düzelticisi
    902 Lohlohu= Boynu uzun kulpsuz testi
    903 Lohurdamak= Suyun kaynarken fokurdaması. örn:gelinn güğümdeki su lohurduyo bi çay demle şimcik baban gelicek yavrım
    904 Lor= Bir peynir çeşidi.
    905 Los= Boşa vurma
    906 Losan= Eksik,noksan. Ör: Yavrım O gelinin ahlı birez losanmı, lafı kimsiye virmiyo kele.
    907 Löküs= Küçük bütan tüplerin başına takılan lamba, daha öncesinde löküs ocaklarıda mevcuttu
    908 Lön lön= Şişmanlar içn söylenir.
    909 Löpürdetmek= Höpürdetmek çayı çorbayı içerken sesli biçimde rahatsız edici bir şekilde içmek. Ör: Gaç defa diyecam sana yav çayı içerken löpürdetme diye allasan insanın içini galdırıyon yav, amovvv git yav.
    910 Lüle= Çeşmenin su akan yeri.örn:çişmenin lülesine eşşeğın ağzı dağmasin
    911 Maacir= Muhacir, göçmen. Örn: Deden köye maacir gelmiş guzum
    912 Maarim= Meger. Ör:Maarim dünaan şaarden gelmişde kimsenin habarı yoh
    913 Mabin (mabeyn)= Oda kapılarının ve giriş kapısının açıldığı koridor
    914 Mağrimse= Meğerse. Ör : mağrimse oğ3lanı everecekmiş.
    915 Mahana= Gerekçe,bahane. örn:nebim Anca Bekçiye Mahana Buluyo Ben Yaymadim Diyo Nevaleyi
    916 Mahdum= Evlat,cocuk (Epeyce eski bir kelime babalarımız dedelerimiz zamanında çok kullanılırmış) Ör:Yanında torunmu Hacı aga? -Yoh yav bizim mahdum soonadan oldu.
    917 Mahle= Mahalle. örn:aşşa mahleden bi duman var ya hayırdır inşallah
    918 Mahna= Bahane
    919 Mal, maş= Büyükbas,kücükbas hayvan
    920 Mala= Uzunca bir sopanın ucuna caput topuz gibi baglanır ve gölün akmaması icin hornagının gözüne sokulur.Ör:Gölü baglarhan malayı cekmyi unutma
    921 Malamat= Rezil rüzvay,perişan .örn:gendini Malamat Idiyo Kezzi Baci Anca
    922 Mangır= Para
    923 Manik= Ppara
    924 Mantı = Sapı kırık bıçak
    925 Maovv= Şasırma ünlemi. Örn:Maovv bullaşığı yıhamadınız mı daha gırannar girecce
    926 Maraz= Ruhi hastalık
    927 Marrot= Kes sesini! Anlamında. kızma ünlemi . örn:marroot gebermiyeççe
    928 Mas mas= Elinden is gelmeyen ,eli agir
    929 Maset= Sayet,madem Ör: Kele selfinaz bacı maset zöhre bacı gile gidacadinde bana niye habar virmedin ,ha bende bi gecmis olsun dirdim navardı sanki
    930 Masıra = SalatalIgIn tam büyümemis cok kücük taze hali Ör:AslanIm onnarI yolman onnar daa masIra üc dört gun daa beklen
    931 Masil= Mahsül
    932 Masimek= Ciddiye almak Ör:Konusan adami kimse masimiye almadi.
    933 Maşarlapa= Meşale. Örn: Garagol çavışı cümhüriyet bayramında esgarınan dolaştı koyü esgarın elinde maşarlapa varıdı
    934 Mayıs= Hayvan dışkısı
    935 Mayış= Maaş . örn:fazlı goca mayişi almış mı bi sorele hele
    936 Mayışmak= Uyuşuk olma hali
    937 Mazarrat= Zararli,zarari dokunan,yaramaz
    938 Meccanen= Bedava
    939 Mecel= Güç takat. örn:nezaket bacı ızıcık mecelim olsa valla gidecam tohtura yav
    940 Mele = Saklambaç oyununda ebenın durduğu ve sobelenecek hedef.örn:memmet meleyi karanlıkta şaşırdı
    941 Melengeç= Hediğin içine katılan bir nevi yabani yemiş. Ör:hediğin melengicini fazla katma acı olur
    942 Menevşe= Menekşe çiçeği.örn:bağdan deste deste menevşe topladım bide gözel kohuyoki bacım
    943 Mero= Köy çeşmelerinde suyu taksim eden görevli .Örn: ağpınarda kim mero bu gün.
    944 Mesgıç= Kirli ayak.Örn: Mesgıç ayağını bi yıhasana
    945 Meslastik= içine mesle giyilen bir tür lastik ayakkabı. örn:ısak gocanın meslastiği bagda düşmüş
    946 Meşakkat= Zorluk, sıkıntı, eza ve cefa. Ör: Meşakkatların karşısında dimdik ayakta kalma çabası göstermeyenler,gayri iytiyari hayatın pençesinde parçalanmaya ve yok olmaya doğru giden bir yola girmişlerdir
    947 Meymenat= Sevimlilik.
    948 Meymenetsiz= Orantısız hareket etmek, aldırış etmemek, Mıymıntı, üşengeç. Ör: Meymenetsizlik yapma elindeki işi çabuk bitir.
    949 Mığırdiç= Sıska adam gibi
    950 Mıh,karpuza= Büyük ve uzun civi
    951 Mıhaat olma= Sahip olma
    952 Mılla= Molla anlamında. örn:mıllanın oğlan fırına girmiş eve 5 ekmek alıyomuş yav
    953 Mındar= Eti Yenmeyen Hayvanlar Için Mesela Eşek At Katir Vs.örn:şoo Mindar Ne Kohuyo Yav
    954 Mındar= 1-Leş ; davar, sığır, deve ve her türlü kümes ve av hayvanının her hangi bir nedenle kesilmeden ölmesi ki, bunların etleri kesinlikle yenmez. Hangi hayvan olursa olsun, besmele çekilip boğazı tam kesilmeden eti dinimizce haramdır. Mındardır ve yenmez. Av
    955 Mırıl-mırık = Çamur gibi olma, erime, ezilme.
    956 Mısa= Musa
    957 Mışırıklı= Karmakarışık , problemli işler Ör:Yaşı benzemesin Tenzile Bacı bizim güccük oğlanın işleri aynı adı gonan gibi hep mışırıklı.
    958 Mıymıntı= Uyuşuk, beceriksiz
    959 Midaresiz= Kilmseye eyvallahı olmayan, gözü tok.Kimseden yardım beklemeyen.
    960 Mil= Şiş
    961 Milangaz= Aslında bir gaz şirketi ismi ama marka sonradan sektöre adını vermiş ve şimdiki tabirle ankastre ocak eskiden milangazdı. örn:-gıyyyz milangazın üstünde süt var mıhaat ol daşırma oldumu. -ana süt daştı yav. -örenler galacca bi süde mıhaat olamadınmı kele
    962 Minafik= Laf Taşiyan Goğ Yapan.örn:gene Minafiklar Toplanmiş Bahale
    963 Mismil= Eti Yenen Hayvanlar Için Söylenir Mesela Koyun Keçi Inek Vs.örn:tosgabanin Eti Yinirmi Yav Mindardir Mismil Olanördektir Yav
    964 Mitil= Yorganın iç kısmında kullanılan bez.
    965 Motur= Traktör
    966 Möhlüz= İflas etmiş hiç bir şeyi olmayan fakir. örn:sen möhlüssün diye gız virmediler
    967 Muallim= Öğretmen
    968 Mudare (müdareten): = İdareten geçici gibi duran
    969 Muhanetlik etmek= İşe yaramaz, yapabileçeği bir işi yapmamak.
    970 Muhat== Sahip olmak, göz kulak olmak (mukayyet)
    971 Murat== İstek, dilek
    972 Müdare= Muhtaç olma
    973 Müsrüf= Çok hesapsiz para harcayan,elindekini har vurup harman savuran Ör:Hacca bacI go yapmak gibi olmasin amma senin su gelin cok müsrüf, ne halli gazanIlIyo anam.
    974 Müzümsüz= Dengesiz, patavatsız.
    975 Naçar= Gariban , fakir
    976 Nafaat= Ne zaman. Ör:Gelin sen nafaat geldin hele bi soluhlan.
    977 Nahır= İnek sürüsü
    978 Nalik= Naylon terlik
    979 Nalin= Takunya
    980 Natıra= Yaratılış karakter ırs. Örn: Senin natınanmı bozulmuş, hareketlerin çok bozulmuş.
    981 Neazimek= Ne yapmak,ne gezmek Ör:Oglum dünaan gazelide neaziyodun gölmü goyurdun
    982 Nebim= Bilmem
    983 Nebiyim= Bilemem
    984 Neceste= Bilmem kim kişi gibi.örn:kimmiş necesteymiş bu davulcu uşak.
    985 Nemi= Öylemiii, lemi
    986 Neşşalsin= Nasılsın
    987 Nevale= Sebze meyve. örn:fadımana bacı nevaleyı hep koslü yemiş
    988 Neyittin= Naptın yani bir işi yapabildim mi işini gördün mü? anlamında soru sormak
    989 Niyniyeciyin= Ne yapacaksın
    990 Niyniyim= Ne yapayım
    991 Nöörüyon= Nasılsın, ne yapıyorsun.
    992 Nüzül= Felç
    993 Obıyaşi= Bi olayın ayıp olduğunu ima eden meşhur ve güzel sözümüz
    994 Obuyaşı (en çok kullanılan kelime)= Kelimenin kökü obaya karşıdır. deyim olarak kullanılır. yapılan eylemi ayıplama ifadesidir. kaynak: Resul Yıldız/Doç. Dr. kelimenin kökü "şor atan" şor tuz demek. damlardaki suyun temele inmemesi için taş yada tenekeden yapılan akaktır. Kaynak: Doç.Dr.
    995 Ocak= Ev, hane. ellerde çıkan siğilleri / koslü gibi hastalıkları dua eşliğinde iğne ile çizen kişi.
    996 Ofaat= O Vakit
    997 Ofus= Toprak mahsulleri ofisi nin hububat alma kabul yeri. örn:hacı avşarların aliıhsan ofusun yirini virdi yav
    998 Ohla= Oklava. örn:şoo ohlayı görüyonnu sırtında gırarım dölek söyle memmediminlerin ekinini kim yaydı diyom sana
    999 Ohra= Bakımsız,zayıf ineklerin sırtında cogu zaman bircok şişlikler oluşur, bu oluşan şişliklerin icinde büyükce kurtcuklar oluşur şişlikler sıkıldığı zaman kocaman kurtcuklar çıkar bu kurtcuga ohra denir. Ör:Iraz bacım şu bizim inaan sırtındraki ohrayı bi
    1000 Ok = Kağnının ön ucu, ön kısmı.
    1001 Okka = Dört urupladan oluşan bir ölçü birimi.
    1002 Oklava= Oklava, yufka açmaya yarayan odundan yapılan alet
    1003 Okuntu= davetişe. dun irfan dan okuntu geldı
    1004 Olçum= Yapıp yapamayacağından emin olmasada o işi yapacak mış gibi görünmek, ben yaparım ederim demek. "olçumlanıyordun nol du? öyle olçum olçum konuşma."
    1005 Olçumlanmak= Yapıp yapamayacağından emin olmasada o işi yapacak mış gibi görünmek, ben yaparım ederim demek. "olçumlanıyordun nol du? öyle olçum olçum konuşma."
    1006 Omuz= Omuz.
    1007 Onca= O kadar. Olanca
    1008 Oookişş= Büyükbaş hayvanlara söylenir. Ör: kiş hele bahale nerey gidiyo
    1009 Ossun= Olsun
    1010 Oyuncigi etmek= Oyuncak ettin-harcamak
    1011 Oyunçak etmek= Bi şeyi cıvıtmak ve onu dile düşürmek. örn :kele elindeki omçayı ne oyunçak ediyon
    1012 Ödünç= ödünç şartlı borç. örn:zahir emmine git bi pakit birinci bi pakit maltepe al öndüç vir
    1013 Ölçü Birimleri= Bi motur---iki el arabası----üç gağnı---- beş habe-----bi şelek---beş çinik--- sekiz ölçek--yedi kile-----uç teneke-----altı kurek----klum gadar---barnak kadar----eşşek gadar----beş adam boyu--beş sepet----altı filcan
    1014 Örklemek= Bir kazığa veya yere çakılan kazığa ip marifeti ile herhangi bir hayvanı bağlamak. Ör: Bağ bahça işlerine gidenler, Hasrettin Hoca hesabı eşeklerini örklerler.
    1015 Örme= Büyükbas hayvanlari baglamak icin örülmüs kalin ip Ör:MIrtaza emmi horlanda inaniz erkek bIzalamis örmesi boklu olsun.
    1016 Örselemek= Hırpalamak
    1017 Öteberi= Esya;arac,gerec.Adını tek tek sayamadığı durumlarda çeşitli cisimleri ifade etmeye yarayan bir söz. Ör: Pazardan öteberi aldım
    1018 Ötüyün= Geçen gün
    1019 Öykenmek= Birisinin konuşmasını taklit etmek
    1020 Özek= Traktörün arkasındaki bir delikten vagonu bağlamaya yarayan aparatttaki kısa demir parça.örn:özeği geçirdinmmi garı.
    1021 Özeme= Ayran
    1022 Özemek= İçilir kıvama getirmek.(ayran özemek)
    1023 Özzek= Sulu çayır, mera
    1024 Palan= Eşeğin sırtına vurulan semeri bağlamak için kalın bez
    1025 Palaz= Bez
    1026 Palıt= Palamut
    1027 Pali= küçük süslü köpekler için söylenir genelde köpeğin etiketi olur.örn:şoo ganere paliyi bi hiç dınıyın yavrum uşaağ parçalıyacak yav
    1028 Pali= Sevimli köpek
    1029 Pantul= Pantolon
    1030 Papuç= ayakkabı
    1031 Parpılama= Hafifçe vurarak döğme.
    1032 Patlak= 1: mısırın yağla tavada pişirilmiş hali. yani sinemaya giderken yenilen pop corn ların bizdeki adı. 2: patlak aynı zamanda pilastik küplerin adıdır. ağzı geniştir. içine turşu kurulabilir yada pekmez konulabilir.
    1033 Patse= Patates
    1034 Pavhırmak= Püskürmdk. Ör:Sobayı üfürürken bi pavhırdı kirpiğimi yahdı
    1035 Payam= Taze badem meyvesi çağlada denir. örn:urhuya bibi birez payam virele bizim gelin aşyiriyo
    1036 Pece= Pencere. Örn: peceye kuş kondu.
    1037 Pelepüsür= Üstü başı dağınık, pejmurde giyimli
    1038 Pelize= Yag,pekmez ve unun karistirilip pisirilmesiyle yapilan enfes bir yemek
    1039 Perçem= Saçın her iki tarafı kesildikten sonra üst kısımda bırakılan püskül, kakül
    1040 Pers= Baharda yerlerin hafif nemli olduğu dönemde imbal benzeri sivri uçlu bir nesneyle oynanan dart oyununun prototipidir.Örn:Çamır var uşak dışarda haydı pers oynayalım.
    1041 Perselemek= Taze sebzelerin yagda hafifden suyunu koymadan önce pisirilmesi Ör:Kah avrat boon baldircannan biber perselede yiyelim yanInada samIrsaklI yoordu unutma ha:Taze sebzelerin yagda hafifden suyunu koymadan önce pisirilmesi Ör:Kah avrat boon baldircannan bibe
    1042 Peşkir= Havlu, Banyo Havlusu (Peşkiri Virele)
    1043 Pezzik= Pancarın pürcüne denir.
    1044 Pırtı= Kumaş parçası
    1045 Pısgırmak= Hapşurmak. Ör:Pısgırıp durma garşımda için dışına çıkacak
    1046 Pısmak= Sinmek
    1047 Pin= Yere eşilmiş kuyudan geniş kuzu yatağı.
    1048 Pindir= Peynir
    1049 Pirelenmek= Şüphelenmek
    1050 Pirket= Briket yapı malzemesi..Örn:muhsün goca hayatın pirketini guru guruya gaymış suvağda tapır tapır dökülmüş
    1051 Pisik= Kedi
    1052 Pisipisile= Kediye çağır anlamında.örn:yavrım kediye pisipisilede önüne iki tike et at
    1053 Pislenmek= Yüzü kızarmak. Örn: Ama Ümüş Bacım arhamdan lağlanıp duruyon insan birez pislenir yav
    1054 Piyale= Cam çay bardağı.Örn:Gene nirden geliyon billur piyalelim
    1055 Piyaz= pıyaz. Piyes temsili oyun.örn:düğünde uşak bi pıyaz virdi amma aşır goca nasıl olmuş yav
    1056 Potin= Bot ayakkabı
    1057 Poytmak= Ürkmek
    1058 Pöçük= Kalça
    1059 Puhara= Soba bacası
    1060 Pürçüklü= Pürçüklü = Havuş (pürçekli)
    1061 Pürüşük= Buruşuk
    1062 Püsgürüt= Büsküvi .örn:topal saliden püsgürüt aldım
    1063 Püsgürütlu lohum= Nişan merasimlerinin vazgeçilmez çerezi iki bisküvi arasında lokum sıkıştırılıp yenirdi bazen çocukların arasına dalınca vede çocuklar isteyipte alamayınca tepsinin altından bi yumruk dah edilir(atılır)ve her taraf bembeyaz pudra şekeri olurdu. örn:silimi
    1064 Rahle= Hocaların camide üzerinde ders verdikleri çapraz şekilde iki tahtadan yapılmış küçük masa
    1065 Rahmet = Yağmur
    1066 Saarmek= Vücudun herhangi bir yerinde tenin istem disi titremesi Ör:Emmi gözün saariyo
    1067 Saartmek= Binek hayvanlara binerek gezmek kosturmak.çıntık:çifte atmak.örn:koyün sıpalarından barısınan, mullu essek saartirken essek barışın gozune çıntık atmış
    1068 Saçgı= Soba ve tandir altina tutusturmak ve yakmak icin atilan hisir,saman vegazel gibi yakacaga denir
    1069 Sadar= Kağnıya dikilen uzun ağaçlar. Ör:kağnının sadarı kırılmış.
    1070 Sadar= Sap taşınırken römork (kalaser) un kenarlarına takılan ağaç direklere denir.
    1071 Sadirazem= Bir tür lokum: örn:yaabın dükkana sadrezem var mı
    1072 Safsata= Anlaşılmaz, vurdumduymaz, tınlamaz
    1073 Sahan= İçinde yemek ısıtılan veya yumurta gibi şeyler pişirilen, derinliği az olan metal kap.
    1074 Sahıldamah= Ani refleksle yüzün saklanması, sakınmak. Ör:ıBahale Irıfgı eşşa düvacam diyi hayvan iyce sahıldah olmuş, yazzıh agzı yoh dili yoh hayvanın yirin altını unutma bah.
    1075 Sakırga= Kene Ör:Get öte kele batacca sakırga gibi yapıştın.
    1076 Sal = Romorkun üstüne konulup hışır yüklenen teşkilat.ör: saldan hışır düştü.
    1077 Salaca= Cenazenin taşındığı seyyar sedye.örn:rahmetliyi salacaya koydular
    1078 Salgarıya= Üstünkörü, dikkatsizce,rastgele. Ör: Salgarıya iş yapanların işleride genelde karman çorman olur.
    1079 Sallanbarak= Salıngaç
    1080 Sallömen cacığı= Cacıktan yapılmış (pezzik) bir yemek. Bizim orda hep anlatılırdı. Tırpanla ekin işlenirken, isim vermiyeceğim. Çiftçi tırpanla tarlada ekin işlermiş. Abılada her gün sallömen cacığı getirirmiş. Bu yemekten bıkmış iyice. Bir kaç gün böyle. Sonun da bir gün
    1081 Salma= Aynı köyün halkının yararına olan bir şey için köy heyetinin her kişi için belirlediği ve topladığı para
    1082 Salma= Buyday sapı doldurup taşımak için kullanılır.
    1083 Samıtmak= Hareketsiz ve herhangi bir iş yapmadan beklemek. Ör:Karınlarını doyuran veya yorulan hayvanlar dinlenmek maksadı ile olduğu yerde samıtırlar.
    1084 Sap atmak= Saman sürerken ekinin sap kısmını veya tamamını patoza atmak.
    1085 Sapa= Ters uygunsuz. örn:sizin bağın yolu bek sapa haçça bacı varılmıyo yav
    1086 Sapa yol= Dolambaçlı ve mesafeyi uzatan yol. örn:kilise özüne o yoldan gidilirmi yav orası sapa düşer kele
    1087 Sası= İnsanın ağzını kamaştıran kekremsi tat.
    1088 Sası sası kokmak= Çok kötü şekilde kokmak.örn:amovv sası sası kokuyor ahır
    1089 Satar= IsIrgan bir böcek Ör:Sataklar sokasIca yüzünü yIkamadan gene yimaan basIna oturdu.olum bizim dilmit üzümlü bag varya orda evran gördüm sakin oriya varman. (Rivayetmi gercekmi tam bimiyorum bilen varsa yazsin ne dersiniz gurbetci ve aleycik kardesler)
    1090 Savak= Kıt akıllı .Örn. Bazı yirlerin savaklarıyla gavakları ünlüdür
    1091 Savat= Surat. Örn: Amovv Meliha Bacı savadını bi salladı gelin valla napacam bu gelinnen bilemiyom
    1092 Savuşmak= Köşeyi dönüp kaçmak
    1093 Sayrı= Hastalık ,ezginlik. örn:ne var ne yok hasta sayrı var mı
    1094 Sehim= Pay, hisse.Payına düşen. Ör: Ali'nin sehmine dokuz ceviz düştü.
    1095 Seki= Ev Önünde oturulacak yüksekçe yer
    1096 Seklem= Çuval
    1097 Seklem= Genellikle tahil doldurulan büyük,saglam ,kalın pamuk ipliginden örülmüs cuvala denir.Ör:ülen hidavirdi yiye yiye seklem cuvalina dönmüssün
    1098 Sela= Cuma günü ve cenaze de minareden okunan bir çeşit islami adet usul.örn:durunele kele sela ohunuyo kim ölmüş yav
    1099 Semer= Binek hayvanlarına binildiğinde oturmak için tasarlanmıştır. Ör: Semerle hayvan üzerinde gitmek lükstür.
    1100 Semer gaşı= Eşek semerinin ön tarafında X şeklinde çatılarak yapılmış semerin bir parçası
    1101 Sergi= Hasır eya kilimlerin yere serilmesi ile üstünde zahra kurutulması
    1102 Sest= Çocuklar ağlayınca söylenen söz marrat daha bi kızgınlıkta söylenirdi.örn:gevır gıranı sest otur oturduğun yirde kele altından sumu kaynıyo yav
    1103 Seyip= Sahipsiz, Başıboş Ör:Sonbaharda hayvanları kırlara seyip bırakıyorlar
    1104 Sıçan= Dörtgen ve dört eşit parçaya bölünmüş üç taş ve üç cam kırığından oynanan bir çeşit oyun. Örn: Pakize gıyz haydı sıçan oynuyalım, ben ineğ örkledim bahçaya
    1105 Sınamak= Denemek. örn:aklısıra beni deniyo şona bahale
    1106 Sındı= Makas
    1107 Sındırmak= Bazı yemekleri suda haşlamak. Yapraklı sebzelerin bazıları sındırmadan hiç pişirilirmi? Lahana gibi.
    1108 Sınık= Kemik
    1109 Sınıkcı= Kırıkçı , çıkıkçı
    1110 Sırhıtmak= Damzırmak gibi çok az mıktarda vermek koymak...Örn:git öte ne yüzünü sırhıdıyon özümü ömrümü aldın goca bu gapıya geldim geleli surat sallıyon gevır ömür alıcısı
    1111 Sırık= Köy hayatında çeşitli işlerde kullanılan, değişik uzunluklarda ağaç. Öromates ve fasülyelere sırık dikince daha çok mahsul alınıyor
    1112 Sırım= İnce ince dilinmiş et veya deri ip
    1113 Sırımak= Genelde yorgan döşek gibi eşyaları büyük iğnelerle dikmek.örn:aman sultan bacı oğlanın düğünunde bi gat yorgan sırıdım kor gozumnen genede yaranamadım bacım ne gelıne ne oglana allah bılsın bacım
    1114 Sıytarmak= Bıyık altından gülmek gibi. örn:ne sıytarıyon bodus
    1115 Sızgıt= Et kuyruk yagsiyla kavrulur sonra bir kaba dökülür ve donmasI belenir ve buz dolabina konur.istenildigi vakit kapdan bir miktar cikarilir birazcik IsItIlIr ve afiyetle yemeye hazir olur.En cok kurban bayramlarinda cokca yapilir.Bu biraz eski kelimeleri ya
    1116 Sızgıt= Etin kavrularak kışın yenmek maksadıyla teneke veya küplerde saklanması
    1117 Sızgıt= Yağlı koyun etinin pişirip yağı ile donması ile oluşan yiyecek. kışa saklamak için tuzda katılır ve çöleklere basılırdı.
    1118 Sifli= Eli yüzü kirli elinden bi iş gelmeyen.Ör: sifli ne giziyon
    1119 Siftah= İlk
    1120 Sikorta = Aslı skoda pikaptır yanı kamyonettır.örn:sikortaya nevaleyi yüklemiş
    1121 Sille= Tokat
    1122 Simsar= Komisyoncu
    1123 Sini= Yemek yenilen büyükçe tepsi
    1124 Sinmek= Saklanmak, gizlenmek
    1125 Sirke= Sactaki bit ör:ülen oglum kafan sirkeynen dolmus
    1126 Sirken= Yöremizde en cok tarlalar sürüldükten sonra cIkan uzunca bir ot türü Ör:Fadimana bibi ehmet emmim gelince söylede bizim tarlıya bi capa ceksin tarlayı sirken almıs vurmus yav
    1127 Siyhal= Düzlük yastılık.örn:şoo siyhal daşı virele
    1128 Soba dirsa= Boyun kısmı boğumlu olanlara söylenir
    1129 Sogukkuyu= Kara lastikden yapIlan yazIn yakan ,kIsInsa donduran yIllar gecmesine ragmen güncelligini kaybetmeyen her keseye uygun ayakkabiya denir. Belkide hicbir ayakkabi modeli bukadar uzun aykta durmayi basaramamistir
    1130 Soguklanmak= Serinlemek. Ör: Haydı gızım bi ayran elette soguklansınlar yazzık ahşama gadar güneşin annacında çalıştılar.
    1131 Soğla= Su cikarmak icin vurulan derin ve uzun sondaj
    1132 Sohranmak(ilenmek)= Sohranmak(ilenmek):kendi Kendine Söylenmek Mirin Kirin Etmek Memnuyiyetsizliğe Biçare Söylenmek. örn:yörüü Sohranip Durma Annacimda Sana Bissaal Pahla Sulanacak Diyosam Sulayacin Tamammi Len
    1133 Sohum= Lokma, banak
    1134 Sohurdanmak= İlenmek, kendi kendine bir şeyler için kızarak söylenmek
    1135 Sokak= Koridor
    1136 Soku= Oyuk taş içinde, tokmakla bulgur dövme yeri.
    1137 Sokum= Yufka ile alınan lokma
    1138 Soluklanmak= Dinlenmek.
    1139 Somya= Oturmak ve yatmak icindir.Agac ve demirden yapılır. Yerden yüksekce günümüzün kanepe islevini görür.Ör:Loooo somyada yatan sana diyom kah hadi bag beline gidiyoh
    1140 Soyha= Kötü, ugursuz, kem; alçak, adi.
    1141 Söbelek= Bebek kundağı
    1142 Söbelek= Kundak bebekleri sarmak için bi çeşit kumaş eskiden bebeklerin altı pişik olmasın diye(pudra nerde kolanyalı melhem nerde) söbeleğe yatırmadan kum gızdırıp (ısıtıp) oyle sararlardı memleketımın çareleri. örn:barnak gadar sıpayı bi söbelağa saramadın garı
    1143 Suluk= Odanın köşesinde abdest alınan yer
    1144 Sumsuk = Yumruk
    1145 Susa= Asfalt yol
    1146 Suurü= Sivri Ör:Usak kuskücün ucunu iyi suurüldün yadalise cigdemi zor cikardirsiniz aanadınızmı
    1147 Suvak= Sıva. Ör:AsIr emmi ne bicim suvak yapdin yav evin arkasinin suvasI tapIr tapır döküldü
    1148 Suvan = Soğan
    1149 Suvanlama= soğanlı salçalı yemek
    1150 Südoyacak= Sütü, yoğurt yapmak amacı ile sütü mayalamakta kullanılan az miktar da yoğurt. Ör: Komşu şu sütü mayalamak (çalmak) için azıcık yourt virele.
    1151 Sülempe = Bolca, çokça . Ör: Yavrum çok bulunca parayla sülempemi oynanır, başka zaman lazım olmazmı hiç.
    1152 Sümük= Halı, kilim dokunurken, dokundukça sarılan kısım.
    1153 Sünepe= Mızmız, yavaş
    1154 Sürtmek= Kendinden küçük olanlar için şaka yollu avara (avere-boş vermiş) avara gezenler için kullanılır. "siz ne ne sürtüyonuz burda evde babanız bekliyor"
    1155 Süve= Kapının duvara monte edildiği yer
    1156 Süyüm= Baş parmakla işaret parmağı arasındaki mesafe. örn: Kele süyümünen viriyon birez goy
    1157 Süzmek= Birine dikkatli dikkat li bakmak. "hayır mı gene süzüyon!"
    1158 Süzünmek= Ayakta durmak, beklemek, herhangi bir iş yapmamak, konuşmamak. Ör: Gelinler düğün esnasında genelikle etrafta olup bitenleri süzerken, kendileride süzünürler.
    1159 Şahbaz= Atik,hızlı,çabuk Ör:Yaşı benzemesin aynı dedesine cekmiş,O'da ayagına pek şahbazdı.
    1160 Şahımak= Ünlemek seslenmek şen şakrak bağırmak. Örn: Şahıyıp dalında bülbüller öter efendiiiiim aman
    1161 Şahman buğda= Bir çeşit buğday cinsi kahverengimsi olur ve özlü olur kolay mayalanır.örn:gamberin ekini şahman buğdaymış dönümünden ipiy çıkar
    1162 Şahmaran= Yilanlarin basI , anaci(Buda bir rivayetmi gercekmi.bunuda tam bilmiyorum.kimisi evet var diyor kimisi yok diyor
    1163 Şak= Yarim şaklamak Yarim Yarim Doğramak.örn:girmiziyi şahlayip üstünede Duzu üfeledin Mi Bah O Zaman Dadina
    1164 Şalak= Henüz olgunlaşmamış ham kavun karpuz, çıplak.
    1165 Şaplak= Avuç içi ile vurulan tokat
    1166 Şeddeli konuşmak= Bir lafı çarptırarak konuşmak özellikle.örn:gene şeddeli gonuşma allasan kele
    1167 Şelek= Destelenmiş , bağlanmış
    1168 Şepildek= Islanmış, berbat görüntü
    1169 Şerbet= Nişan merasimi.örn:emmolunun şerbeti var yav çeyrek dahmah ilazim yarın oda bize gelir
    1170 Şıltah= Gürültü,çığlık Ör: Ha bi ses ocaga batacca şılltağından köyü başımıza yığdın.
    1171 Şıvgı= Ince Yaş cubuk Büyüklerimiz bizler kücükken siz hic ŞIVGIN tadini bilyomusunuz size simdi bi girisirsem diye korkuturlardi.yani sizi evire cevire ince cubukla döverim anlaminda
    1172 Şikar bişiy= Az olan veya az olduğu için kiymetli olan. Ör: Benim tabama yimaa ne kadar şikar koydun, halbiysam daha kazanda bir sürü var.
    1173 Şincik= Şimdi
    1174 Şira hane= Üzümün suyunun çıkartılarak, pekmez yapmaya hazırlanan yer
    1175 Şirahna= Şira hane . üzümlerin suyunu çıkarmak için yapılan yapı.
    1176 Şirfitli= Eli,yüzü kirli,şireli Ör:Adama benzemedik şirfitli al şu bi galıp sabunuda yıkan il soona ne dir
    1177 Şirrahimek= Şımarmak. Ör:Huyu batsın gozelcenin milleti gördümü böyle şirrahir.
    1178 Şişek= Bir yaşını doldurmuş kuzu
    1179 Şitengeç= Şimaran,simarik
    1180 Şivemek= Övmek. Ör: Çocukları şivemesen, doğru dürüst yumuş buyuramazsın.
    1181 Şiytenmek= Şimarmak
    1182 Şorak= İçilmesi hoş olmayan su , tuzlu olan
    1183 Şorhut= Uykudan Kalkinca Ağizda Ve Gözde Biriken çabak Ve Ağiz Sivisi.örn:yüzünü Bi Yihada Sufraya Otur Elin Yüzün Hep şorhut
    1184 Şuncaaz= Küçüçük ,* Ör:Az Şuncaaz şey için o para istemek çok
    1185 Tabiyet= Huy,karakter. Ör: Get öte kele Zennure bacı ne kötü tabiyetli hısımın var, boyu devrilecce bi aa bürgülü görse boynu gırılıyo bahacam diyi.
    1186 Tahta= Sebze ekilen karıkların düzenli sırası
    1187 Taka= Kerpiç duvarlarda çıra, gaz lambası, su ibriği konulan küçük dolap.
    1188 Takım= Pipo ve ağızlık
    1189 Talaz= Tozlu rüzgar
    1190 Talebe= Öğrenci
    1191 Taman= Hatırlasana .Örn:Ülen taman ben sana goca gözzeğen orada virdiydim zikkeyi
    1192 Tapan= T Şeklindeki tarlaladaki kessekleri ezen tarım aracı. Ör: Tapanı goş(tak) motura
    1193 Tapla= Tabak
    1194 Tat= Dilsiz. örn:dilin yok mu yavrım tatmısın
    1195 Tavatır= İyi, hoş, olumlu. Ör: Senin ev tavatır olmuş.
    1196 Tay tekiş= Farklı. örn:ulen oğlum ayakkabın tay tekiş git düzelt keranacı seni
    1197 Tebelleş= Sataşmak
    1198 Teber= Abdal aşiretine mensup kişiler yoğunlukla kırşehirde olur
    1199 Teberik= Yadigar hatıra. örn:bu ekke bıçağ dedemden teberrik galdı
    1200 Tefek= Sebzenin yeşil yeri

  7. #6
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    22.11.2009
    Yaş
    48
    Mesajlar
    303
    Teşekkür
    0
    Teşekkür almış : 0

    Standart

    1201 Tehliz= Gübre.tehliz:gübre veya yemın bos torbası. örn.yavrım şu tehlizi getirde içine otu koyalım
    1202 Tekne= Römork . örn:tekneye çalı yüklemiş
    1203 Telaşe= Telaş. örn:gan ter içinde telaşeynen gopuyodu bizim gelin mağrimse inek bızalamışda baytar arıyomu
    1204 Teneşir= Cenazenin yıkandığı masa.örn:kırkından sonra azanı teneşir aklar
    1205 Tengirşek= Yuvarlak
    1206 Tengirşekli= Düz olmayan egri Ör:TabagIn kenarlarIda cok tengirsekliymis kezzi bacI
    1207 Terek= Duvarda kap kacak koymak için raf
    1208 Terevi= Teravih namazı. örn:terevi namazını barabar gılalımmı irbaam goca
    1209 Terle goruk= Laylona poşete konan bir miktar koruk biraz tuz katılarah poşet sallanır birkac dakika sallandıktan sonra tuz laylonun icinde iyice terler ve koruk yaşarır afiyetle yenir.Ör:Ürüştüm kah aşşa bagdan ıcıh goruh yolda bi terle goruh yapalım.
    1210 Teselleme= Bir konu anlatılırken, konunun daha iyi anlaşılması için konuyu hikayelemek, örneklemek. Ör: Ağaçören de en iyi tesellemeyi kim getirirdi biliyormusunuz acaba? Tabiki rahmetli Bazar Hacı.
    1211 Teş= Leğen
    1212 Teşt= İçinde pekmez kaynatılan yada eskilerde elbise yıkamak gibi ihtiyaçlarda kullanılan metal yada plastik gereçlerdir. çapları 1 metreden genellikle fazla olup derinlikleri 20-30 cm. yada az fazladır. ör : Sonbaharda bağ bozumu sırasında teşt ile kaynattığım
    1213 Tevek= Bitki kök ve yaprakları
    1214 Tevekkel= zavallı
    1215 Tez= Acele, çabuk.
    1216 Tezek= Hayanların gübresinden elde edilen bir tür yakacak.
    1217 TIfIl= Küçük, çelimsiz, Ör:Böyük yiyeyecinde böyük gonuşmayacın dealmi Iraz bacı. Şo giden kohana kimsenin gelinini beanmiyodu ogluna aldıgı gızı gördünnü kele bek tıfıl yazzıh.
    1218 Tıhırdaklı= Hastalıklı çelimsiz.örn:ne uğsürüyon gevır tıhırdahlı git bi hap yut
    1219 Tıknaz= Kısa boylu
    1220 Tınas atmak= Harmanlarda samanla tahılın tanesini ayırmak için rüzgardan faydalanarak savurmak. Ör.Oğlum bugun irken yatın zabah irken kakacıyık tınas atılacak
    1221 Tınas atmak= Tane samanı rüzgarlı bir günde ayırmak. elbette havaya doğru atılır, rüzgarın etkisi ile saplar uzağa başak (taneler) lar olduğu yere düşer.
    1222 Tınaz= Ekinin sürülmüş hali. Sap ve samanın karışık olduğu durumu.
    1223 Tıngırdatmak= Çalmak vurmak. Örn: Haydi olum bi tıngırdat Neşetten
    1224 Tıngır-teşt = Madeni leğen.
    1225 Tırampa= Mal değişimi.
    1226 Tırhıntı= Zayıf , çelimsiz, paspal.
    1227 Tırmalamak= Cırmalamak
    1228 Tike= Bi parça et . Örn: bi tike et verrsene.
    1229 Tivsimek= Pörsümek, yorgun düşmek.
    1230 Tohtur= Doktor
    1231 Tokaç= Çamaşır yımakata kullanılan tahtadan yassı kalınca tahta.
    1232 Toklu= Bir yaşını doldurmamış koyun.
    1233 Tokya= Terlik. örn:tokyacı gelmiş gız yazlık tokya alalım
    1234 Tombalabaşşak= Takla atmak gibi
    1235 Topak= Yuvarlak. örn:topak daşın kenarı nari dey alır gaçarım seni(çekiç ali rahmetli)
    1236 Topalak= Sulu köfte ama kiyma kullanilmaz unla yapilir
    1237 Tornet= Otomobilin hareket mekanizması içinde bulunan ve sektörde rulman diye tabir edilen içi bilyelerden mamul çelik tekerlek ve bunu çocuklar kaykay benzeri bir araba yapmaktadırla, kamyon rulmanları kaliteli olur.Örn:İrefik len emmim bana sanayide Azılının or
    1238 Tort= Köpeğin boynuna asılan çivili nesne
    1239 Tosulamak= Emeklemek. Ör:Bebekler önce tosulamayı sonra da yürürmeyi öğrenirler
    1240 Tozmak= Gezmek anlamında
    1241 Tozzak= Bir takım yaban bitkilerinin başında olan pamuksu nesne. örn:baharın ortalıkta tozzaktan geçilmez
    1242 Tozzak= Kangal isimli bitkinin olgunlaşmasından sonra uçan şeylerin adıdır. üstteki kısmlar uçarak tozlaşmayı (üreme) da sağlar.
    1243 Töme= Kabarık
    1244 Tönge= Tırpanla ekin biçerken sapların dağılmamasını sağlayan, ottan çıtlıktan yapılan
    1245 Tuman= Şort veya koca don
    1246 Tummak= Suyun içine dalmak
    1247 Tutacak= Sıcak yemek kabının kulpundan tutmak içi kullanılan sürekli olarak ocağın yanında asılı bir kaç katlı bez
    1248 Tutacak,dutgu= Sıcak yemek kabının kulpundan tutmak içi kullanılan sürekli olarak ocağın yanında asılı bir kaç katlı bez
    1249 Tuturuk= Yakacak, tutuşturmalık
    1250 Tuzsuz pelezede= Gereksiz işler, yapan insanlar için kullanılır. yani lüzümsuzlar/gereksizler için için söylenir. "gevur tuzsuz peleze neyine lazımsa söylemiş işte."
    1251 Tükürcek= Tükürük sıvısı. örn:döşündeki tükürcekmi pakize bacı o nolaki
    1252 Türkü çığırmak= Türkü söylemek. çığırmanın seslenme, çağırma anlamı da vardır.
    1253 Tüvellenmek= Yuvarlanmak
    1254 Tüymek= Herhangi bir yerde veya bir toplulukta kişinin zor durumda kalması sonucu bulunduğu alandan kaçmasıdır.Ör: Yağmur iyice bastırmadan tüyelim.Güreşlerini seyrettiğimiz iki deveden birisi yenileceğini anlayınca tüydü.
    1255 Tüyüdevre= Bi çeşit tavuk famılyası adı tuyleri kıvırcık olur. örn:aman naciye bacı şooo tüyüdevre tavığın bi daş atta gıcı gırılsın kele
    1256 Uçkur= İp anlamında. dikiş yaparken iğneyi uçkurlamak diye bir deyim vardır. yine uckuruna sahip olmak diye bir deyim vardır.
    1257 Ufra= Un
    1258 Uğra= Ekmek yapılırken, hamurun açılması için yanına konulan un.
    1259 Uğrak= 1. Çok uğranılan yer. 2. Felçli kişi.
    1260 Uğrun= Gizli, habersiz. Ör: "Uğrun uğrun gaş altından bakarken"
    1261 Uhra= Yufka açılırkan kullanılan un.
    1262 Uluk= Cürük
    1263 Umsunuk= İstemek Arzu Etmek.örn:yoğurtlu Dürümmü Umsuluyon Kel
    1264 Unük= Önlük. örn:fadime bibinin ünuğu tozlanmış
    1265 Urg= Ense boyun arkası.örn:şoonun urguna bahale soba dirsağ gimi
    1266 Urk= Agac kökü Ör:Aslanım bahale su soodünüzü gayri kesin yadalise aacın urgu bizim baacayi aldı vurdu
    1267 Urum= Rum
    1268 Urup= Tenekenin 1/3 ölçüsü
    1269 Urupla= Buğday ölçü Birimi.örn:nabinin Dinginde Beş Urupla Yarma Varmiş Git A
    1270 Usukmak= Uslanmak, akıllanmak, kendine gelmek.Ör: Eğitim herkesi usuturur.
    1271 Uşluk= İp
    1272 Uşluk= zannedersem iplik olması muhtemel ebem uşluk isteyince bi hayli uşluk aradım gözleride görmezdi rahmatlığın.örn:guzum döşşeğen altında bi uşluk varıdı bi bahale
    1273 Utlu= Agırbaslı,hal ve hareketlerinde cıvık olmayan ,cekingen Ör:Kele güldeste nagadarI utlu gelinin varimis sen otur dimeden sufranin basina oturmadI.Aar bizim gadana gelin ossaydı hic kimseyi dinnemezdi nediyim anam talih
    1274 Uylaşmak= Anlaşmak
    1275 Üğsemek= Özlemek. örn:yavrım gurbannnarın olurum sana bi üğsedim bıldır geldinde bek iyi olduydu bi daha gel bah tilifonu dedene viriyom haydı
    1276 Üğsüz= Öksüz annesi olmayan ölmüş. örn:amovv üğsüz guzuum pendir yinni
    1277 Üleş= Leş Hayvanin Cesedine Denir Genelde Kedi Köpek Gibi Pençeli Hayvanlara Dair Bir Deyim.örn:şoo Köpan üleşi Ne Pis Kohuyo Yav Alin Daş Galeye Atin Yav
    1278 Üleş= Leş Hayvanin Cesedine Denir Genelde Kedi Köpek Gibi Pençeli Hayvanlara Dair Bir Deyim.örn:şoo Köpan üleşi Ne Pis Kohuyo Yav Alin Daş Galeye Atin Yav
    1279 Üleşmek= Bölüşmek
    1280 Ülüzgar= Rüzgar. örn:ülüzgar esiyo gapıyı gapat
    1281 Ürmek= Köpek havlaması.
    1282 Üssüyün= Hüseyin .örn. Üssüyünlerin ordamıydın.
    1283 Ütgün.= Hükela ,guvalgac
    1284 Üvendere= Kağnıyı çeken, çift süren hayvana dürtlemek için ucu çivili uzun sopa. Ör : Elifcigin öküzleri kağnı ile mermileri taşırken hiç ucu çivili sopa ile ikaz yemeden çekmişlerdi mermi yüklü kağnısını.
    1285 Üvez= Çok küçük parazit sinek. örn:sıcakta üvezler sırtımıza yapış len
    1286 Üzlük= Küçük çanaktan kap şimdi adı güveç diye muteber.örn:bi üzlük pahlayı yidi bi üstüne bi gulgulu su içti o bi yaşi kele
    1287 Üzlük= Küçük çömlek. Ör : Üzlükte peynir çok güzeldir. Ama üzlüğün yerini teneke çoktan almış durumda.
    1288 Vaarsak= Genellikle koyunlarda çok bulunan,soktuğu zaman çok tehlikeli olabilen zehirli bir böcek Ör:Yayrım goyunu gırharken dıggat it aman vaarsak ne sokar,aha bah şurda bi tane var eşşek gadar.
    1289 Valla= Yemin sözüdür.
    1290 Varrık baaalım= Geliriz bakalım
    1291 Velesbirt= Bisiklet
    1292 Veran= Harap,virane. Örn:hasanın evi veran oldu.
    1293 Verep= Yamac,dik yokuş.ör:Aşır emminin ford verep yukari çıkarken gara tiren gibi duman çikariyodu
    1294 Vınılamak= Havaya atılan maddenin ses çıkarma ölçüsü.
    1295 Vıttırıvızzık= Hiç önemli olmayan, içi boş
    1296 Vuruşmak= Büyük baş hayvanların döğüşmesi.
    1297 Yaalık= Ceplerde taşınan mendil.Eskiden kagıt selpak mendillerin pek yaygın olmadıgı zamanlarda ceplerde eksik edilmezdi.Ör:Aslanım yaalın gayışa dönmüş len cişmenin altına suya dutta bi yıha navar sanhı
    1298 Yaarnım= Sırt kısmı. örn.yaarnım çok ağrıyo
    1299 Yaba= Ağzı oldukça geniş ve yayvan ucu ise zikzak şeklinde kendinden dişli uzun saplı tahıllar için kullanılan tahtadan yapılan kürek. Rüzgar olduğunda yaba ile ekin savrulur, daneler sabandan ayrılır. Ör : Yaba ile tınazın savrulduğu zamanlar, ah nerdesin deme
    1300 Yaba= tane ile samanı ayırmak için savurma aracı.
    1301 Yaban= yaban çevre dış mekanlar
    1302 Yadırgı= Yabancı , başka bir insan veya hayvan içinde kullanılır. Ör . Çoban sürüsü içerisindeki yadırgı koyunları seçmek, ayırmak için öylesine uğraştıki, halden kılıktan çıktı. Ör: Günümüz modern topluluklar öylesine karışık olarak yaşamaktalarki kim yerli kim
    1303 Yağır= Büyük baş hayvanlarda bir yerin sürtünerek oluşturduğu yara.
    1304 Yağlama= Yufka ekmekle yapılan tereyağlı yemek
    1305 Yağlı gayiş= Bi çeşit oyun kelle oynanırkende gayişcibaşı olur.örn:yağlıgayişi yiyince düzeldi-dölek durun uşak yağlı gayiş geliyoo
    1306 Yağlık= Mendil.
    1307 Yağteli= Pis,kirli kimselere denir.
    1308 Yahmak= Annesi ölen kuzuyu başka bir koyuna alıştırmak koyunun bu yabancı kuzuyu kabullenmesi için bi takm iksir gibi bileşenler sürülür kuzunun üstüne Örn: Gocaa ekiz guzuların anası ölmüş göruyonnu kötü guzuyu şo şişağa yah bayrı yazzık
    1309 Yahte= Yemek lekesi. örn:döşündeki yahte ney bacım bi çitile bayrı
    1310 Yakmak= Yuzuyu koyuna yakmak alıştırmak
    1311 Yal= Köpekler için arpa unu ve sudan yapılan karışım.
    1312 Yalak= Küçük su birikintileri. Hayvanlar içsin diye yer oyularak yapılır. Betonlada yapılırsa da ki yapılıyor. Daha orijinal dir.
    1313 Yalançı emzik= Emzik . ÖRN: ŞU OĞLANIN AĞZINDAN YALANÇI EMZİĞİ AL
    1314 Yalandan= Aşagıdaki o daalden o daalden deyimi gibi fazla önemsemeden bir girişimde bulunmak ve ya rol yap anlamında. Örn: Eğer anan salmazsa, yalandan hastalan gelll, leyli vay leyli sazcı sazın gırılmış, ben onun ustasıyım leyli leyli
    1315 Yalandırmak= Yalanla kandırmak.
    1316 Yalbırdak= Yarı çıplak
    1317 Yallı= Bakımsız çirkin görünümlü olan
    1318 Yamaç= Verep
    1319 Yamak= Yardımcı veya sitil.
    1320 Yamız= Omuz Ör:Aar bida ineklerin ,bizim ekinde yayıldığını gorürsem su üvendereyi yamızında gırarım.
    1321 Yammak= Bükmek, eğmek. muhtemelen yamuk kelimeside buradan geliyor. kendi aralarında "ağzını yamma" diye bir ifade de vardır.
    1322 Yanaz= Söylenenin tam aksini yapan ,aksi hareket edenler. Aslinda bu sözcük tam olarak yanaz söylenmiyor ama bazi sesler varki harflerle ifada edilemiyor.
    1323 Yansılamak= Söylenen lafı tekrar iade etmek herşeye bir laf yaetiştirmek. Örn: Amov İmine Bacı ağzıyında ayarı bozulmuş, kele ne laf virsem, hemen yansılıyon il adama güler
    1324 Yanyanıç= Yengeç
    1325 Yapalı= Saci taranmamis olan
    1326 Yapılı= Nesneye Benzemek Onun Gibi Olmak.örn:gevir Siçan Yapili Ne Kemiriyon Armidi Bide Hotuk Goyurmuş Bahale
    1327 Yaralamak= Bir kimseye kızmak o kişiyi tazirlemek. Örn. Biraz kibar konuş ta beni yaralama bari.
    1328 Yarmak= Çalmak, hırsızlık yapmak.
    1329 Yarpız= Nane gibi ıtırlı bir bitki
    1330 Yarpuz= Bir çeşit nane
    1331 Yaşı karalesice= Ölesice. salı yaşı (kara-yere) gelesice dir. yerel söylenişi bizde yazdığım gibidir.
    1332 Yaşlarıgaralesice= Yaşın küçülsün, bahtın kötü olsun.Bir tür kızma sözü. Örn: yaşlarıgaragelesice gelmedi görüyonmu.
    1333 Yav= Karşımızda konuşulan kişiye hitap şekli.
    1334 Yavan= Katıksız
    1335 Yavuncumak = Yalvarmak
    1336 Yayak= Yaya olarak bir yere gitmek. örn:geceynen yayak devedamının çöle inmiş yav
    1337 Yaylım yeri = Hayvanların otlatılması gereken, otların bulunduğu yerler veya meralar.
    1338 Yaymak= Davarlara kırda bayırda ot yedirmek.Örn: hamızanın paşa hozanı yaymış.
    1339 Yazaağar= Herhalde,öyledir, değilmi
    1340 Yazı= Yazı: Yaban, çevre. Ör: Bahar geldiğinde yazı, yabanne kadar da güzel olur. Bayar da yazı da gezmek değişilmez hiş bir şeye.
    1341 Yediardaş= Bir çeşik böcek. örn:tandırlıkta yediardaş öldürdüm
    1342 Yeğni= Hafif
    1343 Yeğnicek= Üzerine vazife olmayan, basitce şeyer yapan veya basit işlerle uğraşan
    1344 Yeğnicek= Küçüklerin büyüklerine karşı saygı sınırlarını aşmamak kaydı ile çeştili çocukca haraketler. Ör: Yavrum dölek dur, iyice yeğniceklendin artık.
    1345 Yekinmek= Kalkıp fırlamak
    1346 Yekten= Topyekün Ör:Yek başına, on kişinin yaptığı işi yaptı.
    1347 Yelfe= Bir tür kuş. Örn: Yaap Goca, ahşama gadar tüfeği yelfe furmuş.
    1348 Yelikmek= Şimarmak, Kötülüğe, belaya davetiye çıkartmak.
    1349 Yelmek= Sağa-sola koşuşturmak Ör:Kışın karda kırlarda yeldiğimiz günler.
    1350 Yeltenmek= Yönelmek, teşebbüs etmeye çalışmak. Ör: Aylar ve yıllar geçti gittide, seni sevdiğimi söylemeye bir türlü yeltenemedim.
    1351 Yenice= Yeni ekilmiş üzüm bağı
    1352 Yetmek= Olgunlaşmak
    1353 Yılık= Şaşı
    1354 Yiğinnetmek= Suyu hizli akitmak
    1355 Yikdaptan= İlk etapta, ibdilla, öncelikle..Örn: Yikdaptan bağ bellenecek bi görürsem gıvızin gaçdığınızı gulaklarınızı bıdarım uşak
    1356 Yikleşmek= Güç artırarak baskı kurmak.
    1357 Yilme= Çelik çomak oyununda çeliği tutmaya çalışan kişi veya çeliği tutma işi. Örn:leuv çeliği gömüğün içine atacam dut bahalım yilme yildirecem seni.
    1358 Yilpizağ= Çok ince örümcek ağı gibi...Örn:aman yavrım elindağ ipde yilpizağ gimi nagadarı ince git tavatır bi ip getir ya daalse eşşağ neynen örklüyecik yavrım eşşek durmaz
    1359 Yiniceköy= Yeniceköy,hosraf:hüsrev,çatalçişme:çatal çeşme,kaboğlak:yeni ismi pınarbaşı,hocabali:hocabeyli,apınar:akpınar,kanlış la:namlıkışla,PANLI:AĞAÇOREN,çöl:iğdeli yaylası
    1360 Yirak= Uzak . örn:yirak yirden geldim bi soğuklanayım gız
    1361 Yirik= Dudakları tavşan dudağı olanlar için söylenir
    1362 Yiril yiril kokmak= Sası sası gibi kokmak.örn:yavrım hiç çimmiyonmu yiril yiril kokuyon
    1363 Yiygi= Evde ekmek yapımında kullanılmak üzere ayrılan buğday. Ör: Karınca yaz boyunca, kışa hazırlık için yiygi toplamakla meşgul olurken, agustos böceği yaz boyu saz çalıp eğlenmiş. Kış gelince de aç kalmış ve karıncanın kapısını boynu bükük bir şekilde çalmış
    1364 Yiygi= Yiyecek
    1365 Yonga= Ağaç talaşının irisi.
    1366 Yoo= Hayır
    1367 Yorak= Lastik sapan aletinin ucunda lastiklere tutturulmuş deri parçası, içine taş konup hedef gözetme esasına dayalı bir nevi bu basit silahın mermi haznesi. Örn:Lastik sapan yorağı deri olursa tavatır olur ledami len
    1368 Yoz= Kısır koyun.
    1369 Yozmak= Eskisi Gibi Iyi Davranmayip Araya Mesafe Koymak Ör:aralarinda ne gectiyse birbirlerini yozmaya basladilar
    1370 Yöymiye= yevmiye günlük gündelik çalışmayla elde edilen kazanç. örn:kel ustanın yanında yöymiyeyle çalıştım
    1371 Yuha= Derin olmayan, Burası Yuha burada yüzebilirsin
    1372 Yuka= ince, derin olmayan, zayıf. Ör : Eskiden sular toprağın yuka yerlerinden çıkardı ve çeşmeden akardı. Şimdilerde su yuka yerlerde kalmadı.
    1373 Yumak= 1) hamur yoğurulduktan sonra, yufka açılmazdan evvelki, küçük küçük toplara benzer hale getirilmiş şekli. "yumak tutmak" tabiri o işi yapma eylemini anlatır. 2) yıkamak anlamında.
    1374 Yumuş buyurmak= Birilerine herhangi bir şeyin yapılmasını istemek.
    1375 Yumuşa dönmek= Yapılması istenilen şeyi yapmak.Örüğünde yumuşa dönecek adam lazım
    1376 Yunmak= Yıkanmak. Örnek: dünaan bağdaki gölde iycene yundum.
    1377 Yutak= Köpeklerin Kaldigi Barinak
    1378 Yüklü= Hamile
    1379 Yüklük= Yorgan ve döşeklerin konulduğu yer.
    1380 Yülemek= Keserek kücültmek, traş etmek
    1381 Yülümek= Tıraş etmek
    1382 Yüzünguyulu= Yüzüstü yatmak. Ör: yüzünguylu yatele
    1383 Zabah= Sabah
    1384 Zaearrı= Eşekleri kızıştırmak için söylenen bir çeşit eşeğe gaz verme komutu eşeğe kısaca ver coşkuyu demek gibi eşek saartirken söylenir di…örn:zaearri hele gara eşşağa
    1385 Zağ= mera veya özzeklerde çıkan bir tür otun bitkinin meydana getirdiği sıvı eski zamanda (eveli)lambaya konulup faydalınılan sıvı gaz gibi yani. örn:lambaya birez zağ goy gelin hindi baban gelir yav
    1386 Zağar= Küçük köpeklere denir.
    1387 Zaharki= Demekki. Ör:Herhalde Zaharki tren gelmeyecek
    1388 Zahra= Tahıl ürünleri, bugday , hububat
    1389 Zahra = Zahra : Buyday ,. Ör : Bu sene zahra bayağı bi bereketli çıktı.
    1390 Zalıp= Sanırım salip yani haç anlamında hiristiyan haçı arabça salip demek bu kelime şeddeli bir kaç laf ardından söylenirdi ama tam manasını bende bilmiyorum tahmin üzre. örn:ülen gevır zalıp yiye yiye şişecin bahale az yi ekmağ elinden alan mı var
    1391 Zamharı= Ocak ayı
    1392 Zavar= Arpa unundan yapılmış un. ör: yarın zavar üğütmeye gideceğiz.Köpeklere verilen arpa unu.örn:kopeklerin zavarı bitmiş sabanla hosrafa gidinde uğudün gelin
    1393 Zaybah= Zayıf,dayaniksız Ör:Yoh len sen onun galahlı gulahlı olduguna bahma pek zaybah, ıcıcıh bi arı sohduydu oküz gibi bös bös bögürdü.
    1394 Zekarette yatmak= Ölüm döşeğinde yatmak.örn:-herif zekarette galsam bana bakannı. örn:-herif zekarette galsam bana bakannı. -o biyaşi o nası laf allasan bahmammı garı
    1395 Zembelek= Kapıyı açıp kapamaya yarayan mekanizma zemberek.örnek: zembeleğin dili düşmüş, kapıyı nasıl açacağımı bilmiyorum
    1396 Zerdeli= Kayısı
    1397 Zerhoş= Sarhoş. örn:zerhoş gibi ne sallanıyon len
    1398 Zıklanmak= Çok acele,apar topar o an ne bulduyse atıştırmak, yemek
    1399 Zılgıt= Azar. Ör: Çocukların büyüklerinden duydukları azar, acaba çocukların büyüklerin laflarını dinleyememelerinden mi, yada büyüklerin çocukları anlayamamalarından mı kaynaklanır?
    1400 Zınarmak= Gürültülü bir şekilde bağıran çağıran kişiye bir kızgınlık nidasıdır. "gene (yine) zınardı? yada ne eşşek gibi zınarıyon?"
    1401 Zırakı= İri yetikin kimseye denir.
    1402 Zırf= Çamaşır yımakata kullanılan tahtadan yassı kalınca tahta.
    1403 Zırıncımak= Oyalamak, geciktirmek. Ör: Elinde olmayan (durumu iyi olmayanlar) çocuklarının istekleri karşısında içleri burkularak, onları genelde zırıncıtırlar. Böylece durumu geçiştirmek isterler.
    1404 Zırtaboz= Olgunlaşmamış, sulu hareketli,çiğ kimse.
    1405 Zibil= Yere dökülmüş, süpürülmesi gereken, toplanabilir şeyler.
    1406 Zirgil= Sataşan, problemli, zararı dokunma ihtimali olan.
    1407 Ziymak= Karda Kaymak
    1408 Zobu = Aşiri Derecede şişman Kimse.örn:şooo Zobuyu Görüyonnu Lön Lön Geliyo
    1409 Zoğ= Ensenin kulağın arkasına doğru olan kısmı.
    1410 Zottirik= Elinden iş gelmeyen, eli işe yakışmayan,işe pişmemiş olan,boylu poslu olmakla birlikte kalıbının adamı olmayan.
    1411 Zöhre= Zehra
    1412 Zöhüm= zöhüm:ızdırap acı. Ör:gelinin çektiği zöhümü şu köyde çeken yok yav gorsen bide işcimel ki
    1413 Zöplengi= Dayama
    1414 Zurba= Çokluk, çok olan. Ör : Oğlum gördünmü sizin evin önündeki akasyaya bi zurba sığırcık konmuş
    1415 Zurna = Bebek emziği..Örn: Sıpanın ağzındağ zurnayı bi al kele ağzı yara oldu ellam fitiye bacı

    Ağaçören İlçesi Resmi Web Sitesinin değerli üyelerinin katkıları ile şu ana kadar 1415 kelime toplanmıştır.

  8. #7
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    22.11.2009
    Yaş
    48
    Mesajlar
    303
    Teşekkür
    0
    Teşekkür almış : 0

    Standart

    --------------------------------------------------------------------------------

    -------------YARATILANI SEV YARATANDAN ÖTÜRÜ-Yunus Emre -----------


    AÇIKLAMALAR :


    BU ÇALIŞMADA EMEĞİ GEÇEN MEMLEKET VE AĞAÇÖREN SEVDALISI
    DOSTLARA SONSUZ TEŞEKKÜR VE ŞÜKRANLARIMIZI SUNARIZ...
    ---------------------------------------------------------------

    NEDEN YÖRESEL KELİMELER?


    Bu çalışmanın amaçları ;

    1 - Yöresel olarak da ne kadar zengin bir kelime mirasına sahip olduğumuzu belirtmek,
    2 - Unutulmaya yüz tutan kelime zenginliğimizi gelecek nesillere aktarmak,
    3 - Yöremizde çeşitli vesilelerle görev yapan kişilere kılavuzlut etmektir.

    Not: Bu bilgileri kütüphanesine koymak isteyen arkadaşlar; buradan kelimeleri kopya edip Word belgesine aktararak, Word belgesinde sayfa düzenlemesi yaparak bastırabilirler.


    NOT: Bu bölüme kelime -deyim- atasözü eklemeyin. Burası toplu olarak bulunan bölüm.


    DİKKAT : Yöresel kelimelerde belirli bir safhaya gelmiş bulunmaktayız. Sırada Yöresel deyimler var. Bildiğiniz gibi deyimlerde de belirli bir birikim oldu. Deyimlerinde biriken bölümünü düzenleme yaptıktan sonra buraya aktaracağız. Ancak deyimler çalışması hala devam etmektedir. Daha sonra da yöresel atasözleri devam edecek. Siz değerli gönülverenlerden desteklerinizi devam ettirmenizi istiyoruz.

  9. #8
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    22.11.2009
    Yaş
    48
    Mesajlar
    303
    Teşekkür
    0
    Teşekkür almış : 0

    Standart

    Burasıda konu ile ilgili olarak teşekkür bölümümüz;

    -
    Yeniceköy'den Öğretmen Mehmet Ülger'e (Konuyu fikirleri ile buraya getirmesi ve önemli katkıları,
    -Ağaçören' den sitedeki "aleyçik" rumuzlu isimli arkadaş'a (Yöresel şiveyi yazmalarının güzelliklerine)
    -Ağaçören'den sitedeki "NECİP" rumuzlu arkadaş,(Yöresel şive ile yazmalarının güzel değerlerine )


    Ayrıca tüm katkıda bulunan gönül dostlarına, fedakarlıklarını sergileyenlere,

    Çevremiz halkımız adına teşekkürlerimizi sunuyoruz ve kıvançlı olduğumuzu dile getiriyoruz

    eleyçik ve NECİP isimli arkadaşlarımız, isterlerse isimlerini buraya yazabilirler.

  10. #9
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    22.11.2009
    Yaş
    48
    Mesajlar
    303
    Teşekkür
    0
    Teşekkür almış : 0

    Standart

    aleyçik
    Kullanıcı GrubuBinBaşı
    Kullanıcı BilgileriRuh Halim:



    Üyelik tarihi: 11.08.2007
    Cinsiyet: Mesajlar: 535

    « Ayrıntılar »Teşekkür DurumuTeşekkür etti: 471
    Teşekkür almış 1336 Memleket AkteviteSeviye:
    21 []
    Paylasim: 50 / 507

    Güç: 178 / 3780

    Tecrübe: 30%

    İletişim


    Cevap: Ağaçören çevresinde kullanılan yöresel kelimeler
    AÇIK MEKTUP

    Sayın İlhami rumuzlu üye

    Günümüzde teknoloji ile gelişen değişimlerin sonucunda artık insanlar uzakları yakın yakınları uzak kılabilmekte… Eski dönemlerde dağın arkasında hangi yerleşim birimi var bu bilinmezken şimdi dünyanın her yerinden haberdar olunabilmekte..hepimizin yaşantısına katkı sağlayan bu değişim teknolojisi bize de karınca kararınca bir miktar katkı sağladı.Burada belirtmek istediğim senin sayende bizler geçmişle günümüzü harmanladık. Ortaya belki lokal anlamda “DİVAN-I LÜGATÜT TÜRK” nevi bir eser çıktı.Eğer ömrümüz yeterde o günleri görürsek eminim yazdıklarımın doğruluk payı çıkacak.Düşünmekten geri kalamıyorum çevremizde gelecek nesillere ne bırakabiliriz diye çünkü bizler dedelerimizden aldığımız bu birbirinden kıymetli sözcükleri bir çokları maalesef kültür erozyonuna uğramakla anlamakta güçlük çekseler de onlardan aldık.Misyonumuzu bu şekilde üstlendik bir derleme haline getirdik.Teşekkür bölümünde teşekkürlerinizi aldım asıl teşekkür edilecek insanlar bu kelimelerin yaratıcısı ağızlarında diş kalmamakla kelimeye ayrı bir telaffuz güzelliği katan büyüklerimiz eminim bir bu kadarda atasözü ve deyim var.Ama ben şahsım adına Ağaçören’den uzak olmam hasebiyle hafızama kazınmış bu kelimeleri yazabildim.Emek ve alın terinin meyvelerini görmek tarif edilemez bir lezzet bu lezzeti yaşatanlara teşekkürler..Bugün ülkemizde ve dünyada gelişmekte olan ülkelerde diline sahip çık fikirleri ortaya atılmakta madem toplumun en ufak birimi aile ve toplum onun üzerine inşa ediliyor..Dilimizde bütün güzellikleriyle sahip çıkılmayı bekliyor..En azından günlük konuşmalarımızda dilimizi kullanmıyorsak ta en azından bu dokümanları bir çıktı halinde saklamalıyız..En azından göçüp gidince bu dünyadan arkamızdan bir fatiha nedeni sebebi olur.
    Site içerisinde reytingi yüksek bir konuydu yöresel kelimeler cevap katılımı cılızda olsa bir kuru teşekkür bölümü de boynu bükükte olsa okunma oranı yüksek bir bölümdü..Ama katkı olarak bıkmadan usanmadan yazan yazarlarımız vardı.Gönül isterdi ki katılım yazmakla olsaydı ve daha zengin içerik çıksaydı..Belki komik gelebilir ama sırf bir kelime dökülsün diye hafızama 2 saat düşündüğüm oldu geçmiş günlere döndüm ve bu bana ayrı bir nostalji yaşattı..Yöresel kelimeler apayrı bir dünya bu dünya içinde gerçek kimliyle yaşayan ve duygu ve düşüncelerini döken tüm arkadaşlara buradan teşekkür ederim.Yöresel kelimeler bitmiş değil buradan sizlerden bağış bekliyor..

    Sayın ilhami rumuzlu üye

    İsimlerimizi yazmamızı dilemişsiniz ismimizin ne önemi var önemli olan yöresel kelimelerin bu seviyeye gelmesiydi.O da oldu..Necip kardeşimize de kucak dolusu sevgiler Allah gönlüne göre versin o olmasa ben yazamazdım.. O yazdıkça aşık misali benimde yazma isteğim doğdu..Buna bizim yöremizde iddalaşmak denir. Biz yararlı bir iddalaşmaya girdik,sonucunda böyle bir eser çıktı..

    Saygılarla Aleyçik

  11. #10
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    22.11.2009
    Yaş
    48
    Mesajlar
    303
    Teşekkür
    0
    Teşekkür almış : 0

    Standart

    !!!!!!!!

 

 

Benzer Konular

  1. Yöresel Kalkınma ve yatırım...
    By Adnan Kütük in forum Adnan Kütük
    Yorum: 3
    Son Mesaj: 09.08.2011, 23:31
  2. Ağaçören İlçesi biriken deyimler
    By Editor in forum Biriken Yöresel Deyimler
    Yorum: 10
    Son Mesaj: 06.03.2010, 14:42
  3. Yöresel deyim ekleme yeri
    By Editor in forum Yöresel deyim ekleme yeri
    Yorum: 1
    Son Mesaj: 25.02.2010, 13:02
  4. Yöresel atasözü ekleme yeri
    By Editor in forum Yöresel atasözü ekleme yeri
    Yorum: 0
    Son Mesaj: 25.02.2010, 12:50

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •