Warning: fetch_template() calls should be replaced by the vB_Template class. Template name: lucky in [path]/includes/functions.php on line 4734
Gelenek ve Göreneklerimiz...!
Results 1 to 10 of 10
  1. #1
    Üye
    Join Date
    22.11.2009
    Location
    ANKARA
    Yaş
    55
    Posts
    44
    Thanks
    8
    Thanked 65 Times in 29 Posts

    Default Gelenek ve Göreneklerimiz...!

    Sevgili okuyucular bu yazımda sizlerle birlikte düşünmek ve aklıma gelmeyen geleneklerimizi yanlış bildiklerimi irdelemek istiyorum.
    Kısaca yaşama biçimi de dediğimiz kültür zamanla çeşitli değişikliklere uğrar bir çok sebebi olmakla beraber en büyük neden nüfus hareketleri, ekonomik sebepler teknolojik değişikler v.b
    Yöremizde evlenmeyi anlatmaya çalışacağım;
    Görücülük, evlenme çağına gelmiş erkek genelde yakınlarının isteği doğrultusunda yetişkin kızı olan eve ziyaretle olur, genelde yakın tanıdıkları veya aracılar vasıtasıyla haber vermeden ziyaret şeklinde gerçekleştirilir, haber vermeden gitmenin sebebi kızı doğal haliyle görmek, titiz olması, çalışkanlığı birer etken olduğundan tercih edilir.
    Kız beğenilirse ziyaret amacı açıklanır eğer beğenilmemişse sanki sıradan bir ziyaret gibi geçiştirilir. İstenilen özelliklere sahipse sebebi ziyaretin nedeni açıklanır, (görücü kadınlardan oluşan,damat adayının yakın akrabalarından teşekkül eder) kız evi düşünelim diyerek zaman ister, eğer kız evi evliliğe sıcak bakıyorsa yine aracılar vasıtasıyla gelsinler diye haber gönderir, istemiyorsa bir bahaneyle oğlan evini de rencide etmeden (kız istemiyor,yaşı küçük v.s) gelmemelerini söyler. Taraflar evlenmeye sıcak bakıyorsa haberde gelmişse görücülük artık dünür olmaya terfi etmiştir, dünürlükte damat adayının babası amcası veya dayısı gibi erkeklerde bulunur, artık kız evi dünür gelineceğini bildiğinden hazırlık yapar yöresel yemekler kendi yakınları, fakat burada da çekirdek aile olmasına dikkat edilir yani yakınları. Kızın evlenmeye gönlü varsa bir de tanıdığı damat adayı ise güzel kıyafetlerini giyer suratından gülücükler eksik olmaz, yok biraz gönülsüzse surat asık yaptığı işlere de özen göstermez.
    Artık söz kesme aşamasına geçilmiştir, söz kesme nişanlılıktan önceki aşama; (halk arasında Ayşe’yi Cengiz’e vermişler gibi)

    Nişan (bundan böyle şerbet diyeceğim) iki ailelerin belirlediği zaman diliminde kız evinde yapılır. Ailelerin sadece akrabaları değil tanıdıkları da çağrılır, çevre yerleşkelerde oturanlara okuntu denen davetiyeler matbaada bastırılıp bizzat elden verilir, bir tören şeklinde olan şerbette davetlilere şeker su tarçın ve gıda boyasından olan karışım ikram edilir bisküvi lokum dağıtılır, takı merasimi gençlerin yöresel oyunlarından sonra şerbet sona erer.
    Düğün; yine düğünde şerbette olduğu gibi iki ailenin belirlediği tarihte yapılır. Bayrak duasıyla başlar,camide yapılan duadan sonra gençlerden biri damat’ın evinin en yüksek yerine bayrağın asılmasıyla artık düğün başlamıştır (bayrak sopasına elma takmak adettendir)
    Düğünün ilk günü damat’ın arkadaşları ve yakınları davul zurna ve çeşitli müzik aletleri eşliğinde gönlünce eğlenirler. Düğünün ikinci gününde genelde çevre yerleşkelerden gelen okuntulu adı verilen kişiler hayırlı olsun derler, hayırlı olsuna gelenleri davul düğün evinin biraz uzağında karşılar yine halk arasında davulcu susturma denen bahşiş davetlilerden birisi tarafından verilir. Davetlilere çay ikram edilir yemek zamanıysa yemek servisi yapılır ağırlama denen müzik çalınır. Davetliler genelde giderken damat’ın babasına okuntu denen zarfa para koyarak genç çifte katkı sağlarlar. Baş gezmesi yerleşkenin mahallelerini gençlerden oluşan düğün alayının kortejiyle yapılır. Gençlerden birisi gelin adayının elbiselerinin konulduğu siniyi başında taşır, gelin adayının saklandığı eve kadar gidilir ve oradan alınan gelin ve arkadaşları aynı kortejle kendi babasının evine bırakılır, kız kınası ve oğlan kınasının yapılma şekli zamanını siz okuyucularıma bırakıyorum yorumlarda eklerseniz sevinirim.
    Üçüncü gün artık düğünün son günüdür sabah saatlerinde oluşturulan konvoyla gelin baba evinden alınarak yakın yerleşkelerde gezdirilerek mezarlığın dışında dualar okunarak son bulur.
    Sevgili okurlar gelin arabasının kapılarının açılmaması gibi ayrıntıları sizler eklersiniz sanırım.
    Sadece şunu dile getirmek istiyorum eskiden çok güzel halay çeken guruplar vardı şimdi onlar yok ,sayın kaymakamımızın ve belediye başkanımızın öncülüğünde bilen birkaç kişiden gençlere öğretmesi için yardım alınamaz mı? Bizim gençlerimiz başka yörelerin folklor ‘üne gıptayla bakacaklarını kendi öz kültürlerini öğrenirler.
    En güzel günler sizlerle olsun

    Adnan KÜTÜK



    AŞK MUTLULUK ÜZÜNTÜ
    Aşk, mutluluk, üzüntü, bilgi, zenginlik, kibir ve zaman birlikte yaşadıkları bir ada, yaklaşmakta olan tsunami tehdidi altındaymış. Adadan kaçmaya karar vermişler. Hepsi bir yolunu bulup uzaklaşmış. Aşk yapayalnız kalmış. Yardım arıyormuş.
    Zenginlik çok lüks bir teknede geçmekte imiş. Aşkın yardım çağrısına, teknemde çok fazla altın gümüş var. Senin için yer yok, diyerek cevap vermiş.
    Aşk bu kez bir yelkenlinin içinde kibirden yardım istemiş. O da sırılsıklamsın. Yelkenimi berbat edersin demiş.
    Üzüntüden yardım istemiş, o da sevgili aşk o kadar üzgünüm ki yalnız kalmaya ihtiyacım var demiş.
    Mutluluk ise o kadar mutluymuş ki yanından geçerken aşkın farkına bile varmamış.
    Aşk çaresizlikle çırpınırken, bir ses gel sandalıma sana yardım edeyim diye çağırmış. Bir bakmış sandalda bilgi de var. Sandalın sahibi onların ikisini almış, güvenli bir adaya götürmüş.

    Last edited by Adnan Kütük; 05.02.2010 at 14:26.

  2. The Following 7 Users Say Thank You to Adnan Kütük For This Useful Post:


  3. Facebook Adınla Yorum Yap

  4. #2
    Kıdemli Üye
    Join Date
    22.11.2009
    Location
    Hollanda
    Yaş
    46
    Posts
    158
    Thanks
    34
    Thanked 257 Times in 114 Posts

    Default

    Tesekurler ekleyecek bir sey birakmamisiniz cok guzel ve acik bir sekilde nakletmisiniz tskler,evet bu guzel adetlerimiz sadece kirsalda kaldigini dusunuyorum cunki sehirlerde degisime ugramis bana sorasaniz hangisi daha guzel tabiki ilce yada koy dugunu derim belki cok yorucu ama bence cok guzel bir yorgunluk tabiki iki tarafinda bir birine karsi hos gorusulu oldugu dugunlerde sorun olmadan guzel bir yuvanin kurulmasinda ilk adim atilmis olur paylasim icin tskler
    İnanmayan bir gönül, içinde kuş bulunmayan bir kafese benzer. ABDÜLKADİR GEYLANİ

  5. The Following User Says Thank You to Leyla Beklevic For This Useful Post:


  6. #3
    Yeni Üye
    Join Date
    29.11.2009
    Location
    ANKARA/SİNCAN
    Posts
    14
    Thanks
    21
    Thanked 42 Times in 12 Posts

    Default

    Bizi biz yapan değerlerimizi çok güzel yorumlamışsınız elinize sağlık...

  7. The Following User Says Thank You to Yüksel GARİPOĞLU For This Useful Post:


  8. #4
    Yeni Üye
    Join Date
    21.01.2010
    Yaş
    54
    Posts
    10
    Thanks
    2
    Thanked 10 Times in 5 Posts

    Default

    tşkler adnancığım yazıların icicin okuyoruz zevkle. ben 201 kısa dönem salih yıldırım sarıağılı hatırladınmı ben aksaray il özel idaresindeyim haberleşelim
    slmlar

  9. The Following User Says Thank You to salih yıldırım For This Useful Post:


  10. #5
    Kıdemli Üye
    Join Date
    28.11.2009
    Yaş
    42
    Posts
    125
    Thanks
    111
    Thanked 155 Times in 80 Posts

    Default

    iyi ve güzel gelenegimiz oldugu gibi kötü geleneklerimizde var dügünlerde asiri gereginden

    fazla altin takilmasi iyi ve güzel bir gelenek degildir. sade bir taki iyi ve güzeldir.

  11. The Following 2 Users Say Thank You to yavuz yesil For This Useful Post:


  12. #6
    Üye
    Join Date
    05.12.2009
    Location
    wien
    Yaş
    32
    Posts
    34
    Thanks
    62
    Thanked 61 Times in 33 Posts

    Default

    elinize saglik adnan hocam cok guzel bır calısma

  13. The Following User Says Thank You to resul aydin For This Useful Post:


  14. #7
    Yeni Üye
    Join Date
    01.12.2009
    Location
    Ağaçören
    Yaş
    31
    Posts
    18
    Thanks
    16
    Thanked 40 Times in 15 Posts

    Default

    Ellerinize sağlık çok güzel bir açıklama

  15. The Following User Says Thank You to gülhan albay For This Useful Post:


  16. #8
    Yeni Üye
    Join Date
    10.06.2010
    Posts
    1
    Thanks
    0
    Thanked 1 Time in 1 Post

    Default

    eskiden kına gece yapılır damat gelmez ve bol bol ağlanırdı.kınalı ellerini gelin 3 kez toprağa sürer sonra baba evinin duvarına bastırıp iz bırakırdı.Gelin gülmez evlendiği ilk günlerf sessiz konuşur kayınlarına abi der,görümceye abla derdi.Gelin arabasının önüne oyuncak bebek konur hatta bu bebek de zor bulunurdu.Genelde ödünç alınırdı.Daha neler neler,şimdi herşey değişti.
    Kızımın ödevi gereği geleneklerimize bir göz atıp unuttuklarım var mı derken karşılaştım Adnan Bey teşekkür ederim güzel olmuş..Fırsat buldukça bende ekleyeceğim.

  17. The Following User Says Thank You to zeliha atak For This Useful Post:


  18. #9
    Yeni Üye
    Join Date
    08.01.2010
    Yaş
    36
    Posts
    1
    Thanks
    0
    Thanked 1 Time in 1 Post

    Default

    paylaşım için taşkler adnan abi.

  19. The Following User Says Thank You to aydın_akay For This Useful Post:


  20. #10
    Üye
    Join Date
    22.11.2009
    Location
    ANKARA
    Yaş
    55
    Posts
    44
    Thanks
    8
    Thanked 65 Times in 29 Posts

    Default

    Aslında birçok gelenek görenek unutuldu maksatım okuyucuların katkısıyla geçmişi günümüze taşımaktı,Zeliha hanım ekleme yapmış teşekkür ederim,bence diğer okuyucular unuttuğumuz ayrıntılarıda ekleyecekler..

 

 
  • Rate This Thread:
    Bu konuyu beğendiniz mi?

    Gelenek ve Göreneklerimiz...!


    Thread Rating: 0 votes, average.

Similar Threads

  1. Gelenek ve Modernlik
    By ahmet gürbüz in forum Ortak Alan
    Replies: 6
    Last Post: 01.02.2010, 09:59

Tags for this Thread

Posting Permissions

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •