Sayfa 1/2 12 SonSon
14 sonuçtan 1 ile 10 arası
  1. #1
    Üye
    Üyelik tarihi
    07.12.2009
    Yer
    MUĞLA
    Yaş
    35
    Mesajlar
    83
    Teşekkür
    81
    Aldığı Teşekkür
    183

    Standart Küflü Ekmek

    [SOLAAL][/SOLAAL]Kış aylarında beklenen güneşli günler özlemini içinden çıkaramayan çiftçinin tek özlemi var.Bu beyaz örtünün toplanması; kamaşan gözlerinin rahatlıkla seyredeceği rengarenk doğanın tekrar canlanması ve ümitlerini ektiği o kara toprağın derinlerinden, ümitlerinin müjde ile çıkması....Sabır denen şey bazen ne için beklediğini kestirebilmek bazense yaradandan gelecek her şeye razı olmaktı....Beklenen ümit tüm beklentilerin tek hedefiydi.Millet denen kavram tam da bizim bu günler de içinde bulunduğumuz karmaşanın içinde en çok sorduğumuz kelime en çok sorular sorduğumuz bir kavram....Eğer biz milletimizi bir ekmeğe benzetirsek unumuz bu topraklardan, mayamız dinimizden, fırınlanışımız yüzyıllardır çektiğimiz çilelerimiz, olsa gerek.Küfümüz ise son zamanlarda ki bozulmamız...
     
    Bu topraklar; bizim için verdiklerini öteki dünyada hesap gününde kendisine yöneltilecek bir sual karşısında elbette diyeceği çok manidar olacaktır.Kendimden öncekini de kendimi de kendim den sonrakini de diye olacaktır.Bize herşeyini verdi bu topraklar, yazgısına bizi de dahil etti.Öncekilere hiç yar olmadı bu boz tepeler bu solan çayırlar.Bu topraklar gebeliği hiç bitmeyen kıvrım kıvrım buruşmuş topraklar hep rahminden bir toraman evlat verdi.Allah'ın yaratma sıfatını bir ananın rahminde, bir toprağın rahminde yaptığını düşünürsek bu toprakların gebeliği hiç bitmedi.Bizi renk renk tabiatında dolaştırdı.Onunla oynadık kazdık çukurlarına, yazdık taşlarına, kırdık dallarını bizim nazımızı çekti. Bir öf demedi, merhametini hep gösterdi.Şevkatli saran kolları hep ilk günkü gibiydi. Taş üstüne taş koyduk hep yakıştırdı kendine bazen ağladı bu topraklar silkindi şöyle yığılmayın üstüme der gibi.....
    Bu topraklar büyüdükçe güzellenen bir ceren misali nazlı bir gelin oldu. Taliplisi çok oldu her göz düştü üstüne ama ne kara sevdadır ki o sevdasına dair bizden can aldı. Yerine canlar verdi.Toprak dedi ki namusum namusunuzdur, sizin tohumlarınız benden olur.Namusunuzu kirlettirmeyin benim aşkım benim yangım ömür boyu sizden de izzeti nefis beklerim dedi.Biz de verebileceğimiz tek şeyi verdik canımızı...... Canımızı onun için doğuda batıda kuzeyde güneyde deniz aşırı her yerde, onun için çöllere düştük onun için beyaz çöllerde donduk.Onun için taş çöllerde çalıştık.Onun için yer üstü yer altı demedik dövüştük.Başımıza neler geldi hep onun sevgisi içindi.Biz kavgalardan cenklerden dönerken bizleri kucakladı.Sımsıkı sardı bazen küskün gönlünde bastırdı.Bazen güldürdü güneşini üstümüzden bazen ağladı. Bizim için gürleye gürleye.... Ama bizi bırakmadı, tarih boyunca kolundan başından tutanlar çekenler aklını çelenler oldu ama o bizi hiç bırakmadı.Bizimde bu kara sevdaya cevabımız kem gözlere karşı hep yıldırımlar kusan bir ahfad oldu....
    Bir hamurduk artık yoğurula yoğurula lop olmuş tane tane olmuş üzerine bazen un atılmış. Sanki ölü toprağı gibi yapışmayalım tutunduğumuz gurbete diye bizi söküp geri getiren bir şey olsun diye.....Rabb bu dünya döngüsüne bir maya verdi din diye..Bizler hamurduk ama dile değmeyen dişe değmeyen tuzluyduk kolay lokma değildik.Kabaydık serttik çok yiyenin midesine oturan cinstendik.Ama islam mayasıyla nasıl bir ekmek olmuştuk,bu maya tutmuştu.İslamın şerefli göğsünden hakkıyla emen bir toplumduk bizler.... Bizde kabardıkça kabarmıştık kabarcıklarımız bir ucu Hint'e bir ucu Fas'a bir ucu Çin'e bir ucu Avrupa'lara ulaşmıştı. Nefis kokumuz buram buramdı. Gönüller bizi çekiyor, nefisler bizden bir lokma olmak için davetler ediyor, en Yavuz'umuz bile çöllere düşüyordu. Bu mayayı vermek için bu mayanın topaklandığı yerlerimiz vardı bünyemizde; Konya'da Rumi Ankara'da Bayram İstanbul'da Hüdai'yi Kazak'ta Yesevi; bunlarda topaklanıp kalmadılar mayasızları mayaladılar. Bizim mayamız kılıçla değil, kalemle oldu... verdiğimiz fermanlardan gönüller mest oldu....
    Peki mayalanmıştık ama pişmemiştik bir alev gerekliydi.Tabiatın kanunu pişmeliydik bizi neler pişirdi, neler bize kader ne alevler kustu...Bu alevler de yanarken başkaları ısındı..Bu alevden sonra bastılar iftirayı; biz yandık onlar ısındı diye..... O tek dişi kalmış canavar kendi kıyarken kendi yok ederken bizim ışığımızdan bizim fennimizden aldı.Kendi ısındı biz yandık ama hep gözlere bunu göstermedi.Aksine akıllara şunu soktu biz yanıyoruz mesih fırınında; onlar ısınıyor mayişiyor Muhammed otağında diye...Bizim fırınımız da deprem odunuyla, savaş odunuyla, kalleşlik odunuyla, ekonomik kriz odunuyla, pusu odunuyla, cahalet odunuyla, mezhep odunuyla, sağ-sol odunuyla, laik-irticacı odunuyla, falan parti odunuyla, filan lider odunuyla, kandırılıp yaşken fidanken kurutulan eğri büğrü kesilen odunla yandık millet olarak.... Kibritimiz kibritçi Cevat'lar tarafından yakılmadı.Kibritimiz bazen kendi elimizle bazen dış eller tarafından çakıldı.Ama en çokta zayıf kırıntılarımız alevlere en çok maruz kaldı. Kerkük Bosna misali önce onlar kavruldu yandı.Hatta ama biz kızardık nar gibi olduk artık yenmemiz için hiç bir neden yoktu...
    Bize aç gözlerle bakan nice doymazlar var.biz topraktan çıkıp kolay yoğrulmadık kolay mayalanmadık kolay pişmedik....Ama nedense yukarıda yazdıklarımın aksine kolay KÜFLENDİK....
    [/LEFT]
    [/COLOR][/COLOR]
    Şu arz da küf kokumuz öyle dehşetli ki nedenlerimiz sebeplerimiz çoktan unutuldu.Bizi sarmalandığımız o sofralardan, bizi öpüp başa konduğumuz o başlardan, bizi parmaklarını geçire geçire sımsıkı saran yetim aç çocuk heveslerden, kim aldıda bizi küflendirdi.Unutuyormuyuz ekmekliğimizi bizi masaya koymuş dilim dilim parçalamak isteyenler varken biz küfleniyormuyuz.Bütün bir ekmek iken yutulamayacağımıza göre parça parça olunca kolay lokma oluyorsak..Nasıl küfleniyoruz,dünya bir sofra ise baştacı olan nimet olan bizler nifak tohumlarıyla soslanıp hangi bedbaht küfürbaz ağızın lokması olma yolundayız.Biz hiç kendimize soruyormuyuz ne kadar kıymetli olduğumuzu; ekmeksiz hiç bir şey yenmeyecekken biz millet,vatan memleket olarak kimlere meze oluyoruz. Bizle kim oynuyor...Bizler bu memleketin değirmenlerin de öğütülen un iken kim bizi rendeleyip galeta ununa çevirmeye çalışıyor...Küfümüzü bahane edip bence biraz biz biraz diğerleri....Ama en çokta biz kendimiz küfleniyoruz, yıkanan temizlenen sebzeye özenip ekmek halimizle yıkanmaya çalışıyoruz.Unutuyoruz biz ekmeğiz ıslanamayız hele alkol ile hiç ıslanamayız..Bıçaklarla hiç bölünemeyiz.Ucumuzdan koparılıp ite köpeğe hiç atılamayız. Küfümüz zehirler kimilerini kimilerine penesilin olur.Ama küflü bir ekmek zamanla iyice küflenir çöpe atılmaya daha elverişli olur.O çöp tarihin kara sayfalarıdır ki nice devletlere milletlere çöp oldu.Küflenmemeliyiz benliğimizi korumalıyız körpelerimizi sakınmalıyız.Bizim için çarpışanlara iftira atmamalıyız.Bizi saran bize mayasını veren dinimize sahip çıkmalıyız.Yandığımız fırının hatrına kendimizi küflendirmemeliyiz.Ekmek küfü yenemez ama küf ekmeği birgün kaplar.taki üzerimizdeki küfü kendi bıçağımızla sıyırıncaya değin....Küf içimizdeki kurtları da harekete geçirip için için kemirilmemize de bir sebep değilmidir..
    Küflü ekmek olmakla raflarda olan yerimiz küflerimiz sıyırılmadıkça her geçen gün bizi çöpe götürecektir....
     
      Hamza Aydın
     
    eger an türk-i şirazî bedest âred dil-i mârâ / behâl-i hinduyeş bahşem semerkand ü buhararâ." [eğer o şirazlı türk gönlümüzü tutsak ederse yanağındaki siyah ben için semerkand ve buhara'yı bahşederim]

  2. HAMZA AYDIN 12 teşekkür almış

    + Show/Hide list of the thanked


  3. Facebook Adınla Yorum Yap

  4. #2
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    22.11.2009
    Yaş
    44
    Mesajlar
    184
    Teşekkür
    182
    Aldığı Teşekkür
    226

    Standart

    emeğine yüreeğine sağlık teşekürler..


  5. #3
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    21.01.2010
    Yaş
    37
    Mesajlar
    6
    Teşekkür
    37
    Aldığı Teşekkür
    12

    Standart

    emegıne yüregine saglık paylaşim için size çok teşekür ederim hamuza bey


  6. #4
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    24.11.2009
    Yer
    Aksaray
    Yaş
    51
    Mesajlar
    151
    Teşekkür
    149
    Aldığı Teşekkür
    447

    Standart

    paylaşim için gerçekten çok teşekur ederım sag ol


  7. #5
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    18.12.2009
    Yer
    bodrum
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2
    Teşekkür
    1
    Teşekkür almış : 4

    Standart

    senın gıbı yasayan cınarlar sayesınde bu ulke bu duzeylere geldı daha ıyılerını bekler tskkr ederım kayınco saygılar..


  8. #6
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    05.12.2009
    Yer
    Çerkezköy
    Yaş
    37
    Mesajlar
    241
    Teşekkür
    306
    Aldığı Teşekkür
    244

    Standart

    paylaşım için tşklerrrr
    Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim, Olur ya... Kalp durur... Akıl unutur... Ben dostlarımı ruhumla severim, O ne durur, ne de unutur... " MEVLANA


  9. #7
    Üye
    Üyelik tarihi
    05.12.2009
    Yer
    wien
    Yaş
    31
    Mesajlar
    37
    Teşekkür
    62
    Aldığı Teşekkür
    61

    Standart

    elıne saglık emmoglu cok guzel ve anlamlı bır yazı olmus emegıne dusuncelerıne saglık boyle dusundurucu yazıların devamını beklıyoruz


  10. #8
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    07.12.2009
    Yer
    ankara
    Mesajlar
    442
    Teşekkür
    931
    Aldığı Teşekkür
    463

    Standart

    Hamza kardeşim emeğine yüreğine sağlık. hiç ama hiiiç yabana atılacak sözler değil bunlar. sen güzel bir anlatım diliyle anlatmışsın küflenmenin ne demek olduğunu. bana düşen teşekür etmek. tekrar yüreğine kalemine sağlık


  11. #9
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    29.12.2009
    Yer
    Ankara
    Yaş
    36
    Mesajlar
    13
    Teşekkür
    12
    Aldığı Teşekkür
    8

    Standart

    dayıoğlu emeğine ve kalemine sağlık çok güzel bir yazı ve örneklerle beslemişin çok manalı sözlevar tekrar teşekürler.
    Namımızın Büyüklüğü Dostlarımızın Büyüklüğündendir...


  12. #10
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    14.12.2009
    Yaş
    47
    Mesajlar
    5
    Teşekkür
    16
    Teşekkür almış : 3

    Standart

    hamza abı profesyonelce yazılmıs bır yazı olms ellerne kalemıne klavyene saglık


 

 
Sayfa 1/2 12 SonSon
  • Bu konuyu beğendiniz mi?

    Küflü Ekmek

    Güncel Beğeni


    Değerlendirme: Toplam 3 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi 5,00 puandır.

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •