2 sonuçtan 1 ile 2 arası
  1. #1
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    05.12.2009
    Yer
    Çerkezköy
    Yaş
    38
    Mesajlar
    239
    Teşekkür
    306
    Aldığı Teşekkür
    244

    Standart DÖrt kelebegİn ÖykÜsÜ

    DÖRT KELEBEK


    Kelebekleri bilirsisiniz. Kısa yaşamları üzerine çok şey yazılmış ve söylenmiştir. Genelde kelebeklerin kanatlarında gözyaşı damlaları vardır.

    Renkleri ile insanı büyüler, yok oluşları ile gözyaşına boğarlar.

    Kelebekler kısa sürede kendisine bağlar ve efsunlu bir aşkın kurbanı olursusunuz.

    Binlerce kelebek öyküsünden bir tanesini sizinle paylaşmak istiyorum.

    Öykümüzün kahramanı dört tane sevimli, renk renk kelebek. Bir özgürlük sevdası ile kırları, bayırları gezerken, hiç tanımadıkları bir görüntüye takılırlar.

    Çobanlar ateş yakmıştır, dağ yamaçlarında. Bizim kelebekler merak ederler bu ne diye.

    Birinci kelebek bir miktar yaklaşır ateşe. Üzerinin aydınlandığını görmüş. Dönüp arkadaşlarına,

    - Bu ateş aydınlatıcı bir şey!

    İkinci kelebek ateşin büyüsüne kendini kaptırmış olarak daha fazla bir şeyler öğrenmek istemiş. Biraz daha fazla yaklaşmış ve ısındığını hissetmiş. Ürpererek geri çekilmiş.

    Arkadaşlarının yanına gelerek demiş.ki,

    - Bu ateş aynı zamanda ısıtıcı bir şey

    Üçüncü kelebek daha fazla meraklanmış, arkadaşlarının anlattığından. Biraz daha ileri gitmeye karar vermiş. Önce aydınlandığını, sonra ısındığını, daha sonra kanatlarının yandığını hissetmiş.

    Aniden kendini toparlamış ve geri dönmüş . Yanık kanatlarının acısı ile arkadaşlarına demiş ki;

    - Bu ateş çok yakıcı bir şey.

    Sonuncu kelebek daha çok şey öğrenmek ve herkese lider olduğunu göstermek istemiş.

    Biraz yaklaşmış, aydınlandığını hissetmiş, biraz yaklaşmış ısındığını hissetmiş, biraz yaklaşmış ateş yakmaya başlamış, biraz daha yaklaşmış yanmış ve kavrulmuş.

    Dördüncü kelebek herkesten daha fazla bilgiye sahip olmuş. Ama yanıp kavrulduğu için kimseye anlatamamış.

    Öykü bu. Kimlerin ibret alması gerekiyorsa alsın. Ateşe doğru azimle yürüyen kelebekler, ateşte kavrulmuşların öyküsüne kulak versinler. Elbette toplumda kazanır.



    Dünyanın makam ve mevkileri gelir ve geçer. Önemli olan insanların yüreğinde bir yer ve gök kubbede hoş bir seda bırakabilmektir.

    Kralın kral olmak için halka yalvardığı, intikamını da yalvardıklarını yeni döneme kadar yalvarttırarak aldığı bir mekanizma ateştir.

    Para bir ateştir. Yıllardır uzağında kalanların, çuvallar dolusu para ile karşılaşmaları bir ateştir.

    Makam ateştir. Herkesin önünde düğme ilikleyenlere, aniden herkesin taparcasına iki büklüm olması ateştir.

    Verilen sözleri unutmak ateştir. Unutulan sözler ateş olacak, kor olacak günü gelecek sahibini yakacaktır.

    Saltanat kayıkları ve ihtişam ateştir. Kurban dördüncü kelebektir. Kurban baştır. Kurban candır.

    Yağcılar ve yağlar ateştir. Onlar adamı Tanrılaştırırlar. Tanrı ateşten korkmaz derler. Tanrı olduğuna inanan ateşe dalar ve yanar kavrulur. Yanarda yandığını kimseye söyleyemez. İş işten geçmiştir.

    Adam kayırmak, adamlar arasında şu veya bu sebepten dolayı ayrım yapmak ateştir.

    Gözyaşı döktürmek bir ateştir. Mazlumların gözyaşları birikerek zalimleri yakan kor ateş olacaktır.

    Haksız kazanç ateştir. Hak etmeden alınan, emek verilmeden kazanılan her kuruş sahibi için ateştir.

    Selamı kesmek, yüz çevirmek ateştir. Düne kadar can dediklerine bir selamı çok görmek ateştir.

    Hafıza kaybı ve unutkanlık bir ateştir. Dün Geçtiği yolları unutarak, o yollarda beraber yürüdüğü yoldaşları unutmak ateştir.

    Ey ateşin yaranları; unutmayın bu ateş çok melikleri, imparatorları, saltanat kayığında gezenleri, kendini Tanrı sananları, başbakanları, bakanları, milletvekilleri, belediye başkanları, bürokratları içine almış ve yok etmiştir.

    Yok olmadan var olmaya çalışın. Ateşin kurbanı olmayın. Ateşin kenarında gezinenler oralardan uzak durun.

    Herkesin odununu kendi taşıdığı ateşten kurtulmak için, öz eleştirisini yapması gerekir.
    Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim, Olur ya... Kalp durur... Akıl unutur... Ben dostlarımı ruhumla severim, O ne durur, ne de unutur... " MEVLANA


  2. Facebook Adınla Yorum Yap

  3. #2
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    07.12.2009
    Yer
    ankara
    Mesajlar
    439
    Teşekkür
    931
    Aldığı Teşekkür
    463

    Standart

    Herkesin odununu kendi taşıdığı ateşten kurtulmak için, öz eleştirisini yapması gerekir.

    canım kardeşim benim eline koluna emeğine sağlık. aklıma Kuranı Kerimden bir ayeti kerimeyi getirdi.

    yakıtı insan ve taşlar olan cehennem azabından sakının.

    ALlah razı olsun. Allah senide sevdiklerinide cehennem azabından korusun


 

 
  • Bu konuyu beğendiniz mi?

    DÖrt kelebegİn ÖykÜsÜ

    Güncel Beğeni


    Değerlendirme: Toplam 2 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi 4,00 puandır.

Benzer Konular

  1. Aksaray Üniversitesi, dört yeni fakülte açıyor
    By Tugay ÜLGER in forum Çevremizden Haberler
    Yorum: 7
    Son Mesaj: 14.05.2012, 15:11
  2. bir vietnam öyküsü...
    By mustafa eroglu in forum Serbest Kürsü
    Yorum: 5
    Son Mesaj: 21.01.2010, 16:13
  3. Hikayeler Bir Gidişin Öyküsü
    By elif cetin in forum Makale Köşesi
    Yorum: 1
    Son Mesaj: 13.01.2010, 13:49
  4. ölen sevgili Gerçek Bir Aşk Öyküsü
    By Mert Sert in forum Video Paylaşımı
    Yorum: 3
    Son Mesaj: 12.01.2010, 23:57
  5. Çok faydalı dört bilgi:
    By Rıdvan Aydın in forum Pratik Bilgiler
    Yorum: 4
    Son Mesaj: 29.11.2009, 01:08

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •